Yargıtay, tüzel kişiye yönelik hakaret suçunun oluşmayacağı ve matufiyet şartı gerçekleşmediği gerekçesiyle istinaf kararını bozmuştur.
Özet: Yüksek mahkeme, sanık hakkında verilen hakaret suçundan mahkûmiyet kararını bozarak, hakaret suçunun ancak gerçek kişilere karşı işlenebileceğini ve tüzel kişilerin mağdur olamayacağını, ayrıca suça konu ifadelerin hangi RTÜK çalışanına yönelik olduğunun anlaşılamaması nedeniyle matufiyet şartının gerçekleşmediğini, bu durumda hakaret suçunun yasal unsurlarının oluşmadığını vurgulamıştır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/114 E., 2022/1670 K.SUÇ : HakaretHÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaYapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği ve temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik olarak, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık müdafiinin temyiz istemi özetle; mahkemenin yetkisiz olduğuna, kovuşturma işlemlerinin usulsüz yapıldığına, sanığın eyleminin eleştiri ve ifade özgürlüğü kapsamında kaldığına, suçun yasal unsurları ile zincirleme suç hükümlerinin uygulanması koşullarının oluşmadığına, kararın gerekçesiz olduğuna yöneliktir. III. GEREKÇEVicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.Ancak; Sanık savunması ve tüm dosya kapsamına göre; hakaret suçunun, yalnızca gerçek kişilere karşı işlenen suçlardan olduğu ve tüzel kişilerin bu suçun mağduru olamayacakları gibi suça konu video içeriğindeki hakaret içerikli ifadelerin 5237 sayılı Kanun'un 126. maddesinde de belirtildiği üzere duraksamaya yol açmayacak bir şekilde hangi RTÜK çalışanına yönelik olduğunun da anlaşılamaması karşısında, matufiyet şartının olayda gerçekleşmediği, bu itibarla hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi,Hukuka aykırı bulunmuştur.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Ankara 39. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,16.10.2025 tarihinde karar verildi.