2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu gereği arazi vasıflı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespitinde bilirkişi raporunun objektif değer artırıcı unsurlar ve ürün verimleri yönünden değerlendirilmesine ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: Kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın tescili davasında, davacı idare, bilirkişi raporundaki objektif değer artırıcı unsurların ve ürün verimlerinin hatalı hesaplandığı gerekçesiyle belirlenen bedele itiraz etmiş; ancak Bölge Adliye Mahkemesi, taşınmazın tarla vasfında olduğunu, imar planında otoyol güzergahında kaldığını ve gelir metoduyla yapılan değerlemenin yasalara uygun olduğunu belirterek idarenin itirazını esastan reddetmiştir. Yargıtay da, arazi niteliğindeki taşınmazlara gelir esasına göre değer biçilmesinin doğru olduğunu ve bedelin ödenerek taşınmazın idare adına tescili kararının yerinde olduğunu onamıştır.
5. Hukuk Dairesi         2024/11644 E.  ,  2025/7658 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/3012 Esas, 2024/1446 Karar
DAVA TARİHİ : 02.08.2019
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Körfez 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/209 Esas, 2022/131 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Kocaeli ili, .... ilçesi, ... Mahallesi 10 47... (yeni 28 79... ) parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tesciline talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi heyetince objektif değer artırıcı unsur olarak kabul edilen raporda yazılı taşınmazın özelliklerinin kapitalizasyon faizinin belirlenmesine esas unsurlar olduğu gözetilmeden, bilimsel yolla elde edilen bedele, ayrıca objektif değer artırıcı unsur sebebiyle ilave yapılarak kamulaştırma bedelinin fazla artırıldığını, Yargıtay kararları gereği münavebeye esas alınan ürünlerin ortalama verimlerinin dikkate alınması gerektiğini, ancak bilirkişi raporunda ürünlerin en yüksek verimleri esas alınarak tespit yapıldığını, dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede sulu ve kuru arazide hangi ürünlerin ekilebileceğinin, bunların yıllara göre dekara ortalama verim miktarlarının, ürünlerin sulanıp sulanmadığının, sulanıyorsa nereden ve nasıl sulandığının tutanağa eklenmesi gerektiğini belirterek kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazların arazi vasfında olduğundan bahisle değerlendirilme yapılmış, arazi niteliğindeki taşınmazlara net gelir esas alınarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, dava konusu taşınmazların uygulama imar planı içerisinde bulunmadığı gibi 1/25000 ölçekli nazım imar planlarında Kuzey Marmara Otoyolunda kaldığı, tapu kaydında tarla vasfında olduğu, belediye hizmetlerinden yararlanmadığı, dolayısıyla arsa vasfında değerlendirilemeyeceği, taşınmazların bulunduğu bölge itibarıyla belirlenen kapitalizasyon faizi ve taşınmazların özellikleriyle uyumlu şeklide tespit edilen objektif değer artış oranında isabetsizlik görülmediğinden davacı idare vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmazlara 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesi, dava konusu taşınmazların davalı adına olan tapu kaydının iptali ile idare adına tesciline karar verilmesi yerindedir.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.