Yargıtay 7. Ceza Dairesi, kaçak akaryakıt suçunda etkin pişmanlık, temel ceza ve müsadere hükümlerinin hatalı uygulanması nedeniyle bölge adliye mahkemesi kararını bozdu.
Özet: Yargıtay, kaçakçılık suçundan sanık hakkında bölge adliye mahkemesince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını, temel cezanın belirlenmesinde yanlış kanun maddesinin gösterilmesi, etkin pişmanlık hükümleri kapsamında sanığın ödemesi gereken bedel hususunda yanıltılması ve kaçak akaryakıtın müsaderesi konusunda karar verilmemesi gibi hukuka aykırılıklar tespit ederek bozmuş ve dava dosyasını yeniden inceleme için bölge adliye mahkemesine iade etmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/2387 E., 2024/1510 K.SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetHÜKÜM : İlk Derece Mahkemesinin beraat hükmü kaldırılarak yeniden hüküm tesisi ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın; 01.06.2024 tarihinde yürürlüğe giren 7499 sayılı Kanunla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/12. maddesinde yapılan değişiklik nedeniyle karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇA. İlk DereceAltınözü Asliye Ceza Mahkemesinin 13.03.2018 tarihli kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan mahkûmiyet verilmiştir.B. İstinafAdana Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 06.02.2020 tarihli kararı ile İlk Derece Mahkemesinin mahkûmiyet hükmü 5271 sayılı Kanun'un 280/1-e fıkrası gereğince bozulmuş, İlk Derece Mahkemesinin 24.12.2021 tarihli kararı ile atılı suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince sanığın beraatine, kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiş, anılan karara karşı katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 26.06.2024 tarihli kararı ile İlk Derece Mahkemesinin beraat kararının kaldırılarak sanığın 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve sanığın beş yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiştir.II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullarının bulunmadığına, takdiri indirim uygulanmaması gerektiğine, iddianame ile müsaderesi talep edilen nakil aracı ile ilgili karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçeİddianame ile müsaderesi talep edilen nakil aracı hakkında temyize konu hüküm bulunmadığından, katılan vekilinin nakil aracıyla ilgili temyiz istemi inceleme dışı bırakılmıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiği anlaşıldığından, katılan vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedenleri dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.1.Suça konu eşyanın kaçak akaryakıt olmasına göre, temel cezanın belirlenmesi sırasında delâlet maddesi olarak 5607 sayılı Kanun'un 3/11-son maddesinin gösterilmesi gerekirken aynı Kanun'un 3/18-son maddesinin gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232/6. maddesine aykırı davranılması,2.7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulanmasının olanaklı hale geldiği ve sanığın gümrük vergileri nedeniyle oluşan kamu zararı miktarı olan 6.860,36 TL'yi 17.12.2021 tarihinde ödeyerek buna ilişkin dekont sunduğu anlaşılmasına rağmen, sanığa istinaf aşamasında yapılan etkin pişmanlık ihtaratında gümrüklenmiş değerin iki katı ihtar edilerek sanığın ödemesi gereken tutar hususunda yanıltıldığı gözetilerek, 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi kapsamında gümrüklenmiş değer toplamının iki katından sanığın daha önce ödediği gümrük vergisi miktarının mahsup edilerek ihtaratta bulunulması ve sonucuna göre etkin pişmanlık hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 3.Dava konusu kaçak akaryakıtın tasfiye edilmesi halinde tasfiye bedelinin hazineye irat kaydına, tasfiye edilmemiş ise 5607 sayılı Kanun'un 13/1. fıkrası delâletiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54/4. fıkrası gereğince müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b. maddesi uyarınca takdiren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.11.2025 tarihinde karar verildi.