Boşanma davasında davadan sonraki olaya dayalı hatalı kusur belirlemesi sonucu maddi tazminat talebi reddedilen kadının lehine temyiz kararı.
Özet: Yargıtay, karşılıklı boşanma davasında, bölge adliye mahkemesince taraflar arasında evliliğin sona ermesinde eşit kusur belirlenmesini hatalı bularak kararı kısmen bozmuş, davacı-karşı davalı erkeğin kadına ortak kasa açılması için baskı uygulaması sebebiyle tamamen kusurlu olduğuna hükmederken, davalı-karşı davacı kadına atfedilen ortak çocuğun ilk yaş gününde babayla birlikte olmasını engelleme kusurunun, erkeğin davasından sonra gerçekleşmesi ve kasıtlı olduğunun ispatlanamaması nedeniyle kadına yüklenemeyeceğini belirtmiş ve bu yanlış kusur değerlendirmesi neticesinde kusursuz veya daha az kusurlu kadının maddi tazminat talebinin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir.
2. Hukuk Dairesi         2024/8850 E.  ,  2025/9791 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 56. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1077 E., 2024/1125 K.
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 11. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2018/481 E., 2022/643 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı- karşı davacı kadın vekili tarafından duruşma istemli olarak kusur belirlemesi, reddedilen maddi ve manevi tazminat talebi ile kişisel ilişki yönünden; davacı- karşı davalı erkek vekili tarafından ise katılma yoluyla kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, reddedilen maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 18.11.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden davalı- karşı davacı ... ile vekili Avukat ... ve karşı taraf temyiz eden davacı- karşı davalı ... vekili Avukat ... geldiler. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı karşı davalı erkek vekilinin tüm, davalı karşı davacı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Bölge adliye mahkemesince, davalı karşı davacı kadına, ortak çocuğun ilk yaş gününde baba ile birlikte olmasını engellediği belirtilerek, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda kadının da kusurlu olduğu kabul edilerek erkeğin davasının da kabulüne karar verilmiştir. Her dava açıldığı tarihteki koşullara göre değerlendirilir. Davadan sonra meydana gelen olaylar hükme esas alınamaz.
Davacı karşı davalı erkek tarafından boşanma davası 06.07.2018 tarihinde açılmıştır. Ortak çocuk ...........ise 12.07.2017 tarihinde doğmuş olup, ortak çocuğun birinci yaş günü 12.07.2018 tarihindedir. Bu kapsamda ortak çocuğun birinci doğum günü erkeğin dava tarihinden sonra olup, erkeğin davasından sonra meydana gelen bir olay hükme esas alınarak, erkeğin davasının kabulüne karar verilemez.......... davasından önce meydana gelen kadının başkaca kusurlu bir davranışı da ispatlanamamıştır. Gerçekleşen bu duruma göre erkeğin davasının kabulüne karar verilmesi doğru değil ise de, erkeğin davasının kabulü temyiz edilmeyerek kesinleştiğinden bu husus eleştirilmekle yetinilmiştir.
3.Kadının kabul edilen davası kapsamında, kadına yüklenen "ortak çocuğun ilk yaş gününde baba ile birlikte olmasını engelleme" kusuruna ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Kadının davasında, erkek sunmuş olduğu cevap dilekçesi ile ortak çocuğun birinci yaş gününde anne tarafından ..........'e götürüldüğü ve ortak çocuğun birinci yaş gününü birlikte geçirmeyi engellediği iddia edilmiş ve mahkemece bu husus kadın kusur olarak yüklenmiş ise de, davalı karşı davacı kadının ortak çocukla birlikte ...'te tatil yaptığı, davalı karşı davacı kadının kasıtlı olarak ortak çocuk ile babanın yaş gününü birlikte geçirmesini engellemek maksadı ile çocuk ile birlikte ...'e gittiğinin de dosya kapsamı ve tanık beyanları ile ispatlanamadığı, kadının ispatlanmış başkaca kusurlu bir davranışı bulunmadığı nazara alındığında, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda ortak kasa açılması için kadına baskı uygulayan erkeğin tamamen kusurlu olduğu gözetilemeden, yanılgılı değerlendirme sonucu tarafların eşit kusurlu bulunması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
4.4721 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin birinci fıkrasında mevcut ve beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz yada daha az kusurlu olan tarafın, kusurlu taraftan uygun bir tazminat isteyebileceği öngörülmüştür. Yukarıdaki paragrafta açıklandığı üzere, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davacı karşı davalı erkeğin tamamen kusurlu olduğu, boşanma sonucu kadın eşin en azından diğerinin maddî desteğini yitirdiği anlaşılmıştır. O halde, mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi ile 6098 sayılı Kanun'un 50 inci ve 51 inci maddelerinde düzenlenen "hakkaniyet kuralları" da dikkate alınarak davalı karşı davacı kadın yararına uygun miktarda maddî tazminata hükmedilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kadın yararına kusur belirlemesi ve reddedilen maddi tazminat talebi yönünden BOZULMASINA,
2.Davacı karşı davalı erkek vekilinin tüm, davalı karşı davacı kadın vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
40.000,00 TL vekâlet ücretinin davacı- karşı davalı ...'den alınarak kendisini duruşmada vekil ile temsil ettiren davalı- karşı davacı ...'e verilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden .........'e iadesine,
Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden ............'a yükletilmesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.11.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi