Kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davasında davacı idarenin kamulaştırma bedelinin yüksekliğine ve faiz hesaplamasına ilişkin itirazlarının değerlendirildiği bir hukuk kararı.
Özet: Davacı idarece açılan kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın idare adına tescili davasında, ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne dair kararının davacı idare tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi, kamulaştırılan taşınmazın zemin ve yapı bedeli tespitinde bir isabetsizlik bulunmadığına hükmetmiş; ancak, Anayasa Mahkemesinin kamulaştırma bedeline yasal faiz işletilmesine ilişkin kanun hükmünü iptal eden kararı doğrultusunda, faiz başlangıç tarihinin dava tarihinden itibaren değil, kanunda belirtilen 4 ay sonrasından başlatılması gerektiği gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararını kaldırarak düzeltilmiş haliyle davanın kabulüne yeniden karar vermiştir.
5. Hukuk Dairesi         2024/13795 E.  ,  2025/7616 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/4842 Esas, 2024/2993 Karar
DAVA TARİHİ : 07.02.2023
KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 10. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/57 Esas, 2023/484 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 415 87... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalıya ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; Anayasa Mahkemesinin 01.08.2023 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 2022/83 Esas, 2223/69 Karar sayılı kararı ile kamulaştırma bedeline yasal faiz işletilmesine ilişkin 2942 sayılı Kanun’da yer alan düzenlemeyi iptal ettiğini, dava tarihi itibarıyla henüz bu kararın mevcut olmadığı gibi, diğer taraftan iptal kararı ile birlikte kamulaştırma bedeline dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesinin yasal dayanağının da kalmadığını, dava konusu taşınmazın zemini ve zemin üstü için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, emsal alınan taşınmaz üzerindeki binanın yüzölçümü konusunda çelişki bulunduğunu, bu gerekçeyle emsal taşınmazın uygun niteliğe sahip olmadığı belirtilerek Bölge Adliye Mahkemesince çok sayıda kararın kaldırıldığını, emsal karşılaştırmasının kanunun aradığı şartlara uygun olarak yapılmadığını, kıymet takdir komisyonu tarafından tespit edilen bedelin daha yerinde ve uygun olduğunu, taşınmazın bulunduğu bölgede aynı proje kapsamındaki kamulaştırma dosyalarında daha düşük bedellerin belirlendiğini, dosyaya sundukları emsallerin dikkate alınmadığını, taşınmazın metrekare birim bedelinden düzenleme ortaklık payını %45 oranına tamamlamak üzere ilave düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılması gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda kullanılan hesaplama tekniğinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak, üzerinde bulunan yapıya aynı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca resmi birim fiyatları esas alınıp, yıpranma payı düşülerek, ağaçlara ise maktuen değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, ancak Anayasa Mahkemesinin 01.08.2023 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrasının iptaline karar verilmiş ise de davanın 01.08.2023 tarihinden önce açıldığı, davanın açıldığı tarih itibarıyla işbu davada faize dava tarihinin 4 ay sonrasından karar tarihine kadar hükmedilmesi gerekirken faizin başlangıç tarihinin davanın açıldığı tarih olarak gösterilmiş olmasının hatalı olduğu gerekçesiyle düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki İzmir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 415 87... parsel sayılı taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak; üzerinde bulunan yapılara aynı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca resmi birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer biçilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.