Yargıtay, hakaret suçundan mahkum edilen sanığın istinaf başvurusunun esastan reddini onadı, sağlık personeline yönelik eylemde ceza artırımı yapılmamasını aleyhe temyiz eksikliği nedeniyle bozma sebebi saymadı.
Özet: Hakaret suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddedilmesinin ardından, sanık müdafiinin delil yetersizliği, tanık beyanlarının güvenilir olmadığı, tekerrür hükümlerinin hatalı uygulandığı ve istinaf kararının gerekçesiz olduğu yönündeki temyiz itirazları; sanık ikrarı, katılan beyanları ve dosya kapsamındaki diğer delillerle suçun işlendiği sabit görülerek reddedilmiş, ayrıca eylemin sağlık personeline karşı işlenmesi nedeniyle ceza artırımı yapılması gerektiği ancak aleyhe temyiz olmadığından bu durumun bozma nedeni teşkil etmediği belirtilerek, hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle temyiz isteminin oybirliğiyle esastan reddine ve hükmün onanmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/2232 E. 2023/308 K.SUÇ : HakaretHÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaYapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇSanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık müdafiinin temyiz istemi; sanığın atılı suçu işlediğine dair delil bulunmadığına, tanık beyanlarına itibar edilemeyeceğine, tekerrür hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, istinaf kararının gerekçe içermediğine yöneliktir. III. GEREKÇE Sanık ikrarı, katılan, şikayetçi, mağdur beyanları, olay tutanağı ile tüm dosya kapsamından atılı suçun işlendiğine, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına yönelik Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde bulunmuş, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,Sanığın eylemini sağlık personeline karşı da gerçekleştirmesi nedeniyle sanığa verilen cezada 7243 sayılı Kanun'un 28. maddesi ile değişik 3359 sayılı Kanun'un ek 12. maddesi uyarınca 1/2 oranında artırım yapılması gerektiği gözetilmemiş ise de aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı anlaşıldığından, yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir. IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Bursa 30. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,16.10.2025 tarihinde karar verildi.