Kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz tescili davasında, çelişkili bilirkişi raporları nedeniyle birden çok bozma kararı verilen, yeniden keşif ve net metrekare birim fiyatı belirlenmesi gerekliliğini vurgulayan hukuki süreç.
Özet: Bu hukuki evrak, kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davasında, yerel mahkemenin önceki bozma kararlarına uyarak verdiği kararın üst mahkeme tarafından ikinci kez bozulmasına ilişkin olup; bozma gerekçesi olarak, dava konusu taşınmazın metrekare birim fiyatlarının süreç içinde hazırlanan bilirkişi raporlarında (32,17 TL/m² ile 203,66 TL/m² gibi çok geniş bir aralıkta) aşırı derecede çelişkili ve farklı belirlenmesi, bu raporların hüküm kurmaya elverişli olmaması ve yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak güncel ve tutarlı bir rapor alınması gerektiğinin düşünülmemesi gösterilmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2024/11859 E.  ,  2025/7860 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/49 Esas, 2024/139 Karar
DAVA TARİHİ : 08.07.2013
KARAR : Kısmen ret
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı idare ve bir kısım davalılar vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Erzurum ili,..ilçesi, ...Mahallesi 1 02... parsel sayılı taşınmazdan ifrazen oluşan 1 02... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza arsa olarak değer biçilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 24.06.2014 tarihli ve 2013/241 Esas, 2014/294 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ile bir kısım davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmaz ile raporu hükme esas alınan bilirkişi kurulunca emsal olarak alınan taşınmazlar dava konusu taşınmazın bulunduğu mahalleden çok daha farklı bir mahallede olduğu gibi çok daha küçük yüzölçümlü olduklarından ayrıca aynı amaçla kamulaştırılan ve Dairemiz denetiminden geçen 1 02... parsel sayılı taşınmaza ait dava dosyasında düzenlenen bilirkişi kurulu raporunda işbu dava dosyasında bilirkişi kurulunca emsal olarak alınan bu taşınmaz satışlarının uygun emsal olamayacağının kabul edildiği de dikkate alındığında, rapor inandırıcı ve hüküm kurmaya elverişli olmadığından, kamulaştırmadan arta kalan kısımda; kamulaştırma nedeniyle imar durumu itibarıyla herhangi bir kısıtlama olup olmayacağı, olacak ise oranı, ilgili Belediye Başkanlığından sorulup, bu kısmın yapılaşma imkanı bulunup bulunmadığı da araştırılarak sonucuna göre değerlendirme yapılması gerekirken, soyut ifadelerle kalan kısmın işe yaramaz hale geleceğini kabul eden rapor uyarınca artan kısmın bedeline hükmedilmesi doğru olmadığından ve davalılardan ..., ... ve ... dışında kalan davalılar hakkında açılan davaların ise reddine karar verilmesi gerektiğinden bahisle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
Mahkemenin 26.06.2020 tarihli ve 2016/384 Esas, 2020/138 Karar sayılı kararı ile davalılardan ..., ..., ..., , ..., ..., ... yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalılardan ..., , ..., ... yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
A. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ile bir kısım davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmaza; acele el koyma dosyasında Nisan 2013 değerlendirme tarihi itibarıyla 80,00 TL/m², bozma ilamı öncesi mahkemece verilen ilk kararda hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava tarihi olan 08.07.2013 tarihi itibarıyla 75,00 TL/m², bozma ilamı sonrası alınan 24.09.2016 tarihli raporda 203,66 TL/m², 1.04.2017 tarihli raporda 168,87 TL/m², 22.09.2017 tarihli raporda 153,85 TL/m², 19.03.2018 tarihli raporda 85,48TL/m², bozma kararı sonrası hükme esas alınan 08.10.2018 tarihli bilirkişi raporunda ise 32,17 TL/m² olarak değer biçildiği anlaşılmış olup, dosya arasında bulunan bilirkişi kurulu raporlarında dava konusu taşınmaza birbirinden farklı ve çelişkili metrekare birim fiyatları belirlendiği anlaşıldığından bu raporlara göre hüküm kurulması mümkün olmadığından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi doğru olmadığından, ... Belediye Başkanlığının 09.05.2018 tarihli cevabı yazısında, kamulaştırmadan arta kalan kısımda; kamulaştırma nedeniyle imar durumu itibarıyla herhangi bir kısıtlama olup olmayacağının belirtildiği, ... Belediye Başkanlığının 07.01.2019 tarihli cevabı yazısında ise dava konusu taşınmazın yakın zamanda imar planına alınması söz konusu olmayıp,imar planına alınması durumunda trafo sebebi ile kısıtlama olacağı, fakat bu kısıtlama oranının ne olacağının, şehir plancısının çalışmasından sonra belirleneceği belirtilmiş olup, bu durumda Belediye Başkanlığının yazı cevapları arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla ilgili Belediye Başkanlığından kamulaştırmadan arta kalan kısımda; kamulaştırma nedeniyle imar durumu itibarıyla herhangi bir kısıtlama olup olmayacağı, olacak ise oranı yeniden sorulup sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olduğundan bahisle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar
Mahkemenin 21.03.2024 tarihli ve 2023/49 Esas, 2024/139 Karar sayılı kararı ile davalılardan ..., ..., ..., , ..., ..., ... yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine,davalılardan ..., , ..., ... yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, kamulaştırma bedelinin yüksek belirlendiğini ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.
2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle;hükme esas alınan bilirkişi raporunda incelenen emsalin baba oğul arasında gerçek bir satış değeri olmayan ve emlak beyan değeri üzerinden yapılan satışın emsal alınmasının hatalı olduğunu, güçlü delil niteliğindeki ...Mahallesi dava dosyalarında belirlenen 85TL/ m² birim fiyatının Yargıtay denetiminden geçtiği de gözönünde bulundurulduğunda bozma ilamı gerekleri yerine getirilmeden belirlenen metrekare birim fiyatının düşük olduğunu ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmış olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Davacı idare ile davalı ... vd.'den peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine,
20.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.