Lastik patlaması kaynaklı ölümlü trafik kazasında tazminat talebinin ilk derece red kararı, Yargıtay bozması ve devamındaki görev uyuşmazlığı.
Özet: Ölen bir yolcunun mirasçıları tarafından trafik kazası sonucu uğranılan maddi ve manevi zararların tazmini talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesinin teknik arıza nedeniyle kusur bulunmadığı gerekçesiyle verdiği red kararı Yargıtay tarafından sürücünün panikleyerek kontrolsüz yönelmesinin sorumluluğu gerektirdiği belirtilerek bozulmuş; ancak dava, bozma sonrası aşamalarda asliye ticaret mahkemelerince sırasıyla coğrafi yetki ve ardından tüketici işlemi olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararları verilerek nihayet tüketici mahkemesine yönlendirilmiştir.

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2024/434 E., 2024/533 K.BİRLEŞEN DAVA MAHKEMESİ : Selçuk Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2013/80-2013/83İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl davada, davacı ... vekili; davalıların işleteni ve trafik sigortacısı olduğu minübüsün karıştığı kazada, araçta yolcu olarak bulunan davacı ...'in ağır biçimde yaralandığını, tedavisinin devam ettiğini, masrafların davacı tarafından karşılandığını, davacının gelir kaybına uğradığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve davalı sigortacı sadece maddi tazminattan sorumlu olmak kaydıyla 50.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiş; yargılama sırasında 31.12.2010 tarihinde davacı ...'in ölümü üzerine, yasal mirasçıları tarafından davaya devam edilmiştir.Birleşen davada, davacılar vekili; davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu araçların karıştığı kazada, ağır yaralanan ve sonradan ölen ...'ın mirasçısı olan davacıların ölenin desteğinden yoksun kaldıklarını, davacılar murisi ...'ın tedavisi süresince birtakım tedavi masraflarının davacılar tarafından yapıldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve davalı ... şirketleri sadece maddi tazminattan sorumlu olmak kaydıyla toplam 37.000,00 TL maddi ve 120.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiştir.II. CEVAP Davalı ... vekili ve davalı ... Sigorta vekili, davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 18.09.20 13... /305 E., 2013/198 K. sayılı ilamı ile, davaya konu edilen kazanın, ölenin yolcu olduğu aracın lastiğinin patlaması şeklindeki teknik arızadan kaynaklandığı, olayda davalılara yüklenebilecek kusur bulunmadığının ceza mahkemesi kararı ve Adli Tıp Kurumu raporu ile saptandığı, davalılar kusursuz olduğundan davacıların tazminat talep haklarının bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen sayılı kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 06.02.2017 tarihli 2014/13263 E. 2017/1019 K. sayılı ilamı ile; "...Somut olaya bakıldığında; davalı ...'a ait araç sürücüsünün, aracın sağ ön lastiğinin patlaması üzerine, panikleyerek kontrolsüz biçimde, sol tarafındaki karşı yöne ayrılmış şeride yönelmesi sonucu kazanın meydana geldiği görülmektedir. İfade olunan bu hususları da detaylı biçimde irdeleyen 03.08.2012 tarihli bilirkişi heyet raporuna ve davalının sorumluluktan kurtulmasını gerektirir hallerin mevcut olmamasına rağmen, işin esasına girilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, teknik arızanın mücbir sebep gibi kabulü suretiyle davanın reddi yönünde hüküm kurulmuş olması doğru değildir.Bozma kapsam ve nedenine göre; davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir." gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesinin kararının bozulmasına karar verilmiştir. Davalı ... vekili tarafından karar düzeltme yoluna başvurulmuş, karar düzeltme istemi reddedilmiştir.B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Kararİlk Derece Mahkemesinin 30.11.2023 tarihli 2018/405 Esas, 2022/443 K. sayılı ilamı ile görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu, ancak davanın açılış tarihi itibariyle Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun 24.03.2005 tarih ve 188 sayılı kararı ile İzmir Asliye Ticaret Mahkemelerinin yargı çevresinin ... Belediye sınırları olarak tespit edildiği, Selçuk ilçesinin de 5216 sayılı Yasa'nın geçici 2.maddesi uyarınca ... Belediyesi sınırları içerisine alındığı, bu nedenle anılan davaya bakılma imkanı bulunmadığı, davaya özel mahkeme niteliğinde olan İzmir Asliye Ticaret Mahkemeleri tarafından bakılması gerektiği gerekçesiyle davanın görev yönden usulden reddine karar verilmiştir. Anılan kararın kesinleşmesi üzerine dosya İlk Derece Mahkemesi olarak İzmir 7.Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülmeye devam etmiş, Mahkemenin 12.09.2024 tarihli 2024/500 E., 2024/494 K. sayılı ilamı ile davanın taraflar arasında tüketici işlemi mahiyetindeki bir taşıma ilişkisi söz konusu olup tüketici yasası gereğince iş bu davanın basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle ve tüketici mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle görev dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir. Kararın kesinleşmesi üzerine İzmir 7. Tüketici Mahkemesi'nin 2024/434 Esasına kaydedilmiş, Mahkemece yukarıda belirtilen sayılı kararı ile bozma ilamı ile sadece esastan bozma sebebiyle Selçuk Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu hususunun gerçekleştiği ayrıca dava tarihi olan 12.11.2010 tarihi itibarıyla 4077 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiği, tüketici işlemi mahiyetinde kabul edilmediği gerekçesiyle davanın görev yönünden usulden reddi ile görevli Mahkemenin Selçuk Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri Davacılar ... ile ... vekili temyiz dilekçesinde; dosyada görevli mahkeme İzmir Tüketici Mahkemeleri olduğunu belirtmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, davanın açıldığı tarih itibariyle (12.11.2010) Asliye Hukuk Mahkemesi ile Asliye Ticaret Mahkemesi arasındaki ilişkinin iş bölümü ilişkisi olup davalı tarafça iş bölümü itirazında bulunulmadığı sürece Mahkemeler arasında iş bölümü yönünden bir karar verilmesinin mümkün olmadığı, 6102 sayılı Kanun'un Geçici 9. maddesi ve 6502 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesi gereğince de Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından davaya bakılması gerektiği, buna göre Tüketici Mahkemesinin verdiği görevsizlik kararının doğru olduğu anlaşılmakla, davacıların temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARARAçıklanan sebeple;Davacılar ... ile ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılar ... ile ...'a yükletilmesine,Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,20.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.