5. Hukuk Dairesinde 2942 sayılı kanun uyarınca kamulaştırma bedeli tespiti ve taşınmaz tescili davasında, tarım arazisi değerleme yöntemleri ve istinaf red kararına yönelik temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, bir idarenin kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın tescili davasında yaşanan yargılama sürecini detaylandırmaktadır. İlk derece mahkemesince belirlenen kamulaştırma bedelinin; üretim masrafları, kapitalizasyon faiz oranı ve objektif değer artışı gibi unsurlardaki hesaplama hataları nedeniyle yüksek olduğu iddiasıyla davacı idare tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, ancak bölge adliye mahkemesi bu iddiaları reddederek ilk derece mahkemesi kararını onamıştır. Bölge adliye mahkemesi, tespit edilen bedelin usul ve kanuna uygun olduğunu, hatta taşınmazın konum ve verilerine göre daha yüksek olabileceğini belirtmiş, bunun üzerine davacı idare aynı gerekçelerle temyiz başvurusu yapmıştır.
5. Hukuk Dairesi         2024/9540 E.  ,  2025/7700 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/3584 Esas, 2024/1181 Karar
DAVA TARİHİ : 18.06.2021
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Tarsus 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/258 Esas, 2021/414 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine; Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Mersin ili, Tarsus ilçesi, ... Mahallesi 54 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle bilirkişilerce üretim masraflarının brüt gelirin 1/3'ü oranında alınarak yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, %5 kapitalizasyon faiz oranı uygulanmasının yerinde olmayıp en az %6 olması gerektiğini, ayrıca %20 oranında objektif değer artışı uygulanması sonucunda taşınmazın değerinin olması gerekenden yüksek çıktığını, objektif değer artışı ile birlikte belirlenen taşınmazın metrekare değerinin çok yüksek olduğunu, dava konusu taşınmazın verimsiz olduğu için tarımsal bir gelir dahi elde edilemediğini, davacı idare lehine de vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının belirtilen hususlar yönünden kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın tarım arazisi kabul edilerek buğday, bezelye ve ayçiçeği ürünlerinin 2020 yılı gelir ve maliyet çizelgelerine göre bedelinin tespit edildiği, % 20 objektif değer artışı uygulandığı, dava tarihi 2021 yılı olmasına rağmen 2020 yılı verilerinin uygulandığı, her ne kadar davacı kurum tarafından üretim maliyetlerinin brüt gelirin 1/3'ü oranında alındığı gerekçesiyle istinaf talebinde bulunulmuş ise de 2021 yılı gelir ve maliyet çizelgeleri ve taşınmazın konumu göz önünde bulundurularak uygulanacak objektif değer artışının % 20'den fazla olması gerektiği, Dairelerinden aynı yöreden geçen benzer dosyalarda davalıların da istinaf taleplerinin olması halinde öncelikle taşınmazların arsa niteliğinde olup olmadıklarının değerlendirildiği, Tarsus ilçesinde kırsal verilere göre 2018 yılında buğday, yeşil soğan ve bakla münavebeye alınmak suretiyle 29,23 TL/m² bedelin Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2023/1488 Esas sayılı dosyası ile onandığı göz önüne alındığında taşınmazın arazi bedelinin 2021 yılı itibarıyla uygulanacak objektif değer artışı da göz önünde bulundurulduğunda daha yüksek olacağı ancak İlk Derece Mahkemesince karara esas alınan rapora göre taşınmazın kuru arazi kabul edilerek 1/3 oranında maliyet hesaplanması suretiyle 29,20 TL/m²den taşınmaz bedelinin hesaplandığı ve bu tespitlere göre İlk Derece Mahkemesince karar verildiği, davacı kurum lehine herhangi bir istinaf sebebinin olmadığı, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda vicdani kanaatin oluştuğu, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, kararda usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından; davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki hususları tekrar ederek kararı temyiz etmiştir.
C.Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalılar arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Tarım arazisi niteliğindeki Mersin ili, .... ilçesi, ... Mahallesi 54 parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi yerindedir.
3. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak, davanın niteliği gereği davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırı bir yön görülmemiştir.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.