Trafik kazası sonucu yaralanan motosiklet sürücüsünün maddi ve manevi tazminat talepleri, sigorta şirketinin sorumluluğu ve Yargıtayın eksik inceleme nedeniyle bozma kararı sonrası yeniden yargılama süreci.
Özet: Davacıların trafik kazasında yaralanmaları ve motosikletlerinin hasar görmesi nedeniyle talep ettikleri maddi ve manevi tazminat davasında, ilk derece mahkemesinin kısmi kabul kararının, davacıların bakıcı gideri, ulaşım ve tedavi masrafları ile davacı annenin kazanç kaybı gibi diğer talepleri hakkında karar verilmemesi ve bu kalemlerin araştırılmasında eksiklikler bulunması nedeniyle Yargıtay tarafından bozulduğu, Yargıtayın bozma kararında, bakıcı gideri ve kazanç kaybı talepleri arasında tercih yapılması, adli tıp kurumu ile uzman doktor bilirkişiden rapor alınarak yaralanmaya bağlı muhtemel tedavi, ulaşım ve bakıcı giderlerinin yeniden değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.
4. Hukuk Dairesi         2025/3104 E.  ,  2025/14200 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2022/929 E., 2024/953 K.
Mahkeme kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı ...'in kullandığı kamyonetiyle davacı ...'ın idaresindeki motorlubisikletle çarpması sonucu davacı ...'ın yaralandığını, davacı ...'ın kullandığı araç her ne kadar davacı ...'ın kardeşi adına kayıtlı olsa da davacılar tarafından kullanıldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacıların tedavi süresince çalışamamaları nedeniyle yoksun kaldıkları gelir, tedavi masrafları ve buna bağlı ek giderler, motorlubisikletin hurdaya çıkması nedeniyle uğramış oldukları zararlar ile davacı ...'ın meslek sahibi olamaması nedeniyle muhtemel desteğinden yoksun kalmalarına karşılık olmak üzere davacı ... ve ... için 1.000,00'er TL maddi ve 5.000,00'er TL manevi, varsayımsal kazanç kaybı, güç kaybı ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplara karşılık olmak üzere davacı ... için 3.000,00 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline (sigorta şirketi maddi tazminattan sorumlu olmak üzere) karar verilmesini talep ve dava etmiş, 21.03.2016 havale tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebini fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı ... için 85.766,76 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, davacıların zarar gören aracın maliki olmaması nedeniyle araç hasarı nedeniyle talepte bulunamayacaklarını, tarafların kusur oranlarının tespit edilmesini, 6111 sayılı Kanun değişikliği nedeniyle tedavi-ulaşım ve geçici iş göremezlik giderleri yönünden müvekkili şirketin sorumluluğunun olmadığını, davacılar ... ve ...'un davacı ...'ın anne ve babası olması nedeniyle bakıcı gideri talep edemeyeceğini, davacının kask takmaması nedeniyle mütefarik kusurlu kabul edilip tazminattan indirim yapılmasının gerektiğini, manevi tazminat talepleriyle ilgili sorumluluklarının olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 29.09.2020 tarih, 2020/222 esas, 2020/310 karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne, 68.244,97 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Yargıtay ( Kapatılan ) 17. Hukuk Dairesinin 10.04.2019 tarihli ve 2016/10565 Esas, 2019/4504 Karar sayılı ilâmı ile "Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalının kusurlu hareketi ile gerçekleşen kazada yaralanan müvekkili için iş göremezlik zararı, tedavi ve ulaşım gideri ile bakıcı giderinin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece davacıda oluşan yaralanma sebebi ile %7,2 maluliyet oranı ve 9 aylık geçici iş göremezlik halinin bulunduğu değerlendirilerek bu yönde tazminat hesaplaması yapılmış, yalnızca geçici ve sürekli işgöremezlik nedeniyle tazminata hükmedilmiştir.
Davacılar vekilinin, dava dilekçesindeki diğer talepleri olan bakıcı gideri, ulaşım giderleri ve tedavi giderleri ile davacı anne ...'ın kazanç kaybı talebi hakkında mahkemece olumlu olumsuz bir karar verilmemesi doğru görülmemiştir.
