Yargıtay 12. Ceza Dairesi, haksız gözaltı ve tutukluluk sonrası tazminat davasında maddi ve manevi tazminat miktarının ayrı ayrı kesinlik sınırı değerlendirilmesinin hukuka aykırı olduğuna hükmetti.
Özet: Haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle açılan tazminat davasında, ilk derece mahkemesince kısmen kabul edilen maddi ve manevi tazminat kararına karşı yapılan istinaf başvurularını inceleyen bölge adliye mahkemesinin, hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarını kesinlik sınırı açısından ayrı ayrı değerlendirerek davalının istinaf başvurusunu usulden reddetmesi, hukuka aykırı bulunarak, hükmün tamamının kesinlik sınırı bakımından birlikte değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmıştır.
12. Ceza Dairesi         2022/4062 E.  ,  2025/8206 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2019/3917 E., 2021/459 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi'nin maddi tazminatın kabul edilen kısmına yönelik davalı vekilinin istinaf başvurusunun kesin olarak usulden reddine ilişkin verdiği karara itiraz yolunun açıldığı, davalı vekilince yapılan itiraz üzerine Dairenin itirazın reddine dair 29/04/2021 tarihli ek kararı ve Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin itiraz başvurusunun reddine ilişkin kararı işlemlerin yok hükmünde kabul edilerek yapılan incelemede, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 300.000,00 TL maddi ve 1.500.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 3.164,90 TL maddi tazminatın 15.11.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle, 17.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince; maddi tazminatın kabul edilen kısmına yönelik davalı vekilinin istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede; mahkemece davalı yönünden kabul edilen maddi tazminat miktarının 6100 sayılı HMK'nın 341/2. maddesinde belirtilen kesinlik sınırının altında kaldığı anlaşıldığından, 5271 sayılı Kanunun 279/1-b maddesi uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine, maddi tazminatın reddedilen kısmına yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, manevi tazminat hükmüne yönelik taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davalı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen maddi tazminata ilişkin usulden red kararının hatalı olduğuna, davacı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen tazminat miktarının eksik olduğuna ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Malatya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/2 86... /6 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme Suçunun Beraberininde Başka Suç İşleme, TBBM'yi Ortadan Kaldırma veya Görevini Engellemeye Teşebbüs Suçunun Beraberinde Başka Suç İşleme, Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme, Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçlarından 03.08.2016-26.01.2017 tarihleri arasında 176 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 01.02.2019 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat hükmünün davacıya tebliğ edilmediği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kabul edilen maddi tazminat miktarına yönelik davalı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine, reddedilen maddi tazminat miktarına yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, manevi tazminata ilişkin taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre;
Davanın maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin olduğu halde kesinlik sınırının hükmedilen tazminat miktarının tamamına göre değerlendirilerek hükmün tamamı hakkında inceleme yapılması gerekirken, istinaf incelemesi sırasında maddi ve manevi tazminat miktarlarının ayrı ayrı kesinlik sınırı bakımından değerlendirilmesi ile maddi tazminata ilişkin istinaf taleplerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 341/2. ve 5271 sayılı Kanunun 279/1-(b) bendi uyarınca usulden reddine karar verilmesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b. maddesi uyarınca takdîren Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.11.2025 tarihinde karar verildi.