Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kabul kararının temyiz incelemesi.
Özet: Mirasçıların, davalı kamu kurumu tarafından kamulaştırmasız olarak yol ve güvenlik şeridi oluşturmak amacıyla el konulan taşınmazın bedelinin tazminini talep ettiği asıl ve birleştirilen davalarda, ilk derece mahkemesinin davacı taleplerini kabul eden kararı, istinaf mahkemesince düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen hükümle onanmış, davalı idarenin taşınmaza el atma bedelini ödemesi yönündeki bu karar temyiz incelemesine sunulmuştur.
5. Hukuk Dairesi         2025/3519 E.  ,  2025/14409 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/3967 Esas, 2025/130 Karar
KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/16 Esas, 2023/380 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin Kocaeli ili, ..., ... Mahallesi 25 43... parsel sayılı taşınmazın maliki olan ...'nin mirasçıları olduklarını, dava konusu taşınmazın bir kısmının davalı kurumun sorumluluğunda olan yolda ve güvenlik şeridinde kaldığını, dava konusu taşınmaza davalı kurum tarafından kamulaştırmaksızın el atıldığından taşınmazın el atılan kısmının dava tarihindeki değeri için şimdilik 10.000,00TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı kurumdan tahsili ile miras payları oranında müvekkillerine ödenmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Birleştirilen davada davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Kocaeli ili, ..., ... Mahalle 25 43... parsel sayılı taşınmazda malik olduğunu, dava konusu taşınmazın bir kısmının davalı kurumun sorumluluğunda olan yolda ve güvenlik şeridinde kaldığını, dava konusu taşınmaza davalı kurum tarafından kamulaştırmaksızın el atıldığından taşınmazın el atılan kısmının dava tarihindeki değeri için şimdilik 10.000,00TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı kurumdan tahsili ile miras payları oranında müvekkillerine ödenmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Asıl ve birleştirilen davada davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili idarenin dava konusu taşınmaza kamulaştırmasız el koyma durumu olmadığını, husumet yönünden davanın reddini talep ettiklerini, davayı kabul etmemekle birlikte eğer kamulaştırmasız bir el koyma söz konusu olacak ise de taşınmazın el koyma tarihindeki niteliği dikkate alınarak karar verilmesi gerektiğini, hukuki ve maddi dayanaktan yoksun işbu davanın reddine karar verilmesini, kabul anlamına gelmemekle beraber davanın kabulüne karar verilmesi halinde ise tapu kaydındaki takyidatların bedele yansıtılarak tapu kaydında dava konusu yerin idare lehine yola terkinine/tesciline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekâleten talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece tespit edilen bedelin çok düşük olduğunu, taşınmazların gerçek değerini yansıtmadığını, dava konusu taşınmazların somut emsalden çok daha değerli olduğunu, bilirkişilerce yapılan hesaplamanın bilimsel verilerden uzak olup, denetime elverişli olmadığını, rapora karşı itirazlarının mahkemece dikkate alınmadığını, dava konusu taşınmazların, davalı kurumca el atılan kısımlarından arta kalan alanlarında değer kaybı oluşacağının açık olduğunu, bilirkişilerin arta kalan kısımlar için değer kaybı hesaplamadıklarını, lehlerine takdir edilen vekâlet ücretinin eksik hesaplandığını, asıl dosya ve birleştirilen dosya için ayrı ayrı vekâlet ücreti hesaplanması gerektiği hâlde, her iki dosya açısından da tek vekâlet ücretine hükmedilmesinin yerinde olmadığını, gerekçeli kararda sadece fiilen el atılan kısmın değeri olan 332.777,50 TL üzerinden vekâlet ücreti hesaplandığını, hukuken el atılan kısmın bedeli üzerinden ise vekâlet ücreti hesaplanmadığını, hükmedilen toplam kamulaştırmasız el atma bedeli üzerinden nispi vekâlet ücreti hesaplanması gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil kurum her türlü harçtan muaf olmakla aleyhlerine başvurma harcına hükmedilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazın arsa vasfında kabul edilmesinin hatalı olduğunu taşınmazın vasfının değerlendirilmesinde hata olmakla birlikte arsa olarak nitelendirilen taşınmazın bedelinin yüksek hesaplandığını, bilirkişilerin somut verilere dayanmadan bedel tespiti yaptıklarını, emsal alınan taşınmazların dava konusu taşınmaz ile benzer yüzölçümünde olmadıklarını, emsal alınan taşınmazların eski tarihli satışlar olduğunu, bu durumda dava konusu taşınmazla benzer nitelikteki taşınmazların yakın zaman içindeki satışlarının bildirilmesi ve lüzum halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi ve bu emsallere göredeğer biçilmesi için yeniden oluşturulacak bilirkişi kuruluyla keşif yapılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken raporun bu eksik haliyle hükme esas alındığını, taraflarınca dosyaya sunulan cevap layihası, itiraz dilekçeleri ve sair savunmaların gereği gibi incelenmediğini belirterek kararın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak itirazları göz önünde bulundurularak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazın arsa vasfında olduğunun kabulü ile emsal incelemesi yapmak suretiyle 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesi uyarınca dava konusu taşınmazla emsal taşınmazın konum, nitelik ve vergi beyanları itibarıyla karşılaştırma yaparak benzer özellikleriyle üstün ve eksik yanlarını da belirtmek suretiyle belirlenen bedelin davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinin yerinde görüldüğü; ancak asıl davanın konusu 25 43... parsel sayılı taşınmazın 13,75 m²lik kısmına yönelik fiili el atmanın, 202,90 m²lik kısmına ise hukuki el atmanın söz konusu olduğu, fiili el atmanın 1983 yılı sonrası olması nedeniyle asıl dava bakımından asıl dosya davacıları lehine nispi vekâlet ücreti takdirinin yerinde olduğu, ancak birleştirilen davada dava konusu 25 43... parsel sayılı taşınmaz bakımından fiili el atmanın bulunmaması, bu parsele yönelik olarak idarenin sadece hukuki el atma nedeniyle sorumluluğunun bulunması nedeniyle birleştirilen dava bakımından birleştirilen dosya davacısı lehine maktu vekâlet ücreti takdiri gerekirken vekâlet ücreti takdir edilmemesi ve yine davalı idare harçtan muaf olmasına rağmen asıl ve birleştirilen dava bakımından davalı idarenin başvurma harcından sorumlu tutularak başvurma harçlarının da davalı idareden tahsiline karar verilmesi doğru görülmediğinden tarafların istinaf başvurularının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiştir.
2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazlar bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurullarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde bulunmayan tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.