Yargıtay 9. Ceza Dairesi, çocuğun cinsel istismarı suçunda ağır ceza mahkemesinin beraat kararını mağdurenin ısrarlı ve tutarlı beyanları üzerine bozdu.
Özet: Bu hukuki evrakta, ağır ceza mahkemesince çocuğun cinsel istismarı suçundan beraat ettirilen sanık hakkındaki hüküm, mağdurenin olayı ailesine spontane ve ısrarlı bir şekilde anlatması, beyanlarının yaşıyla uyumlu ve istikrarlı olması, taraflar arasında husumet bulunmaması ve dosyadaki diğer deliller ışığında sanığın mağdurenin cinsel organına farklı tarihlerde birden fazla kez dokunarak suçu işlediği kanaatine varılarak hukuka aykırı bulunmuş, dolayısıyla katılanlar, katılan bakanlık ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz talepleri doğrultusunda oy birliğiyle bozulmuştur.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/252 E., 2025/52 K.SUÇ : Çocuğun cinsel istismarıHÜKÜM: BeraatTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onamaİlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi.Katılanlar ve katılan mağdure vekillerinin kanunen talepte bulunma hakkı bulunmadığından, vaki duruşmalı inceleme isteğinin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 318. maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇSanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda, ... 1. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİA.Katılanlar ve Katılan Mağdure Vekillerinin Temyiz İstemiÖzetle, mağdurenin ruh sağlığının bozulduğuna, mağdurenin yaşı itibariyle kendisini ifade edebildiği ancak bu tespitlerin dikkate alınmadığına, katılanın iki sefer aynı iş yerinde çalışmasının yanlış anlaşılmaya mahal vermemek, öfkeyle davranmamak, yeterli araştırmayı yapabilmek adına olduğuna, bu hususun beraat gerekçesi olarak kabul edilemeyeceğine, olay yerinde keşif yapılmamasına, katılanların olayın çevreden duyulmasını istememelerinin katılanların yaşam tarzları düşünüldüğünde hayatın olağan akışına uygun olduğuna, mağdurenin tutarlı ve samimi beyanlarına itibar edilmesi gerektiğine, eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye ilişkindir.B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemiÖzetle, mağdurenin birbiri ile uyumlu beyanlarda bulunduğuna, mağdurenin ruh sağlığının bozulmuş olduğuna ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir.C.Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemiÖzetle, mağdurenin sanık tarafından kendisine yapılan eylemleri kendisine sormadan katılan annesine devamlı ve ısrarlı bir şekilde anlattığına, mağdurenin yaşı dikkate alındığında eylemleri uydurma yeteneğinin olmamasına, Adli Tıp Kurumundan alınan raporda mağdurenin ruh sağlığının bozulduğunun belirtilmesi ile mağdurenin samimi ve tutarlı beyanları gözetildiğinde sanığın eylemlerinin sabit olduğunun kabulüyle cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.III. GEREKÇEKatılan mağdurenin eylemleri olaydan hemen sonra kendisine sorulmadan annesine ısrarlı ve ayrıntılı bir şekilde anlatması, eylemleri ayrıntılı ve istikrarlı bir şekilde anlatmasının yaşı ile uyumlu olması, taraflar arasında önceye dayalı bir husumetin bulunmaması ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanığın katılan mağdurenin cinsel organına farklı tarihlerde birden fazla kez eliyle dokunmak suretiyle üzerine atılı çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediğinin anlaşılması karşısında sanığın atılı suçtan mahkumiyeti yerine yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, kararına yönelik katılanlar ve katılan mağdure vekilleri, katılan Bakanlık vekili ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.10.2025 tarihinde karar verildi.