İdarenin kamulaştırılan taşınmazın kendi adına tescil talebinin, kamulaştırma bedelinin usulüne uygun yatırılmaması ve tebligat eksiklikleri nedeniyle reddedilerek Yargıtay tarafından onanan kararı.
Özet: Kamulaştırılan bir taşınmazın idare adına tapuda tescili talebiyle açılan davada, idarenin kamulaştırma bedelini usulüne uygun şekilde depo ettiğini, maliklerce hiçbir kısıtlama olmaksızın çekilebilir kıldığını ve kamulaştırma belgelerinin tüm hak sahiplerine usulünce tebliğ edildiğini kanıtlayamaması, ayrıca bazı hisse sahipleri adına kamulaştırma bedelinin artırılması davası açılmamış olması gibi gerekçelerle davanın reddedilmesi yönündeki ilk derece mahkemesi kararı, davacı idarenin itirazlarına rağmen üst yargı mercilerince hukuka uygun bulunarak kesinleşmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2024/10573 E.  ,  2025/7979 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/105 Esas, 2024/989 Karar
DAVA TARİHİ : 25.12.2020
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziosmanpaşa 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/932 Esas, 2022/37 Karar
Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanun’un (2942 sayılı Kanun) mülga 17 nci maddesi uyarınca tescil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu İstanbul ili, ... ilçesi, ... köyü eski 218 parsel sayılı taşınmazın tamamının usulüne uygun olarak kamulaştırıldığını, tapu malikleri tarafından kamulaştırma bedelinin artırılması davası açıldığını, kamulaştırmanın kesinleştiğini; ancak davalılar tarafından tapuda ferağ verilmediğini, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Bir kısım davalılar kayyımı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın müvekkil idare tarafından kamulaştırıldığını, kamulaştırma bedelinin depo edildiğini, noter tebliğlerinin yapıldığını, ayrıca davacı idare aleyhine tezyidi bedel davası da açıldığını, ancak tapu malikleri tarafından idare lehine ferağ verilmediğini, bu nedenle davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamına göre; dava konusu taşınmazın evveliyatında 1/4 ..., 1/4 ..., 1/4 ..., 1/4 .. adına kayıtlı olduğu, Küçükçekmece 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1996/456 Esas, 1996/1244 Karar sayılı dosyası ile ... mirasçıları tarafından dava açıldığı ve neticede ... hissesinin davacı idare adına tescil edildiği, diğer hisselerin hak sahipleri olan eldeki davanın davalıları ya da murisleri tarafından açılmış bir tezyidi bedel davasının olmadığı gibi kamulaştırma evrakının usulüne uygun tebliğ edildiğine ve bedelin tamamının bankaya yatırıldığına ve malikin bankaya müracaatında hiçbir kısıtlamaya tabi olmadan çekilebildiğine dair dosyaya bilgi ve belge sunulamadığı anlaşılmakla mahkemece verilen karar yerinde görülerek davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.