5. Hukuk Dairesinden 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu uyarınca irtifak hakkı bedelinin tespiti ve tescili davasında bozma sonrası temyiz incelemesi.
Özet: Yalovada 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesi uyarınca bir irtifak hakkı bedelinin tespiti ve tescili davasında, yerel mahkemenin ilk kabul kararının Yargıtay tarafından bilirkişi incelemesi eksikliği, aynı taşınmazdaki diğer kamulaştırma davalarının bekletici mesele yapılmaması ve harç uygulaması hataları gibi nedenlerle bozulması üzerine, bozmaya uyularak yeniden verilen kabul kararının taraflarca tekrar temyiz edildiği bu süreçte; davacı idare taşınmazın tarla vasfında olduğunu ve kamulaştırma bedeline yasal faiz işletilmemesi gerektiğini belirtirken, davalı taraf belirlenen bedelin düşük olduğunu iddia ederek daha yüksek bir değer tespitini talep etmektedir.
5. Hukuk Dairesi         2025/3592 E.  ,  2025/14396 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2017/515 Esas, 2024/382 Karar
KARAR : Kabul
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Yalova ili, ..., ... köyü 787 parsel sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 06.07.2015 tarihli ve 2014/991 Esas, 2015/586 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ile bu hakkın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 06.07.2015 tarihli ve 2014/991 Esas, 2015/586 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmediği belirtilerek dava konusu taşınmazın tapu kaydında ... Genel Müdürlüğü lehine irtifak hakkı tesis edildiği, Mahkemece bu irtifak hakkının taşınmazda meydana getireceği değer düşüklüğü yönünden bilirkişi kurulundan ek rapor alınıp, sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olduğundan, yapılan incelemede dava konusu taşınmazın 10.034,96 m²lik ve 5.350,76 m²lik bölümlerinin kamulaştırılması için Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından Yalova 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/171 Esas ve Yalova 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/82 Esas sayılı dosyaları ile kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili istemi ile açılan davalar olduğunun anlaşıldığı, bu itibarla işbu dosyaların kesinleşmesi beklenerek sonucuna göre dava konusu irtifak hakkı bedelinin taşınmazın ... Genel Müdürlüğü tarafından mülkiyet kamulaştırmasına konu edilen bölümlerinden arta kalan yüzölçümü üzerinden tespit edilmesi gerektiği gözetilmeden ve bu dosyalarda kamulaştırmadan arta kalan kısımlara değer azalış bedeli verilip verilmediği veyahut kullanılamaz hale geldiğinden bahisle bedeline hükmedilen bölüm olup olmadığı, var ise bu bölümlerin eldeki davada kamulaştırılması talep edilen kısım içinde kalıp kalmadığı denetlenmeden hüküm kurulması doğru görülmediğinden irtifakın kullanım hakkı ... Genel Müdürlüğüne ait olmak üzere ağaç dikmemek, bina ve benzeri sabit tesis yapmamak şartı ile Hazine adına tesciline karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi ve davacı idare harçtan muaf olmadığından aleyhine harca hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde harç alınmasına yer olmadığına karar verilmesinin hatalı olduğu belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin ilâm başlığında belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ile bu hakkın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın tapu kayıtlarında tarla vasfında olduğunu, taşınmazın arsa vasfında değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, emsal seçimi ve karşılaştırmasının kanunun aradığı şartlara uygun olarak yapılmadığını, Anayasa Mahkemesinin 01.08.2023 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 2022/83 Esas, 2223/69 Karar sayılı kararı ile kamulaştırma bedeline yasal faiz işletilmesine ilişkin 2942 sayılı Kanun’da yer alan düzenlemeyi iptal ettiğini, kamulaştırma bedeline dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesinin yasal dayanağının kalmadığını ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin düşük olduğunu, taşınmazın konumu ve nitelikleri itibarıyla kıymetli bir bölgede yer aldığını, yakın çevresinde yer alan diğer taşınmazlara ilişkin açılan kamulaştırma davaları ile tapu sicilinin hatalı tutulmasından kaynaklanan tazminat davalarında çok daha yüksek metrekare birim bedellerine ulaşıldığını, irtifak değer düşüklüğü oranının düşük uygulandığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında fark kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması doğrudur.
3. Temyizen incelenen Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
4. Buna karşın; davacı idare harçtan muaf olmadığı hâlde, muaf kabul edilerek harç alınmasına yer olmadığına karar verilmesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddine,
2. Kamu düzeni gereği yapılan inceleme neticesinde Mahkeme kararının hüküm fıkrasının harca ilişkin (8) numaralı bendinin hükümden çıkartılması, yerine "Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 25,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 402,40 TL harcın davacı idareden alınarak Hazineye irat kaydına" cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.11.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 21.01.2004 tarihli ve 2004/10-44 Esas, 2004/19 Karar sayılı kararı ve müstakar kararlarında Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının derdest davalara uygulanacağına dair iştirak ettiğim kabulü nazara alınarak; davalı tarafın açıkça, “Yasal Faiz”in dışında bir “Faiz”in uygulanmasına ilişkin Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 26/1 inci maddesinde düzenlenen “Taleple bağlılık ilkesi” kapsamında değerlendirilebilecek bir temyiz talebi de bulunmadığından, diğer yönleri ve sonucu itibarıyla katıldığım, Dairemiz Sayın Çoğunluğu tarafından verilen “Düzeltilerek Onanma Kararı”nın, “Gerekçe/Değerlendirme” bölümünün, “faizle ilgili” 2 No’lu bendinde yazılı olan değerlendirme görüş ve gerekçelerine(hususen de bu bentlerde yazılı olan; “davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanmasının doğru olduğu” gerekçelerine) “faizin başlangıç tarihi” ve “faizin türü” yönünden, açıkladığım nedenlerle katılmıyorum. 06.11.2025