Yasa değişikliği nedeniyle mahkumiyet hükmünün kanuni neticelerinin kalktığı durumlarda uyarlama yargılamasında, 5275 sayılı Kanun uyarınca temyiz yerine itiraz kanun yolunun esas alınması gerektiği.
Özet: Bu hukuki belge, kesinleşmiş mahkumiyet hükümlerinde lehe kanun değişiklikleri nedeniyle yapılan uyarlama yargılamalarında, hükmün 1 Haziran 2005ten önce kesinleşip kesinleşmediği ve lehe kanunun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu olup olmadığına göre farklı usul ve kanun yollarının uygulanacağını, bu şartların birlikte gerçekleşmesi halinde temyiz, aksi takdirde itiraz yoluna başvurulması gerektiğini belirterek, 213 sayılı Kanuna muhalefet suçundan kesinleşen bir kararla ilgili infaz aşamasında verilen uyarlama kararının yasal yolunun itiraz olduğunu vurgulamakta ve dosyanın incelemeden iadesine karar vermektedir.
12. Ceza Dairesi         2025/3818 E.  ,  2025/8142 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 1990/329 E., 1990/502 K.
SUÇ : 213 sayılı Kanuna Muhalefet
KARAR : Yasal değişiklik nedeniyle mahkumiyet hükmünün kanuni neticelerinin kendiliğinden kalktığının tespiti
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 08.06.2022 tarihli ve 2020/8-12 Esas, 2022/425 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere;
"5252 sayılı Kanun’un “Lehe olan hükümlerin uygulanmasında usul” başlıklı 9. maddesinin 1. fıkrası;a) Sadece 1 Haziran 2005 tarihinden önce kesinleşmiş mahkûmiyet hükümlerinde ve b) Münhasıran, 5237 sayılı TCK'nın yürürlüğe girmesi nedeniyle hükümde bir değişiklik yargılaması yapılması gerektiğinde uygulanabilecektir.
Sonradan yürürlüğe giren kanun nedeniyle mahkûmiyet hükmünde değişiklik yargılamasını düzenleyen bu iki farklı kanundan biri genel nitelikte, diğeri ise sınırlı uygulama alanına sahip özel nitelikte bir düzenlemeyi içermektedir. Bu durum, uyarlama yargılaması konusunda iki farklı kanunda iki ayrı düzenleme öngörülmesinin bilinçli bir tercihe dayandığını ortaya koymaktadır. Bu itibarla, sonradan yürürlüğe giren ve lehe hüküm içeren kanunun 5237 sayılı TCK olması ve mahkûmiyet hükmünün de 1 Haziran 2005 tarihinden önce kesinleşmiş olması halinde, uyarlama yargılaması özel düzenlemeyi içeren 5252 sayılı Kanun’un 9. maddesinin 1. fıkrasında öngörülen usule göre gerçekleştirilecek ve uyarlama yargılaması sonucunda verilen hüküm de temyiz kanun yoluna tâbi olacaktır. Bu iki şartın birlikte gerçekleşmediği hallerde ise uyarlama yargılaması 5252 sayılı Kanun’un 9. maddesine göre değil, 5275 sayılı Kanun’un 98 ilâ 101. maddelerine göre yapılacak ve yargılama sonucunda verilen hüküm ise itiraz kanun yoluna tâbi olacaktır."
Bu açıklamalar ışığında, hükümlü ... hakkında 213 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kesinleşen karar ile ilgili, yasa değişikliği nedeniyle talep üzerine infaz aşamasında verilen karara karşı başvurulabilecek yasa yolunun 5275 sayılı Kanun’un 101/3. maddesi uyarınca itiraz yolu olduğu, bu kararın temyizinin mümkün olmadığı ve 5271 sayılı CMK'nın 264/1. maddesinde yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmakla, dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, 25.11.2025 tarihinde karar verildi.