İstinaf Mahkemesinin sahte fatura düzenleme suçunda duruşma açmadan beraat kararı vermesi, usul ve yasaya aykırılık nedeniyle Yargıtayca bozuldu.
Özet: İlk derece mahkemesince sahte fatura düzenleme suçundan mahkum edilen sanık hakkında, bölge adliye mahkemesinin duruşma açmaksızın mevcut delilleri yeniden değerlendirerek beraat kararı vermesi, bu tür bir değerlendirmenin ancak duruşma açılarak ve taraflar çağrılarak yapılabileceği gözetilmeden usul ve yasaya aykırı bulunmuş; bu nedenle Yargıtay, katılan vekilinin temyiz talebini haklı bularak bölge adliye mahkemesinin beraat kararını bozmuştur.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1235 E., 2022/295 K.SUÇ : Sahte fatura düzenlemekHÜKÜM : BeraatTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (5271 sayılı Kanun) 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇİlk Derece Mahkemesince, sanık hakkında 2006 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek suçundan 213 sayılı Kanun'un 359/b maddesi, 5237 sayılı Kanun'un 43, 32/2, 62, 51... . maddeleri uyarınca 15... gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın ertelenmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafii ve sanık vasisinin istinaf başvurusu üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a ve 303/1-a maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesinin kararındaki mahkûmiyet hükmünün kaldırılmasına, sanığın 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİKatılan vekilinin temyiz istemi; yeniden bilirkişi raporu alınması gerektiğine, eksik araştırma ve inceleme ile verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; iddia, sanık savunmaları, mütalaa formu, vergi suçu ve vergi tekniği raporları ile tüm dosya kapsamından sahte belge düzenlemek suçunu işlediği sabit görülerek atılı suçtan cezalandırılmaları yoluna gidilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesince sanığın istinaf başvurusu üzerine duruşma açılmaksızın yapılan incelemede; sanığın mükellef şirketteki hissesini istinaf dışı sanık ...'dan 11.10.2006 tarihinde devralması, sanığın savunmasını destekler mahiyette olan 28.09.2009 tarihli üç kişilik bilirkişi heyeti raponunda, sözkonusu mükellef şirkete ait sahte faturaların sanık ...'in adı geçen şirkete ortak olmadan önce 01.03.20 06... .05.2006 tarihleri arasında düzenlendiğinin belirtilmesi yine aynı raporda sanık ...'in şirket yetkilisi ve ortağı olduğu dönemlere ilişkin herhangi bir şekilde düzenlenmiş veya kullanılmış sahte fatura tespitinin yapılamadığının belirtilmesi karşısında İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir.IV. GEREKÇE VE KARAR Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 21.01.2020 tarihli ve 2017/15-618 Esas, 2020/16 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere zamanaşımı hesabında “Aynı fiilden dolayı tekrar yargılamayı gerektiren hallerde, mahkemece bu husustaki talebin kabul edildiği tarihten itibaren fiile ilişkin zamanaşımı süresi yeni baştan işlemeye başlar.” kararı gereğince, mahkemece verilen ilk hükmün kesinleşmesinden sonra yargılamanın yenilenmesi talebinin kabul edildiği 03.03.2017 tarihinden itibaren zamanaşımının, 5237 sayılı Kanun'un 66/5. maddesi gereği yeni baştan işlemeye başladığı belirlenerek yapılan incelemede ;Sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince sahte fatura düzenlemek suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 303/1. maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş ise de; mevcut delillerin yeniden değerlendirilmesi suretiyle yeni bir hüküm kurulup İlk Derece Mahkemesinin olaya ilişkin kabulünden farklı olarak beraat kararı verilmesinin, 5271 sayılı Kanun'un 303/1-a. maddesi kapsamına girmediği ve bu hususa ilişkin değerlendirmenin aynı Kanun'un 280/1-g. maddesine göre duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması suretiyle yapılabileceği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda sanığın beraatine karar verilmesi,Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.11.2025 tarihinde karar verildi.