Kamulaştırma bedelinin kanuni süre içinde depo edilmemesi nedeniyle açılan davanın usulden reddi kararının istinaf ve temyiz sonucunda onanması.
Özet: Taraflar arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın tescili davasında, davacı idarenin 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesi gereği belirlenen bedeli, ilk derece mahkemesince usulüne uygun olarak iki kez verilen 15 günlük kesin sürelere rağmen bankaya yatırmaması üzerine davanın reddedilmesi kararı verilmiştir; davacı idarenin bütçe gerekçesiyle ek süre, davalıların ise bedelin düşük hesaplandığı itirazıyla birlikte esastan reddi onayına yönelik istinaf başvurularını değerlendiren bölge adliye mahkemesi, yasal sürelerin kesinliği ve kanundaki istisnai uzatma koşullarının aşılmış olması gerekçesiyle her iki istinaf talebini de esastan reddetmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2024/12982 E.  ,  2025/7613 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/4809 Esas, 2024/3258 Karar
Avukat ...
DAVA TARİHİ : 23.10.2023
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 12. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/439 Esas, 2024/346 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince kamulaştırma bedelinin verilen süreler içerisinde depo edilmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 415 76... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın kamulaştırılmasının kabul edilemeyeceğini, haksız davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava dilekçesinde sunulan emsallerin emsal olma niteliğini taşımadığını, dava konusu taşınmaz ile aynı mahallede bulunan taşınmazlara ilişkin kamulaştırma dosyalarının celp edilerek taşınmazın güncel ve gerçek değerinin bilirkişi marifetiyle tespit edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kamulaştırma bedelinin verilen süreler içerisinde depo edilmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalılar vekilinin süre verilmesine muvafakatleri olduğu halde müvekkili idareye ek süre verilmediğini, belediyelere genel bütçeden gelen payın her ayın son günü yatırılması sebebiyle bedelin depo edilemediğini, müvekkili idareye yeniden süre verilmesi gerektiğini, yakın tarihli Yargıtay kararlarında usul ekonomisi gözetilerek davalı tarafın işin esasına girilerek karar verilmesini isteyip istemediğine ilişkin beyanı alınmak suretiyle karar verilmesi yönünde hükmün bozulduğunu, kamu yararı ve usul ekonomisi gözetilerek kararın bozulmasına karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın reddi kararının esas itibarıyla yerinde olduğu, ancak taşınmazın bedelinin düşük hesaplandığı, ek rapor alınarak taşınmazın gerçek ve güncel değeri belirlenmek suretiyle davacı idareye yeniden süre verilmesini, belirlenen miktarın müvekkilleri aleyhine tespit oluşturmaması adına hükmü istinaf ettiklerini, davanın reddine karar verilmesi hâlinde müvekkilleri lehine tespit edilen kamulaştırma bedeli üzerinden nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince ilk olarak 19.04.2024 tarihli celsede yatırılacak bedeli, yatırılacağı yeri içerir şekilde 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi gereğince 15 gün süre verildiği, bedelin depo edilmemesi nedeni ile takip eden 16.05.2024 tarihli celsede ikinci kez 15 günlük kesin süre verildiği, gerekli yasal ihtarın yapıldığı, 25.06.2024 tarihli celsede kamulaştırma bedelinin yatırılmaması nedeni ile davanın reddine kararı verildiği, 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrasında "... kamulaştırma bedeli olarak tespit edilen miktarın 10. maddeye göre mahkemece yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılması ve yatırıldığına dair makbuzun ibraz edilmesi için idareye onbeş gün süre verilir. Gereken hallerde bu süre bir defaya mahsus olmak üzere mahkemece uzatılabilir." hükmünün düzenlendiği, yine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 90 ıncı ve 94 üncü maddeleri uyarınca kanunda belirtilen süreler kesin olup hâkim tarafından, kanunda belirtilen istisnai durumlar dışında, artırılıp eksiltilemeyeceğinin düzenlendiği, 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası gereğince usulüne uygun olarak iki kez verilen 15 günlük süreye rağmen davacı idare tarafından kamulaştırma bedelinin bankaya bloke edilmemesi karşısında İlk Derece Mahkemesinin vermiş olduğu davanın usulden reddi kararının doğru olduğu gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu taşınmaza ilişkin tespit edilen kamulaştırma bedelinin depo edilmesi için davacı idareye 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca usulüne uygun süreler verildiği hâlde, davacı idarece bedel bloke edilmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmesi isabetli olup, davacı idare tarafından karar tarihinden sonra depo kararının gereğinin yerine getirilmediği gözetildiğinde, Mahkemenin davanın reddine ilişkin kararının usul ekonomisi kapsamında bozulmasına yer olmadığı sonucuna varılmıştır.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Taraf vekillerinden peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.