Silahlı terör örgütü üyeliği suçundan beraat eden davacının haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle açtığı maddi ve manevi tazminat davasında Yargıtay, temyiz kesinlik sınırının altında kalan davalı vekilinin başvurusunu oy birliğiyle reddetmiştir.
Özet: Haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle tazminat talebinde bulunan davacının, ilk derece mahkemesince kısmen kabul edilen maddi ve manevi tazminat talebinin istinaf mahkemesince de onandığı; Yargıtayın ise, davalı vekilinin temyiz talebini hükmedilen toplam tazminat miktarının temyiz kesinlik sınırının altında kalması nedeniyle reddettiği, davacı vekilinin temyiz talebini incelerken, davacının kamu görevinden ihraç tarihi ve tahliye tarihi dikkate alındığında maddi kaybının oluşmadığını ve maddi tazminat talebinin reddi gerekirken kabul edilmesinin hatalı olduğunu belirtmekle birlikte, temyiz edenin sıfatına göre bu durumu bozma nedeni yapmayarak kararı nihai olarak onadığı, böylece haksız koruma tedbirleri nedeniyle açılan davada verilen maddi ve manevi tazminat hükmünün kesinleştiği görülmektedir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/4871 E., 2021/1511 K.DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42'nci maddesi ile değişik 362'nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin olduğu belirlenmiştir. Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi;I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 1.000,00 TL maddi ve 1.500.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 323,75 TL maddi tazminatın ihraç tarihi olan 01.09.2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile ve 10.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davalı vekilinin temyiz sebepleri; tazminat şartlarının oluşmadığına, hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğuna, davacı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen tazminat miktarının eksik olduğuna ilişkindir.III. DAVANIN KONUSUİlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Gaziantep 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/5 00... /239 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 21.07.2016-07.09.2016 tarihleri arasında 48 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 28.06.2019 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat hükmünün davacıya tebliğ edilmediği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.IV. GEREKÇE VE KARARA. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Karar tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırının 78.630, 00 TL olduğu; silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 21.07.2016-07.09.2016 tarihleri arasında 48 gün gözaltında ve tutuklu kalan davacı lehine İlk Derece Mahkemesince 323,75 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi üzerine kararın davacı vekili ve davalı vekilince istinaf edilmesi neticesinde Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi nedeniyle, kabul edilen toplam 10.323,75 TL tazminat miktarının davalı açısından kesin nitelikte olduğu anlaşılmıştır.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42'nci maddesi ile değişik 362'nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen temyiz sınırı ile kabul edilen tazminat miktarına göre davalı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 298'nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Kamu görevinden 18.07.2016 tarihinde uzaklaştırılıp, 01.09.2016 tarihinde tutuklu iken ihraç edilen davacının, son maaşını ağustos 2016 tarihinde aldığı, maddi kaybının 15.09.2016 tarihinden başlayacağı gözetilerek, davacının tahliye tarihinin 07.09.2016 olduğu değerlendirildiğinde, davacının maddi kaybının olmadığı ve maddi tazminat talebinin reddine hükmedilmesi gerekirken, davacı lehine maddi tazminata hükmedilmesi temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.11.2025 tarihinde karar verildi.