Havayolu taşıma sözleşmesinden kaynaklı itirazın iptali davasında, Montreal Konvansiyonu ihbar süresi aşımı ve zayiat ispatının yetersizliğiyle davanın reddi.
Özet: Bir itirazın iptali davasında davacı, davalı aracılığıyla havayolu ile taşınan ve alıcısına teslim edilmediğini iddia ettiği 2.100 USD değerindeki eşyanın zayi bedeli için başlattığı takibe yapılan itirazın kaldırılmasını talep etmiştir. Mahkeme, bilirkişi raporu doğrultusunda eşyanın alıcıya teslim edildiği, davacının zayi iddiasını somut kanıtlarla ispatlayamadığı ve Montreal Konvansiyonunun 31. maddesinde belirtilen 21 günlük ihbar süresine uyulmadığı gerekçeleriyle, davalının kötü niyetli olduğunun da kanıtlanmamasını esas alarak davayı reddetmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/178 EsasKARAR NO: 2025/1021DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)DAVA TARİHİ: 12/03/2024KARAR TARİHİ: 19/12/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalıya 2.100,00 USD değerinde eşyanın, ----- ülkesindeki alıcıya teslim edilmek üzere havayolu ile taşıması için teslim edildiğini, davalının düzenlediği 544,31 Euro karşılığı 16.057,015 TL tutarında navlun faturasının davalıya ödendiğini, eşyanın alıcıya teslim edilmediğini, zayi olan eşya bedeli 2.100,00 USD tazmini için davalıborçlu aleyhine başlatılan takibe davalının itirazı üzerine takibin durduğunu beyan ederek, vaki itirazın iptali ile takibin devamını ve borçlu/davalının alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesini dava ve talep etmiştir.SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilimiz şirket Türk Ticaret Kanunu'na göre taşıyan sıfatını haiz olmadığını, müvekkil şirket'in verdiği hizmet, gönderici ile taşıyanı bir araya getiren aracılıktan ibaret olduğunu, bu açıdan, müvekkilimiz şirket taşıyan değil, taşıma işleri organizatörü ------ sıfatını haiz olduğunu, bu nedenle, davacı tarafın ziyan ve tazmin talepleri bakımından müvekkilimiz şirket'in herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, ------- sayılı dosyasına, e tebligat ile gelen ödeme emrinin görülmemesi nedeniyle haciz tehdidi altında kalınmaması için ihtirazi kayıtla ödeme yapıldığını, müvekkilimiz şirket'in zayi nedeniyle tazmin talebinin muhatabı olamayacağı açıkça ortada olduğunu, tüm bu nedenlerle haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini beyan ve talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE:Dava hukuki niteliği itibariyle, itirazın iptali davasıdır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi tarafından alınan raporda özetle;Dava konusu havayolu ile taşınan eşyanın alıcısına teslim edildiğinin, havayolu taşıyıcısından gelen bilgilerle sabit olduğu, davacıların "eşyanın teslim edilmediği" şeklindeki soyut iddiasını somutlaştırıcı nitelikte bir belgenin dosyada bulunmadığı, davacıların ispatlanmayan zayi nedeniyle davalıdan bir tazminat talebinde bulunamayacağı, davalının takibe vaki itirazının yerinde olduğu, Montreal Konvansiyonunun 31'inci maddesi 4.paragrafa hükmü gereğince, 21 günlük ihbar süresinin aşılmasından sonra başlatılan takip nedeniyle bir davanın ikame edilemeyeceği hususları beyan ve rapor edilmiştir. Montreal Konvansiyonu'nın 18. maddesi uyarınca, hava yolu taşımasını yapan davalı, emtianın hava yolu taşıması sırasında kaybolması hâlinde sorumlu olacaktır. Yine Montreal Konvansiyonunun 31'inci maddesi 2 ve 4. Fıkrası uyarınca 21 günlük ihbar süresinin aşılmasından sonra taşıyıcı aleyhine bir davanın ikame edilemeyeceği hususunu düzenlemiştir.Bu düzenleme karşısında, ihbar sürelerine uyulmaması hâlinde, yalnızca taşıyıcı leyhine bir karine söz konusu olmayıp, taşıyıcının sorumluluğu da sona ermektedir --------- Somut olayda davacı Montreal Konvansiyonu'nun 31.maddesinin 4. Fıkrası uyarınca davalının kötü niyetli olduğu da kanıtlanmamıştır. -----Bu durumda, davalı fiili taşıyanın kötü niyetli olduğunun kanıtlanmamış olması nedeniyle, Montreal Konvansiyonun 31. maddesinde belirlenen süre içinde ihbarda bulunulmadığı anlaşılmakla, usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu hükme esas alınarak açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-DAVANIN REDDİNE, 2-Karar harcı 615,40 TL den başlangıçta peşin olarak yatırılan 690,05 TL peşin harç ve 460,00 TL tamamlama harcından mahsubu ile artan 534,65 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,6- Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ------bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,7-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekiline (e- duruşma sistemi üzerinden) kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde --------------adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 19/12/2025