Yargıtay 4. Ceza Dairesinin, görevi yaptırmamak için direnme suçundan verilen mahkumiyet hükmünün sanık temyiz itirazlarına rağmen hukuka uygun bulunarak onanması.
Özet: Sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan verilen mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesinde, sanık müdafiinin mağdur beyanlarında cebir veya tehdit olmadığı, diğer araçlara ceza yazılmadığı için haksız tahrik uygulanması gerektiği ve sanığın sözlerinin suç oluşturmadığı yönündeki itirazları; mağdur polis memurlarının soruşturma ve kovuşturma aşamalarındaki tutarlı beyanları ile olay tutanağının uyumlu olması ve sanığın eyleminin kanuna uygun olarak suç tipine uyduğunun saptanması nedeniyle yerinde görülmeyerek, hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle temyiz isteminin esastan reddedilerek mahkumiyet hükmünün oybirliğiyle onanmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/4277 E., 2025/833 K.SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnmeHÜKÜM : MahkumiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaYapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇBozma üzerine yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesinin kararı ile sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık müdafiinin temyiz isteği, mağdurlardan .. ve ...'un beyanlarında açıkça cebir ve tehditten bahsedilmediğine, olay günü diğer araçlarda aynı durumdayken yalnızca sanığın zilyetliğinde bulunan araca ceza yazılması nedeniyle haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanık tarafından söylenen sözlerin suç oluşturmayacağına ilişkindir.III. GEREKÇETüm dosya kapsamı, mağdur polis memurlarının soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısı huzurunda alınan beyanlarında birbirleriyle ve düzenlenen 25.11.2011 tarihli olay tutanağı ile uyumlu beyanlarda bulunmaları ve kovuşturma aşamasında önceki beyanlarını tekrar ettiklerini belirtmeleri karşısında, Bölge Adliye Mahkemesinin takdir ve gerekçesi yerinde bulunmuş, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu, cezanın kanuni bağlamda uygulandığı belirlenerek yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir. IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair yönlerden yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oybirliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Kocaali Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,03.11.2025 tarihinde karar verildi.