Yargıtay 12. Ceza Dairesinin, koruma tedbirleri kapsamında el konulan eşyalar nedeniyle açılan tazminat davasının kanuni süresinde açılmaması gerekçesiyle reddedilmesini onayan kararı.
Özet: Silahlı terör örgütü üyeliği suçundan kesinleşmiş mahkumiyeti bulunan davacının, haksız el koyma ve el konulan eşyaların geç teslim edilmesi gerekçesiyle talep ettiği maddi ve manevi tazminat davasında, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin ret kararı temyiz incelemesine tabi tutulmuştur. Yargıtay, alt mahkemelerin el koyma işlemlerinin hukuka uygun olduğu yönündeki ret gerekçesini nihai karara etki etmediği için bozma nedeni yapmamış; ancak, davanın mahkumiyet kararının kesinleşme tarihinden itibaren öngörülen bir yıllık yasal süre içerisinde açılmaması nedeniyle reddedilmesi gerektiğini belirterek, temyiz başvurusunu esastan reddedip hükmü onamıştır.
12. Ceza Dairesi         2022/4102 E.  ,  2025/8205 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2021/850 E., 2021/1382 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız el koyma ve el konulan eşyaların teslim edilmemesi ve geç teslim edilmesi nedeniyle 250.000,00 TL maddi ve 250.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; mahkemenin eksik inceleme yaptığına ve gerekçesinin yetersiz olduğuna, el koyma kararının haksız olduğuna ve tazminat davası açıldığında dahi el konulan eşyaların teslim edilmediğine, müvekkil hakkında tazminata hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Kars 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/2 82... /83 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yapılan yargılama sonunda 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 21.01.2019 tarihli 2018/59 01... /274 Karar sayılı onama kararı ile mahkumiyet kararının 21.01.2019 tarihinde kesinleştiği, davacının ikametinde yapılan aramaya ve el koyma kararına ilişkin Hukuka Aykırı Arama ve Konut Dokunulmazlığının İhlali suçundan Kars Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduğu, soruşturma neticesinde ise davacının şikayeti hakkında takipsizlik kararı verildiği, davacının ikametinde yapılan aramanın usulüne uygun olduğu, yine el koyma işlemlerinin de usulüne uygun olduğu, süresinde onaya sunma ve onay işlemlerinin yapıldığı, Kars 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 18/09/2020 tarih, 2017/282 Esas ve 2018/83 Karar sayılı Ek Kararı ile davaya konu cep telefonunun davacıya iadesine karar verildiği, el koyma kararı, yargılama safahati, atılı suçun mahiyeti, ele geçen materyaller üzerinde yargılama sonuna kadar yeni teknik gelişmeler ışığında inceleme yapılmasına ihtiyaç duyulma ihtimalinin oluşu ve iade kararının içeriği dikkate alındığında aradan geçen sürenin makul olduğu değerlendirilmekle, haksız arama ve el koyma ile eşyaların zamanında teslim edilmemesi gibi bir durum söz konusu olmadığından şartlarının oluşmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR
5271 sayılı Kanunun 142/1. maddesinde karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her halde hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabileceğinin hüküm altına aldığı, tazminat talebinin dayanağı olan Kars 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.03.2018 tarihli 2017/2 82... /83 Karar sayılı 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmünün Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 21.01.2019 tarihli 2018/59 01... /274 Karar sayılı onama kararı ile davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararının 21.01.2019 tarihinde kesinleştiği ve tazminata konu davanın 14.04.2020 tarihinde açıldığı anlaşılmakla, CMK’nın 142/1. maddesinde öngörülen 1 yıllık süre içinde açılmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın 5271 sayılı CMK'nın 141/1-j. maddesinde belirtilen koşullar oluşmadığından davanın reddine karar verilmesi sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat davasının süresi içinde açılmadığı anlaşılmakla, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Erzurum 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.11.2025 tarihinde karar verildi.
.