Kaçakçılık suçundan mahkûmiyetin, sanığın savunma hakkı kısıtlaması, ek savunma tanınmaması ve etkin pişmanlık ihtarı yapılmaması nedeniyle bozulması kararı.
Özet: Sanığın kaçakçılık suçunu işlediği kabul edilmekle birlikte, bozma sonrası yargılamada sanığa yokluğunda karar tebliği yapılmadan savunma hakkının kısıtlanması, kanun değişikliğine rağmen ek savunma imkanı sunulmaması ve yabancı uyruklu sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanabileceği yönünde usulüne uygun ihtar yapılmadan mahkûmiyet hükmü kurulması gibi ciddi usul eksiklikleri nedeniyle ilk derece mahkemesinin kararı bozulmuştur.
7. Ceza Dairesi         2023/5104 E.  ,  2025/13924 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2021/1263 E., 2021/1870 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Olayın oluş biçimi, sanığın savunmaları, ele geçirilen kaçak eşyaların miktar ve mahiyeti ile eşyaların yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1.Bozma sonrası yapılan yargılamada, sanığa yokluğunda karar verileceğine dair 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 307/2. maddesi şerhli olarak çıkarılan davetiye tebliğ edilmediği halde ve sanığın savunması alınmadan yargılamaya devam edilerek mahkûmiyetine karar verilmek suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
2.Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile dava açıldığı anlaşılmakla; 5271 sayılı Kanun'un 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan, 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 89. maddesiyle değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinin son cümlesi delâletiyle anılan Kanun'un 3/5. ve 10. madde ve fıkraları gereği uygulama yapılması,
3.Yabancı uyruklu sanığın tebligata yarar açık adresinin tespit edilememesi nedeniyle, dosyada mevcut vekâletname ile tayin ettiği müdafi aracılığıyla adresinin belirlenmesi, adresi tespit edilememesi halinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 28. maddesi uyarınca ilânen tebligat yapılarak, sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık ihtaratı da yapılmadığı gözetilerek; eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarı yatırması halinde hakkında 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca yarı oranda indirim yapılacağı ihtarı yapılarak sonucuna göre sanığın hukukî durumunun değerlendirilmesi gerekirken sanığa etkin pişmanlık hükmünün mahiyetini içeren yasal ihtarat yapılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 19.11.2025 tarihinde karar verildi.