İmar planında rekreasyon alanı olarak belirlenip hukuki süresi aşıldığı için mülkiyet hakkı kısıtlanan taşınmazın kamulaştırmasız el atma bedelinin 2942 sayılı kanun uyarınca emsal kıyaslamasıyla tahsiline ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: İmar planında kamu hizmetine ayrılan ancak yasal süre içinde kamulaştırılmadığı veya amacına uygun kullanılmadığı için süresiz mülkiyet hakkı kısıtlaması yaratan bir taşınmazın bedelinin, kamulaştırmasız el atma kapsamında davalı idareden tahsil edilmesi istemiyle açılan davada; ilk derece mahkemesi davanın kabulüne karar vermiş, bölge adliye mahkemesi bu kararı onamış, davalı idarenin temyizi üzerine yüksek mahkeme, arsa niteliğindeki taşınmaza emsal kıyaslaması yoluyla değer biçilmesinde bir isabetsizlik görmemiştir.
5. Hukuk Dairesi         2024/8398 E.  ,  2025/7640 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1974 Esas, 2024/689 Karar
DAVA TARİHİ : 24.10.2022
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/523 Esas, 2023/372 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 9 65... parsel sayılı taşınmazın imar planında önce yönetim merkezi alanı, sonra yapılan değişiklik ile rekreasyon alanı olarak kamu hizmetine ayrıldığını; ancak
hukuki süre olan, imara tahsis edilmesinden itibaren 5 yıllık sürenin aşılmasına rağmen taşınmaz
üzerinde tahsis amacına uygun bir işlem yapılmadığını; taşınmazın kamulaştırılması ya da tahsis
amacına uygun işlem yapılması için idareye yapılan başvurularının sonuçsuz kaldığını ileri sürerek belirlenecek kamulaştırmasız el atma tazminatının faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın, taşınmazın rekreasyon alanı olarak planlandığını taşınmazda kamuya ve özel şahıslara ait tesisler yapılabileceğinden taşınmazda davacının kullanımının kısıtlanmadığını, husumetin ... Büyükşehir Belediye Başkanlığına yöneltilmesi gerektiğini, bedelin yüksek belirlendiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesin istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; husumetin ... Büyükşehir Belediye Başkanlığına yöneltilmesi gerektiğini, imar plan notlarına uygun olarak yapılaşma izni verilebileceğini, mülkiyet hakkının süresinin belirsiz bir biçimde kısıtlanmasının söz konusu olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu taşınmazın niteliği gözetildiğinde hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda taşınmazın vasfı arsa (idare merkezi) olarak kabul edilmek suretiyle 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 nci maddesinin birinci (g) bendi uyarınca emsal kıyaslaması suretiyle değer biçilmesinde dava konusu taşınmaza fiilen el atılmadığı; ancak taşınmazın ilk defa 01.08.1997 tarihli imar planında idari merkez alanı olarak planladığı aşamada plan değişiklikleri yapıldığı en son 09.08.2019 tarihli değişiklik ile 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında rekreasyon alanına dönüştürüldüğü anlaşıldığından fiilen el atılmamış olsa dahi mülkiyet hakkının süresi belirsiz şekilde kısıtlanması nedeniyle kamulaştırmasız el atma olgusu gerçekleşmiş olduğu kabul edilmesi ve davalı kurumun sorumlu tutulması yerinde görülerek istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, ayrıca emsal karşılaştırmasının hatalı yapıldığını ve davacı yararına maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasına talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin idareden tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; dava konusu taşınmazın halihazırda yürürlükte bulunan 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında rekreasyon alanı olarak planlanmış olması nedeniyle, taşınmaza fiilen el atılmamış olsa dahi mülkiyet hakkının süresi belirsiz şekilde kısıtlanması ve davalı ... Belediye Başkanlığının dava konusu taşınmazda tüzel kişiliklerin ünvan değişikliği nedeniyle 15.05.2009 tarihinde 3004 m²ye tekabül eden paya malik olması nedeniyle kamulaştırmasız el atma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü ile alınan rapora göre bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir.
4. Her ne kadar davalı idare vekilince karar vekâlet ücretine yönelik olarak da temyiz edilmişse de istinaf aşamasında ileri sürülmeyen bu husus kamu düzenine de ilişkin olmadığından değerlendirilmemiştir.
5. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.