Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin, kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkini davasında idarenin istinaf ve temyiz başvurusundaki kamulaştırma bedeli hesaplama yöntemlerine itirazlarını değerlendirdiği içtihat.
Özet: Davacı idarenin kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın yol olarak terkini talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesinin belirlediği bedeli yüksek bulan idare, istinafta bilirkişi raporundaki net gelir hesabı, kapitalizasyon faizi ve objektif değer artışının hatalı olduğunu ileri sürmüş; Bölge Adliye Mahkemesi ise emsal kararlar ışığında bu itirazları esastan reddederek bedel tespitini usul ve yasaya uygun bulmuştur. Davacı idarenin aynı gerekçelerle temyiz başvurusunda bulunması üzerine Yargıtay, uyuşmazlığı özellikle tarım arazisinin değerlemesi yönünden incelemektedir.

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/853 Esas, 2024/907 KararKARAR : Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ : Karasu 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2021/325 Esas, 2022/255 KararTaraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın tapudan yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Sakarya ili, ..., ... Mahallesi 1 03... (eski 1019) parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın tapudan yol olarak terkinini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davanın kabulü ile kamulaştırma bedelinin tespitine ve kamulaştırma bedelinin tapudan yol olarak terkinine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; yüksek bir kamulaştırma bedeli belirlendiğini, taşınmaz arazi niteliğinde olduğundan kanun gereği taşınmazın değerinin "olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir" dikkate alınarak hesaplanması gerekirken bilirkişi raporunda net gelir hesabının bu kanun hükmünden uzaklaşılarak hesaplandığını, bölgenin yapısı ve gerçek satışlar dikkate alınmak suretiyle kapitalizasyon faizinin belirlenmesi gerekirken bu hususlar dikkate alınmadan kapitalizasyon faiz oranının belirlenmesinin yerinde olmadığını, bilirkişi raporunda kamulaştırma bedeli hesaplanırken münavebeye konu ürünlerin üretim giderleri piyasa değerlerinin üstünde belirlenirken bu ürünlerin getirdiği gelirin olması gerekenin üstünde hesaplandığını, objektif değer artışından söz edilebilmesi için taşınmazın tarım dışı yatırımlara da uygunluk arz etmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazın bu özelliği taşımadığından bilirkişilerin objektif değer artışı eklemesinin bilimsel verilere uygun olmadığını, ayrıca davanın kabulüne karar verildiğini, davalı taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmesine rağmen idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğinde bulunan dava konusu taşınmaza net gelir yöntemi kullanılarak bedel tespitinde isabetsizlik bulunmadığı, bölgeye göre münavebe ürünlerin doğru alındığı, ayrıca dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede Sakarya Bölge Adliye Mahkemesinin 2021/1364 Esas, 2021/1057 Karar sayılı kararı ile 9 87... parsel sayılı taşınmazlar için belirlenen %4 kapitalizasyon faizi ile %50 objektif değer artış oranının uygun görüldüğü ve anılan kararın Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2021/12671 Esas, 2022/3891 Karar sayılı kararı ile onandığı, dava tarihi itibarıyla uygun verilerin alındığı, %4,5 olarak kapitalizasyon faiz oranının yukarıda anılan Yargıtay kararında %4 kapitilasyon faizinin uygun görülmesi ve objektif değer artış oranının %30 olarak belirlenmesi karşısında idarenin iddia ettiği gibi yüksek olmadığı, davacı idare lehine, davalı aleyhine vekâlet ücreti verilmemesinin de doğru olduğu, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olarak verilmiş olması nedeniyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Tarım arazisi niteliğindeki Sakarya ili, ..., ... Mahallesi 1 03... (eski 1019) parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi yerindedir. 3. Dava konusu taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre uygulanan kapitalizasyon faiz oranı ve objektif değer artış oranı uygun görülmüştür. 4.Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı göz önüne alındığında, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi doğrudur.5. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,06.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.