Yargıtay 9. Ceza Dairesi, çocuğun cinsel istismarı suçundan verilen mahkumiyet kararının onanmasına yönelik temyiz başvurularını esastan reddederek hükmü hukuka uygun bulmuştur.
Özet: Çocuğun cinsel istismarı suçundan sanığın cinsel organını mağdurun arka kısmına sürtme ve gösterme şeklindeki eylemleri nedeniyle verilen mahkumiyet kararının, bölge adliye mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddedilerek onanması üzerine, temyiz mercii, sanık müdafiinin beyan çelişkileri, delil yetersizliği ve husumet iddiaları ile bakanlık vekilinin cezanın yetersizliğine dair itirazlarını değerlendirmiş; yargılama sürecinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin sabit olduğu ve hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle tüm temyiz istemlerini esastan reddederek hükmün onanmasına karar vermiştir.

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2025/918 E., 2025/849 K.SUÇ: Çocuğun cinsel istismarıHÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, ... 26. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde, sanığın değişik zamanlarda cinsel organını katılan mağdurun arka kısmına sürtme ve cinsel organını katılan mağdura gösterme şeklinde işlediği kabul edilen eylemleri nedeniyle atılı suçtan mahkumiyetine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİA. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemiÖzetle alt sınırdan uzaklaşılarak temel cezanın ve zincirleme suç hükümlerinin belirlenmesine, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 103/3-e maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiğine ve dilekçesinde belirtilen diğer hususlara ilişkindir.B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemiÖzetle katılan mağdur ile katılanın beyanlarında çelişkiler bulunduğuna, olayı doğrulayan başkaca tıbbi bulguların bulunmadığına, sanığın olay yerinden kaçtığına ilişkin katılanın eksik beyanları olduğuna, katılan mağdur ile sanık arasında husumet bulunduğuna, katılanın sanıktan para talep ettiğine, bu hususta tanıklar ... ve ...'un yeniden dinlenmesi gerektiğine, öncelikle beraatine, aksi halde sanığın eyleminin sarkıntılık kapsamında kaldığına ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Gerekçede sanığın eylemini, 2024 yılı Eylül ayında gerçekleştirdiği kabul edilmesine karşın, gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 2024 yılı olarak gösterilmesi, mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.2. 5271 sayılı Kanun'un 2 88... . maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kararda eleştirilen husus dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararında katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca ... 26. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.10.2025 tarihinde karar verildi.