Davacı taraf, aynı döneme ilişkin davacı anne ...'ün davacı oğlu ... bakımı ile ilgilendiği ve 3 aylık süre boyunca kazanç kaybı olduğu gerekçesiyle hem bakıcı gideri hem kazanç kaybı talebinde bulunmuşsa da her ikisinin aynı anda talep edilmesi mümkün olmadığından, mahkemece, öncelikle davacı tarafa bakıcı gideri mi yoksa kazanç kaybı mı istediği hususunda talebini açıklaması için uygun süre verilmesi, davacının talebinin kazanç kaybına yönelik olması halinde delilleri toplanıp önceki bilirkişiden talep edilen tazminat kalemine göre hesap yapılmak üzere ek rapor alınması, talebin bakıcı giderine yönelik olması halinde, davacının 9 aylık iyileşme süresinde %100 malul sayılıp sayılmayacağının tespiti ile, geçici ve sürekli işgöremezlik döneminde davacının bakıcıya ihtiyacı olup olmayacağı, bakıcıya ihtiyaç olması halinde bakıcı ihtiyacının süresi (tam zamanlı/yarı zamanlı/süreli) konusunda Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulundan rapor alındıktan ve yaralanmaya yönelik gerekli evraklar dosya arasına alındıktan sonra konusunda uzman doktor bilirkişiden davacıda oluşan yaralanma sebebi ile yapılması muhtemel tedavi giderleri, ulaşım giderleri ile bakıcı gideri konusunda rapor alınarak sonucuna göre karar verilmek üzere kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Davacı taraf, kaza nedeniyle davacı ...'ın idaresindeki 35... plakalı motorlu bisiklette kaza nedeniyle oluşan hasar bedelinin de davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Tazminat davasında davacı olma ehliyeti, kural olarak mal varlığında doğrudan doğruya zarar oluşan kişiye aittir. Ancak, bir şeyi sözleşmeyle (kira, ariyet vs) elinde bulunduran kişiler ve zilyet, onu aldığı gibi malikine aynen iade etmek zorundadır. Somut olayda; 35... plakalı aracın kaza sırasındaki sürücüsünün davacı ... olduğu ve davacının olay sırasında aracın zilyedi durumunda bulunduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Buna göre, davacı zilyedin dava açmakta hukuki yararının, dolayısıyla aktif dava ehliyetinin bulunduğu düşünülerek, konusunda uzman makine mühendisi bilirkişiden motorlu bisiklette oluşan hasar bedelinin tespiti yönünden ayrıntılı, denetime elverişli bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davacının bu talebi hakkında olumlu olumsuz karar verilmemesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre (6098 sayılı TBK. md. 56), hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, Türk Medeni Kanununun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, davacılar lehine takdir olunan manevi tazminatın bir miktar az olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulü ile 7.194,80 TL tedavi gideri, 3.838,20 TL bakıcı gideri ve 600,00 TL ulaşım giderinden oluşan toplam 11.633,00 TL'nin davalılar ... ve ... yönünden olay tarihinden itibaren, diğer davalı ... yönünden ise 10.01.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, 900,00 TL motosiklet hasar bedelinin davalılar ... ve ... yönünden olay tarihinden itibaren, diğer davalı ... yönünden ise 10.01.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte adı geçen davalılardan müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, davacı ... yönünden talep edilen tazminata dair önceki verilen hüküm temyiz yoluna başvurulmaksızın kesinleştiğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, davacı ... yönünden talep edilen geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatına dair önceki verilen hüküm temyiz yoluna başvurulmaksızın kesinleştiğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, davacı ... yönünden talep edilen tazminatın reddine, manevi tazminat yönünden İzmir 21. İcra müdürlüğünün 2016/6918 esas sayılı dosyası yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla 15.000,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, fazlaya dair talebin reddine, İzmir 21. İcra müdürlüğünün 2016/6918 esas sayılı dosyası yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla 4.000,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, fazlaya dair talebin reddine, İzmir 21. İcra müdürlüğünün 2016/6918 esas sayılı dosyası yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla 4.000,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; kusuru kabul etmediklerini, hükmedilen bakıcı gideri tazminatını kabul etmediklerini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, manevi tazminatın fazla olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi manevi tazminat istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olması, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamaması, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar ... ve ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davalılar ... ve ...'den alınmasına,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
15.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.