Anahtar kelimeler: Van Medenî Uğranılan Tazmini Ret Kesinlik Şartı Eksiklikleri Hazine Kaydının

MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/813 Esas, 2024/646 KararKARAR : Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ : Van 3. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2022/218 Esas, 2023/367 KararTaraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın davalı Hazine vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA 1.Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Van ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 171 (yenileme sonrası 1 17... ) parsel sayılı taşınmazı 28.04.2015 tarihinde 10.020,00 m² olarak satın aldığını; ancak kadastro yenileme çalışmaları sonrasında taşınmazların ilana çıkmasıyla birlikte taşınmazın satın alınan alandan daha küçük olduğunu fark ettiğini, taşınmazın miktarının 3.155,78 m² olduğunun ortaya çıktığını, buna göre taşınmazın miktarında 6.864,22 m² eksilme olduğunu, Van Kadastro Müdürlüğünce yapılan güncelleme çalışmasının 25.02.2022 tarihinde 1 ay süre ile askı ilanına çıkarıldığını ve kesinleşmiş olduğunu, müvekkilinin 28.04.2015 tarihinde, tapu siciline güvenerek satın aldığı taşınmazda 6.864,22 m² eksilme olduğundan şimdilik maddi zarar karşılığı olarak 100 TL’nin müvekkilinin gayrimenkulü satın almış olduğu tarihten itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı kurum üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; husumet ve zaman aşımı itirazlarının olduğunu, davanın süresinde açılmadığını, tapu kaydındaki yanlışlık ile idarenin kusuru arasında uygun illiyet bağının tespitinin gerektiğini, davada 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesinin uygulanma yerinin olmadığını, taşınmazın kadastro tespiti sonucu elde edildiğini, taşınmazın metrekaresindeki azalmanın kullanılan yöntem, ölçü tekniğinin farklılığı gibi sebeplerle meydana geldiğini, davacının fiilen kullandığı ve fiili olarak satın aldığı taşınmazın sınırlarında bir değişiklik olmadığını, itirazlar kabul edilmeyerek davacının tazminat hakkının tapu sicilinin yanlış tutulmuş olması nedeniyle doğduğuna kanaat getirilirse, zararın doğduğu tarih itibarıyla (düzeltme işleminin kesinleştiği tarih) taşınmazın gerçek değerinin hesaplattırılmasını, Bakanlar Kurulunun Yargıtay tarafından benimsenen 28.02.1983 tarihli ve 1983/6122 sayılı kararı uyarınca taşınmazın niteliği arazi vasfında ise net gelir metodu yöntemi ile arsa vasfında ise değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması suretiyle gerçek değerinin belirlenmesi, bu şekilde tapu sahibinin gerçek zararının saptanması gerektiğini, haksız davanın reddine, mahkeme masrafları ile yasal vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve tespit edilen bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf SebepleriDavalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, davanın zamanaşımı ve husumet sebebiyle reddi gerektiğini, bilirkişi raporunda tespit edilen tutarların çok yüksek miktarda olduğunu, davada davalı idarenin kusurunun olmadığını, mahkemece itirazları karşılayarak şekilde yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, bilirkişi raporunun bilimsellikten uzak usul ve kanuna aykırı olduğunu, davacı taraf lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının taşınmazı tesis kadastrosundan daha sonraki bir tarihte tapu kaydındaki miktara güvenerek satın aldığı, 31.12.2022 tarihli fen bilirkişi raporunda taşınmazdaki yüz ölçümü azalmasının tesis kadastrosu sırasında yapılan çalışmalarda planimetre katsayısının yanlış alınmasından kaynaklandığının belirtildiği ve güncelleme çalışmalarının usulüne uygun olduğunun bildirildiği, bu haliyle taşınmazdaki yüz ölçümü eksikliğinin başka şekilde düzeltilme imkanı kalmaması karşısında davacının tazminat isteme hakkının doğduğu, Mahkemece hükme esas alınan raporda taşınmazın arsa olarak değerlendirilmesinde, emsal alınan olarak alınan Van ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 3051 parselin somut olaya uygun olmasında ve emsal ile dava konusu taşınmazın emlak rayiç bedelleri arasında ters orantı olmamasında, taşınmazın metrekare bedelinin 78,29 TL olarak belirlenip değerinin bu şekilde usulüne uygun belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek temyiz yoluna başvurmuştur.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukukî NitelendirmeUyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.2. Değerlendirme1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,06.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.