12. Ceza Dairesi, sanığın kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan yargılandığı davada, basit yargılama usulü uygulanmaması nedeniyle verdiği bozma kararına rağmen, yerel mahkemenin mahkumiyet hükmünü usul ve delil yönünden uygun bularak onamıştır.
Özet: Sanık hakkında, yıllardır peşinde olduğu katılanın evinin kapısını tekmeleyip ziline basarak ve hakaretler ederek iki gün üst üste rahatsız etmesi eylemi nedeniyle "kişilerin huzur ve sükununu bozma" suçundan verilen 1.500,00 TL adli para cezası mahkumiyet hükmü, yerel mahkemenin önceki bozma kararına rağmen basit yargılama usulünü uygulamayarak genel hükümlere göre yaptığı yargılama sonucunda usul ve yasaya uygun bulunarak, sanığın tüm temyiz itirazları reddedilip oy birliğiyle onanmıştır.
12. Ceza Dairesi         2025/2167 E.  ,  2025/8155 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2024/708 E., 2025/389 K.
SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı Ceza Muhakemesi Usulü Kanun'un (1412 sayılı Kanun) 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 123/1, 62/1, 50/1-a ve 52/2-4. maddeleri uyarınca 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, ilgili kararın temyizi üzerine Dairemizin, 23.09.2024 tarihli ilamıyla; "...basit yargılama usulü hükümlerinin uygulanması gerektiği..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmesi üzerine Yerel Mahkemece basit yargılama usulünün takdiren uygulanmamasına karar verilerek genel hükümlere göre yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, 5237 sayılı Kanunun 123/1, 62/1, 50/1-a ve 52/2-4. maddeleri uyarınca 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, verilen kararın usulsüz olduğuna ve lehine olan maddelerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine yapılan yargılama sonunda; dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, yıllardır peşinde olduğu katılanın iki gün üst üste evinin kapısını tekmeleyerek ve kapıyı açmamasına rağmen ziline basıp hakaretler ederek bağırmak suretiyle katılana rahatsızlık verdiği kabul edilen sanık hakkında 5237 sayılı Kanunun 123/1. maddesindeki kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden tüm temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.