Yargıtay 6. Ceza Dairesi, tehdit suçundan verilen mahkumiyet hükmünü, dava zamanaşımının gerçekleşmesi nedeniyle bozarak kamu davasının düşmesine karar verdi.
Özet: Sanık hakkında yerel mahkemece "tehdit" suçundan verilen mahkumiyet hükmü, yapılan temyiz incelemesi neticesinde, Türk Ceza Kanununun ilgili maddelerinde belirlenen 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin, yerel mahkeme kararının verildiği 22.03.2016 tarihinden temyiz incelemesinin yapıldığı tarihe kadar geçmiş bulunması sebebiyle Yargıtay tarafından bozulmuş; bu durum yeniden yargılama gerektirmediğinden, kamu davası doğrudan zamanaşımı nedeniyle düşürülmüştür.
6. Ceza Dairesi         2023/17597 E.  ,  2025/9095 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2016/56 E., 2016/190 K.
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106/1 maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e, 66/2, 67/4. maddelerinde öngörülen 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin, karar tarihi olan 22.03.2016 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunduğu anlaşılmıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Mersin 19. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
28.10.2025 tarihinde karar verildi.