Kamulaştırma bedelinin tespiti ve yol olarak terkin istemli davada, yargılamanın birden çok bozma kararı görmesi ve yasal sürede depo edilmeyen bedel nedeniyle davanın reddi kararının temyiz incelemesi sonucu onanması.
Özet: Davacı idare tarafından açılan kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın yol olarak terkini davasında, yargılama sürecinde yaşanan birden fazla bozma sonrasında yerel mahkemenin davanın reddine dair verdiği son karar temyiz edilmiştir; Yüksek Mahkeme, kamulaştırma bedel farkının idare tarafından yasal kesin sürede depo edilmemesi ve davalı tarafça geç depo edilen bedelin kabul edilmemesi nedeniyle davanın reddedilmesinin hukuka uygun olduğunu, bu durumun davalı lehine kazanılmış hak oluşturduğunu belirterek, temyize konu kararda hukuka aykırılık bulunmadığına karar vererek davacı idarenin temyiz istemini reddetmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2024/11843 E.  ,  2025/7965 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/64 Esas, 2024/179 Karar
DAVA TARİHİ : 13.10.2014
KARAR : Ret
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkini istemine ilişkin davada verilen kararın temyiz incelemesi sonunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 02... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkinini talep etmiştir
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın değerli konumda olduğunu, idarece taşınmaza düşük değer tespit edildiğini ileri sürmüştür.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 22.10.2015 tarihli ve 2014/484 Esas, 2015/235 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin 22.10.2015 tarihli ve 2014/484 Esas, 2015/235 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesinde; davacı idare vekilinin temyiz itirazının reddine, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile tapu kaydındaki SİT şerhi nedeniyle değer kaybı yapılmaması, yeterli araştırma yapılmadan doğrudan % 40 oraında düzenleme ortaklık payı kesilmesinin doğru olmadığı ve yapı yıpranma payına ilişkin çelişkinin giderilmesi gerektiğinden bahisle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
Mahkemenin 26.02.2020 tarihli ve 2017/329 Esas, 2020/54 Karar sayılı kararı ile verilen süreler içerisinde idare tarafından depo edilmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin 26.02.2020 tarihli ve 2017/329 Esas, 2020/54 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesinde; fark kamulaştırma bedelinin kararardan sonra bloke edildiğinden tarafların beyanı alınarak usul ekonomisi ilkesi gözetilerek karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar
Mahkemenin 01.11.2022 tarihli ve 2022/295 Esas, 2022/438 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
E. Üçüncü Bozma Kararı
1. Mahkemenin 01.11.2022 tarihli ve 2022/295 Esas, 2022/438 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesinde; Dairemizin ilk bozma ilâmı sonrasında yapılan yargılamada usulüne uygun verilen süreler kapsamında fark kamulaştırma bedelinin süresinde bloke edilmediği, karardan sonra bloke edilmesi üzerine tarafların beyanları alınarak ve usul ekonomisi ilkesi gözetilerek karar verilmesi için bozma kararı verildiği, Dairemiz bozma ilâmı sonrası davalı vekilinin bozma kararına karşı direnilmesi yönünde dilekçe verdiği ve temyiz dilekçesininde bu yönde olduğu gözetildiğinde yasal kesin süreden sonra bloke edilen bedelin davalı tarafça kabul edilmediği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
F. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar
Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; yol yapımının kamu hizmeti olduğunu, süreklilik arzettiğini, ret kararının usul ekonomisi ilkesine aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihaî kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
20.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.