Yargıtay, hakaret suçunda kaba ve nezaket dışı sözlerin onur ve saygınlığı rencide edici boyutta olmadığı durumlarda, zamanaşımı nedeniyle düşme yerine beraat hükmü kurulması gerektiğini belirtmiştir.
Özet: Hakaret suçundan verilen düşme kararını temyizen inceleyen üst mahkeme, sanığın şikayetçiye söylediği kabul edilen sözlerin, muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp yalnızca kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olması nedeniyle hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığını, ayrıca yasal zamanaşımı süresinin de dolmadığını tespit ederek, ilk derece mahkemesinin sanık hakkında beraat kararı vermesi gerekirken düşme kararı vermesinin hukuka aykırı olduğuna hükmetmiş ve kararı bozarak dosyanın yeniden değerlendirilmesi için yerel mahkemeye geri göndermiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2025/125 E., 2025/117 K.SUÇ : HakaretHÜKÜM : DüşmeTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : BozmaYapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün 5271 sayılı Kanun'un 307/3. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇBozma üzerine Malatya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan düşme kararı verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanığın temyiz isteği, Yargıtay bozma ilamının tebliğini istemesine rağmen Mahkemece önce başka evrakların tebliğ edildiğine, dosyayı temyiz etmek istediğine ilişkindir.III. GEREKÇEDairemizin 04.11.2024 tarih, 2021/39540 Esas, 2024/13906 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir. Yargılamaya konu somut olayda; sanığın şikayetçiye söylediği kabul edilen sözlerin, muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu, dolayısıyla hakaret suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı ve 30.11.2018 tarihli en son mahkumiyet kararına göre 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e maddesinde düzenlenen 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmediği gözetilmeden, sanığın beraati yerine zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden İlk Derece Mahkemesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Malatya 7. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,17.11.2025 tarihinde karar verildi.