Kaçakçılık davasında malen sorumlu temyizinin reddi, sanığın kazanılmış hakkı ve iyiniyetli üçüncü kişiye ait nakil aracının müsaderesinin hukuka aykırılığı nedeniyle hükmün düzeltilerek onanması.
Özet: Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik başvuruda, duruşmaya katılmayan malen sorumlunun temyiz istemi reddedilirken, sanık müdafiinin temyizinde, sanığın önceki hükümden kazandığı hak gereği cezasının (3 yıl 9 ay hapis ve 7.500,00 TL adli para cezası) belirlenen miktar üzerinden infazına karar verilmesi ve suçta kullanılan aracın iyi niyetli üçüncü kişiye ait olduğunun tespitiyle müsaderesi yerine iadesi gerektiği gerekçeleriyle yerel mahkeme hükmünün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/2499 E., 2021/1614 K.SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetHÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın ve nakil aracının müsaderesiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Usulüne uygun davetiye ile duruşmadan haberdar olduğu halde davaya katılmayan malen sorumlunun kamu davasında katılan sıfatının, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Sanık müdafiin temyiz istemi yönünden; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:I- Malen Sorumlu Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;Duruşmadan haberdar olduğu halde usulüne uygun katılma talebinde bulunmayan malen sorumlunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla, temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, II- Sanık Müdafiin Temyiz İstemi Yönünden; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 17.01.2024 tarihli ve 2023/7-302 Esas, 2024/7 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere; etkin pişmanlık ihtarı yapılan sanığın, ödeme imkânının bulunmadığını beyan etmesi ve ödeme iradesinde bulunmaması karşısında, sanığın yanıltılmış sayılamayacağı cihetle, Tebliğname'de belirtilen görüşe iştirak edilmemiştir.Ancak;1.Sanık hakkında mahkemece 02.03.2020 tarihli ve 2019/490 Esas, 2020/128 Karar sayılı kararı ile neticeten " 3 yıl 9 ay hapis ve 7.500,00 TL adlî para cezası" ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan hükme yönelik aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek sanık hakkında 1412 sayılı Kanun'un 326/son cümlesi uyarınca kazanılmış hakkı gereği cezasının " 3 yıl 9 ay hapis ve 7.500,00 TL adlî para cezası üzerinden infazına " karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,2.Sanık savunması, malen sorumlunun beyanları ve tüm dosya kapsamından, nakil aracının suç işlenmesinde kullanılacağından malen sorumlunun olaydan önce haberdar olduğuna dair delil bulunmaması karşısında iyiniyetli üçüncü kişiye ait aracın hak sahibine iadesi yerine müsadere kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından düzeltilerek giderilmiştir.Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün 7 numaralı fıkrasından sonra gelmek üzere "Sanık hakkında 1412 sayılı Kanun'un 326/son cümlesi uyarınca kazanılmış hakkı gereği cezasının 3 yıl 9 ay hapis ve 7.500,00 TL adlî para cezası üzerinden infazına" ibaresinin eklenmesi ve hükümden nakil aracının müsaderesine ilişkin 15 numaralı bendin çıkartılarak yerine ''Kaçak eşyanın naklinde kullanılan ... plakalı aracın iyiniyetli 3. kişiye ait olduğundan hak sahibine iadesine, trafik sicili üzerindeki şerhin kaldırılmasına'' ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 19.11.2025 tarihinde karar verildi.