Yargıtay 6. Ceza Dairesi, nitelikli tehdit suçunda 765 sayılı Kanun lehine zamanaşımı hükümleri uygulayarak, HAGB sonrası verilen mahkumiyet kararını bozup davanın düşmesine hükmetmiştir.
Özet: Temyiz incelemesinde, sanık hakkında verilen nitelikli tehdit suçundan mahkûmiyet kararının bozulmasına karar verilerek, eyleme uyan ve sanık lehine olan 765 sayılı eski Ceza Kanunu hükümleri uyarınca belirlenen beş yıllık olağan zamanaşımı süresinin, önceki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşme ve ikinci suçun işlenme tarihleri ile ilk mahkûmiyetin verildiği ve temyize konu hükmün kurulduğu tarihler arasındaki durma süreleri de dikkate alınarak dolduğu tespit edildiğinden, yeniden yargılama gerekmeksizin kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine hükmedilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/1723 E., 2023/303 K.SUÇ : Nitelikli tehditHÜKÜM : MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : DüşmeMahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Sanığın eylemine uyan 765 sayılı Kanunun 191/2. maddesinde öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 102/4. maddesi, 104/2. maddesi ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) aynı suça uyan 106/2. maddesi, 66/1-e ve 67.maddesi ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Kanun'un 7/2, 5252 sayılı Kanun'un 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 765 sayılı Kanun hükümlerinin sanık yararına olması ve aynı Kanun'un 102/4. maddesinde öngörülen 5 yıllık olağan zamanaşımı süresinin, sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 15.12.2008 tarihi ile ihbara konu ikinci suçun işlendiği 28.06.2013 tarihi arasında geçen durma süresi de dikkate alınarak, ilk mahkumiyet kararının verildiği 02.06.2006 tarihinden hükmün kurulduğu hükmün kurulduğu 10.03.2023 tarihi arasında gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. Açıklanan nedenle Kayseri 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2023 tarihli ve 2023/1723 Esas, 2023/303 Karar sayılı kararına sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, Adli emanetin 2004/2531 sırasında kayıtlı silah ve şarjörün 5729 sayılı Kanun gereğince işlem yapılmak üzere idareye teslimine, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,28.10.2025 tarihinde karar verildi.