Kamulaştırma bedelinin davacı idare tarafından süresinde depo edilmemesi nedeniyle açılan davanın reddedilmesinin hukuka uygun olduğuna dair Yargıtay incelemesi.
Özet: Taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve idare adına tescili talebiyle açılan davada, davacı idarenin mahkemece 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesi uyarınca belirlenen ve kesin süreler içinde yatırılması istenen kamulaştırma bedelini süresinde depo etmemesi üzerine, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş; davacı idarenin istinaf başvurusu da bedelin kesin sürelere rağmen yatırılmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiş olup, bu kararların temyiz incelemesinde üst mahkemece usulüne uygun verilen sürelerde bedelin bloke edilmemesi nedeniyle davanın reddedilmesinin isabetli olduğu değerlendirilmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2024/12606 E.  ,  2025/7606 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/3695 Esas, 2024/2817 Karar
DAVA TARİHİ : 20.10.2023
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 11. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/487 Esas, 2024/242 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince kamulaştırma bedelinin verilen süreler içerisinde depo edilmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir ili, ..., ... Mahallesi 415 99... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; kamulaştırma işleminin iptali için idare mahkemesinde iptal davası açtıklarını, bu davanın sonucunun eldeki davayı ilgilendirdiği gözetilerek bekletici mesele yapılması gerektiğini, dava konusu taşınmazın değerinin kıymet takdir komisyonu raporunda düşük hesaplandığını, taşınmazın konumu ve nitelikleri itibarıyla değerli olduğunu, taşınmazın bulunduğu bölgede aynı proje kapsamındaki kamulaştırma dosyalarında belirlenen yüksek bedellerin emsal alınması gerektiğini ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kamulaştırma bedelinin verilen süreler içerisinde depo edilmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; belediyelere genel bütçeden gelen payın her ayın son günü yatırılması sebebiyle bedelin depo edilemediğini, yakın tarihli Yargıtay kararlarında usul ekonomisi gözetilerek davalı tarafın işin esasına girilerek karar verilmesini isteyip istemediğine ilişkin beyanı alınmak suretiyle karar verilmesi yönünde hükmün bozulduğunu, kamu yararı ve usul ekonomisi gözetilerek kararın bozulmasına karar verilmesini, ek beyan dilekçesi ile kamulaştırma bedelinin depo edildiği belirtilerek, buna ilişkin dekont dilekçe ekinde sunulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince 01.02.2024 tarihli celsede davacı idareye tespit edilen kamulaştırma bedelini İzmir ... Adliye Şubesine depo etmesi ve depo edildiğine ilişkin makbuzu dosyaya sunması için 15 gün süre verildiği, 04.04.2024 tarihli celsede yine aynı bedelin yatırılması için 15 günlük kesin süre verilerek davanın reddedileceği hususunun ihtar edildiği, davacı idarece verilen kesin süreye rağmen kamulaştırma bedelinin depo edilmemesi nedeni ile 27.06.2024 tarihli celsede davanın reddine karar verildiği, kamulaştırma bedelinin verilen kesin süreye rağmen yatırılmaması nedeniyle İlk Derece Mahkemesinin vermiş olduğu davanın usulden reddi kararının doğru olduğu gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu taşınmaza ilişkin tespit edilen kamulaştırma bedelinin depo edilmesi için davacı idareye 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca usulüne uygun süreler verildiği halde, davacı idarece bedel bloke edilmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmesi isabetli olup, her ne kadar davacı idare tarafından karar tarihinden sonra depo kararının gereği yerine getirilmişse de, davalılar vekilinin son duruşmada davanın reddine karar verilmesi yönündeki beyanları gözetildiğinde, Mahkemenin davanın reddine ilişkin kararının usul ekonomisi kapsamında bozulmasına yer olmadığı sonucuna varılmıştır.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.