İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin abonelik sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında, on yıllık zamanaşımı ve mükerrer icra takibi nedeniyle davanın reddi kararı.
Özet: Abonelik sözleşmesinden kaynaklanan alacak talebiyle açılan davada mahkeme, davacının borcun tahsili için başlattığı ilk icra takibinin on yıl boyunca işlemsiz kalması ve ardından mükerrer bir takip başlatmasının zaman aşımını kesmeyeceği gerekçesiyle, alacağın on yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu tespit ederek davayı reddetmiş; bunun sonucunda davacının, davalının vekalet ücreti ve arabuluculuk giderleri gibi yargılama masraflarını ödemesine karar vermiştir.

T.C.
İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO:2024/222 EsasKARAR NO:2025/878DAVA:Alacak (Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ:04/04/2024KARAR TARİHİ:23/12/2025Mahkememizde görülen Alacak (Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasında;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili idarenin davalıdan faturadan kaynaklı alacağının bulunduğunu, alacağın tahsili amacıyla Merkezi Takip Sistemi İcra Dairesinin 2022/... Esas sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını davalının borca itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğunu belirterek; dava konusu alacağın her türlü ferileri ve yasal faizi ile birlikte davalından alınarak müvekkili idareye verilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; alacağa mesnet olarak iddia edilen fatura tarihinin 2011 yılı tarihli olduğunu, alacağın talebi bakımından borçlar kanunu gereği zaman aşımının dolduğunu, fatura ve borcun kaynağı belirsiz olduğunu belirterek; davanın esastan reddine, zamanaşımı ve derdestlik bakımından usulden reddine karar verilmesini fatura mukavele faturaya kaynaklık eden tespit ve su tüketim tespitinin yapıldığı yer belirsiz olduğundan davanın tümüyle reddine ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine alacak likit olduğundan %20 inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce alanında uzman bilirkişilerden görüş raporu alınmış dosya arasına konulmuştur. Dava: Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak İstemine İlişkindir. ... ... Dairesi 2012/.... Sayılı dosyasında 19.07.2012 tarihinde 30.05.2011 tarihli faturaya istinaden takip başlatıldığı ödeme emrinin davalıya tebliği üzerine davalının borca itiraz ettiği ardından dosyanın işlemsiz bırakıldığı ve sonrasında ... İcra Dairesi 2024/.... Sayılı numarayı aldığı, yine aynı faturaya istinaden ... MTS İcra Dairesi 2022/.... Sayılı takip dosyasında da 16.12.2022 tarihinde alacaklı tarafından borçlu aleyhine faturaya dayalı takip yapıldığı, örnek 49 nolu ödeme emrinin borçluya 17.12.2022 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 20.01.2023 tarihinde borca itiraz ettiği, bunun üzerine davacı tarafından 09.02.2024 tarihinde arabuluculuk müessesine başvuru yapıldığı anlaşılmıştır.Taraflara arasında abonelik sözleşmesi bulunması nedeniyle genel zaman aşımı süresi uygulanacak olup, bu süre on yıldır. Davacı tarafça 19.07.2012 tarihinde ilk takip başlatılarak zaman aşımı kesilmişse de ilgili icra dosyasında dosyanın yenilendiği ve yeni esas numarasını aldığı 2024 yılına kadar zaman aşımını kesen ve borcun tahsiline ilişkin işlemler yapılmamıştır. Ardından davacı tarafça 16.12.2022 tarihinde takip başlatılmış olup, ilk takip ile ikinci takip arasında on yıllık zaman aşımı dolmuştur. Bundan öte aynı alacak için aynı borçluya karşı derdest bir icra takibi varken mükerrer olarak ikinci bir takibin yapılması durumunda, bu husus kamu düzeni ile ilgili olup icra mahkemesinde süresiz şikayete tabidir. Bu nedenledir ki yapılan ikinci takip zaman aşımını kesmez. Bir an için kestiği düşünülse bile yukarıda açıklandığı üzere on yıllık zaman aşımı iki takip arasında gerçekleşmiştir.Belirtilen açıklamalar ışığında davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davanın REDDİNE,Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL harcın peşin alınan 981,58-TL harçtan mahsubu ile bakiye 366,18-TL talep halinde davacıya iadesine,6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin "...Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır..." hükmü gereği 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık ücret tarifesi gereğince hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle İstanbul BAM ilgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere istinaf yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair verilen karar, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 23/12/2025Katip ...E-imzalıdır Hakim ...E-imzalıdır