Kaçakçılık suçunda mahkûmiyetin, değişen 5607 sayılı kanun hükümlerinin hatalı karma uygulaması, eşya CIF değeri çelişkisi ve tasfiye bedeli eksiklikleri nedeniyle bozulması kararı.
Özet: Yüksek mahkeme, sanıkların kaçakçılık suçunu işlediğine dair yerel mahkeme kabulünde isabetsizlik bulunmadığını belirtmiş olmasına rağmen, suç tarihinde yürürlükte olan ve sonraki değişikliklerle oluşan 5607 sayılı kanun hükümlerinin ayrı ayrı uygulanarak en lehe sonucun belirlenmesi yerine karma uygulama yapılması, kaçak eşyanın CIF değerindeki çelişkinin giderilmesi ve gözetim kıymetlerinin dahil edilmesi için yeterli bilirkişi incelemesi yapılmaması ile tasfiye edilen eşyanın satış bedelinin hazineye irat kaydedilmesine hükmedilmemesi gibi hukuka aykırılıklar nedeniyle yerel mahkemece verilen mahkûmiyet kararını bozmuştur.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2025/157 E., 2025/359 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetHÜKÜMLER : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Olayın oluş biçimi, sanıkların aşamalardaki savunmaları, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanıklar tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.Ancak;1.Sanıkların eyleminin; suç tarihinde yürürlükte bulunan 6111 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/2, 4/2. maddeleri, suç tarihinden sonra 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/2, 4/2. maddeleri, suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ve 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/2, 4/2, 3/22. (7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 3/23. madde ve fıkra olarak değiştirilen) maddeleri kapsamında kaldığı nazara alınarak suç tarihinde yürürlükte olan kanun hükümleri ile suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun ve... sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun hükümleri bir bütün halinde ayrı ayrı somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanıkların hukukî durumlarının tayin ve takdiri gerekirken sanıklar hakkında 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/2, 4/2. maddesi ile hüküm kurulduktan sonra, 65 45... sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/22. maddesinin ve 5/2. maddesinin uygulanması şartları oluşmadığı gerekçesiyle uygulanmasına yer olmadığına karar verilerek yazılı şekilde karma uygulama yapılması, 2.Dosya arasında bulunan ve soruşturma aşamasında .... İdaresi tarafından hesaplanan kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında suça konu eşyanın toplam CIF değerinin 328.018,04 TL, mahkeme aşamasında alınan 28.12.2020 tarihli bilirkişi raporunda ise toplam CIF değerinin 61.591,57 TL olduğu ve 18.12.2024 tarihli bozma ilâmında söz konusu çelişkinin giderilmesi gerektiği belirtilmesine rağmen bozma sonrasında bilirkişinin belirlediği CIF değer üzerinden ... idaresine yeni bir KEMT varakası düzenletmekle yetinildiği ve gözetim kıymetlerin dahil edilmediği görülmekle, öncelikle yeniden bilirkişi raporu alınarak suça konu eşya yönünden hesaplanan CIF değerlerine yönelik çelişki giderilerek, sonucuna göre 5607 sayılı Kanun'un 3/23. fıkrası ile 5/2. fıkrasının uygulanması hususunun değerlendirilmesi yerine bozma ilâmı gereği yerine getirilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,3.Suça konu kaçak eşyaların 20.06.2018 tarihinde .... Tasfiye İşletme Müdürlüğünde 102.633,68 TL bedelle satışının gerçekleştiğinin anlaşılması karşısında, söz konusu tasfiye bedelinin hazineye irad kaydına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.Açıklanan nedenlerle, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 19.11.2025 tarihinde karar verildi.