Özel hayatın gizliliğini ihlal suçunda, Yargıtay 12. Ceza Dairesi tarafından bozma sonrası gerçekleşen zamanaşımı sebebiyle kamu davasının düşme hükmünün onanması kararı.
Özet: Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan ilk olarak mahkum edilen sanık hakkındaki karar, suç vasfındaki yanılgı nedeniyle bozulduktan sonra yerel mahkemece yargılamaya devam edilmiş; ancak, dava zamanaşımını kesen son işlemden itibaren kanunda öngörülen sekiz yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu tespit edilerek kamu davasının düşmesine karar verilmiştir; katılan vekilinin zamanaşımı süresinin dolmadığına ilişkin temyiz itirazı, yapılan incelemede yerel mahkemenin usul ve yasaya uygun karar verdiği anlaşıldığından reddedilerek, düşme hükmü onanmıştır.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/66 E., 2024/135 K.SUÇ : Özel hayatın gizliliğini ihlalHÜKÜM : Düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaSanık hakkında Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine kurulan hükmün; katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı Ceza Muhakemesi Usulü Kanunun 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇYerel Mahkemenin sanık hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 134/1, 43/2, 62... . maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, ilgili kararın katılan vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin, 13.02.2024 tarihli ilamıyla; suç vasfında yanılgıya düşüldüğü gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiş, Yerel Mahkemece yapılan yargılama sonunda sanık hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan açılan kamu davasının 5237 sayılı Kanunu’nun 66/1-e ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Usulü Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 223/8. maddesi gereğince gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onanma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİKatılan vekilinin temyiz istemi; dava zamanaşımı süresinin dolmadığına ilişkindir.III. OLAY VE OLGULARYerel Mahkemece, Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine yapılan yargılama sonunda; dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, sanığın 5237 sayılı Kanunun 134/1. maddesi gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem, 5237 sayılı Kanunun 134/1. maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suçun, aynı Kanun'un 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabidir. Kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, zamanaşımını kesen en son işlem, 14.04.2016 tarihli sanığın mahkumiyetine dair karar tarihi olup, anılan tarihten itibaren 5237 sayılı Kanunun 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık zamanaşımı inceleme tarihinden önce 14.04.2024 tarihinde gerçekleşmiş olduğu anlaşılmakla sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı Kanunun 223/8. maddesi gereğince düşmesine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARARYargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, incelenen dosya kapsamına göre, Akseki Asliye Ceza Mahkemesinin kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname’ye uygun olarak ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.