Kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın hazine adına tescili davasında, istinaf ve temyiz aşamalarında mülk değerlemesi ile usuli itirazların değerlendirilmesi.
Özet: Davacı idarenin taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesinin davanın kabulü ile belirlenen bedelin davalıya ödenmesi ve tesciline dair kararı, davalı tarafça bedelin az olduğu ve usule aykırılıklar bulunduğu gerekçesiyle istinaf edilmiştir; bölge adliye mahkemesi, davalının usule ilişkin istinaf başvurusunu kabul ederek ek kararı kaldırmış ancak esasa ilişkin itirazlarını reddederek kamulaştırma bedeli tespiti ve ödeme usulüne dair ilk derece mahkemesi kararını onamış, davalı vekili ise bu kararı temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/78 Esas, 2025/42 KararKARAR : Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır 7. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2022/571 Esas, 2023/236 KararTaraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İlk Derece Mahkemesince11.12.2023 tarihli ek karar ile davalının istinaf başvurusunun süre yönünden reddine karar verilmiştir. Davalı vekili tarafından ek karara ve işin esasına ilişkin olarak istinaf yoluna başvurmuştur.Bölge Adliye Mahkemesince davalının ek karara karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun kabulü ile istinaf başvurusunun reddine ilişkin ek kararının kaldırılmasına, davalının esasa ilişkin istinaf başvurusunun ise esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Diyarbakır ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 201 47... (eski 3 86... ) parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı cevap dilekçesi sunmamıştır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine, tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline, tespit edilen bedelin davalıya derhal ödenmesine, kamulaştırma bedeline yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir.2. İlk Derece Mahkemesinin 11.12.2023 tarihli ek kararı ile istinaf başvurusunun süre yönünden reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; gerekçeli karar evrakının tebliğ işleminin usul ve kanuna aykırı olduğunu, bu bakımdan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ek kararın hatalı olduğunu, usule ilişkin olarak ise dosya kapsamında geçerli bir tebligat olmadığını, bu bakımdan davanın aşamaları ile ilgili olarak bilgi sahibi olamadığını, keşifte hazır bulunamadığını, raporlara da itiraz edemediğini, esasa ilişkin olarak ise verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, tespit edilen bedelin az olduğunu, taşınmaz üzerindeki yapı değerinin eksik belirlendiğini, taşınmazın sürekli gelişen bir konumda olduğunu, seçilen emsale ilişkin satışın eski olduğunu, taşınmaz çevresindeki gelişme düşünüldüğünde daha yakın tarihli bir emsalin seçilmesi gerektiğini, emsal taşınmazın üzerinde yapı olduğunu, bu yapının değeri tespit edilirken yapının cinsi, yıpranma payı gibi ölçütlerde hata edildiğini, Mahkemece hükmedilen kamulaştırma faizinin ise Anayasa Mahkemesinin iptal kararına aykırı olduğunu ileri sürmüştür.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına ve kararın dayandığı gerekçelere göre, mahkemenin davalının istinaf başvurusunun reddine ilişkin ek kararının hukuka aykırı olduğu, bu bakımdan ek kararın kaldırılarak işin esasına girilmesi gerektiği; arsa niteliğindeki taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak, üzerinde bulunan yapılara resmi birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer biçilmesine, tespit edilen bedelin kararın kesinleşmesi beklenmeden yasal faizi ile birlikte davalı tarafa ödenmesine ilişkin İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve kanuna uygun olduğundan davalının esasa ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 nci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak; üzerindeki yapıya ise aynı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca resmî birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer tespit edilmesinde, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,06.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.