Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinde banka sistem açığı kaynaklı ticari kredi ve mevduat istirdat davasında ihtiyati haciz, bilirkişi raporu ve sebepsiz zenginleşme iddiaları inceleniyor.
Özet: Banka sistem açığından kaynaklandığı iddia edilen haksız fiil niteliğindeki eylemler nedeniyle aleyhine ihtiyati haciz ve icra takibi başlatılan taşımacılık şirketi davacılar, bankaya borçlu olmadıklarının tespiti, takibin iptali ve ödenen bedelin istirdadını talep ederken, davalı banka davacıların haksız zenginleştiğini ve icra takibinin haklı olduğunu savunmuş, yapılan bilirkişi incelemesinde ise söz konusu işlemlerin davacıların kayıtlı mobil cihazları üzerinden gerçekleştirildiği ve davacıların alacaktan sorumlu olduğu tespit edilmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/258
KARAR NO : 2025/1054
DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İstirdat)
DAVA TARİHİ : 08/01/2024
KARAR TARİHİ : 25/11/2025
KARARIN YAZILMA TARİHİ : 26/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İstirdat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilleri hakkında davalı kurum tarafından önce Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.İş sayılı kararı ile ihtiyati haciz kararı alındığını ve akabinde Bakırköy Banka Alacakları İcra Dairesi tarafından ... Esas sayılı dosyasından ödeme emri düzenlendiğini, davacıların tebliğ edilen bu ödeme emirlerine süresinde ve usulüne uygun bir şekilde borca , faize ve tüm ferilerine karşı itiraz ettiklerini ve takibi durdurduklarını, takibe konu borcun sebebi olarak da bankanın müşterisi olan borçluların bankanın sistem açığından faydalanılarak haksız fiil niteliğindeki eylemleri nedeniyle bankanın uğramış olduğu zararın tahsili talebine ilişkin olduğunun gösterildiğini, davalı tarafça Bakırköy .... Asliye Ticaret mahkemesi kararı ile ihtiyati haciz kararı alınmış olması nedeniyle davacıların icra takibine itiraz etmiş olmalarına rağmen haciz işlemleri gerçekleştirildiğini, davacıların taşımacılık şirketi sahibi ve taşımacılık işi ile uğraşmakta olduklarını , 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 12.maddesi uyarınca tacir sıfatına haiz olduklarını, davacıların banka hesaplarına uygulanan ihtiyati haciz işlemi nedeniyle banka hesaplarına bloka konulduğunu, bu nedenle ticari işlerini yürütemez hale geldiklerini beyan ederek, davanın kabulünü, davacıların davalı bankaya borçlu olmadıklarının tespitini, takibin iptalini, ödenmiş olan bedelden şimdilik 1.000,00-TL nin ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile istirdadını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; öncelikle “kesin ödeme” ürünü hakkında bilgi vermek zorunluluk olup, kesin ödemenin, bankaları tarafından kurumsal, ticari ve bireysel segmentlerde yer alan tüm müşterilerimiz için bir ödeme ve tahsilat yöntemi olarak "kesin ödeme" isimli bir ürün geliştirildiğini, dava konusu edilen somut olayın davacılar ile banka arasında nasıl cereyan ettiği hususu ise aşağıda izah edildiğini, bankanın alacağını tahsil etmeye çalışmaktan başka bir amacı bulunmadığını. neticede davacıların; banka sistemlerindeki açık olmasaydı esasen kendilerine tahsisi mümkün olmayan bir parayı kullanamamaktan şikayetçi durumda olduğunu, sebepsiz zenginleşen davacıların bu davayı açmakta hukuki yararları bulunmadığını, işbu davayı açmakla dürüstlük kuralına aykırı hareket etmekteler ve bu durum hakkın kötüye kullanımı teşkil ettiğini, icra takibinin bankaları lehine verilen ihtiyati haciz kararına dayanmakta olup hukuken geçerli bir koruma tedbiri sebebiyle başlatıldığını, icra takibi ile tahsilde tekerrüre sebebiyet verilmemesi gerektiği, borçlulardan her birinin sorumlu olduğu asıl alacak tutarı ayrıca ve açıkça belirtildiğini, takip dosyasında borçlulardan fazla tahsil edilen bir tahsil harcı söz konusu ise; bu husus icra memurun işlemini şikayet başvurusu gerektirmekte olup bankaya karşı dava açılmasında hukuki yarar olmadığını belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Bakırköy Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; alacaklının ... Bankası Anonim Şirketi .... Şubesi, borçluların ..., ...,...,..,..,.... olduğu, takibe konu alacağın 2.582.661,26 TL olduğu, ödeme emrinin borçlulara tebliğ edildiği görülmüştür.
Bilirkişi tarafından sunulan 05/08/2025 tarihli raporda özetle, yapılan incelemelerde icra takip dosyasına konu alacak tutarlarından Davacıların sorumluluğunun bulunduğu, dava konusu kredi işlemleri için .... için 529.730,09 TL kalan alacak, ... (...) ... için 215.496,68 TL kalan alacak sorumluluğunun bulunduğuna dair görüşümüz devam etmekte olup; Dava dosyasında, Uyap sisteminde ve Yerinde yapılan inceleme ve tespitlerde davacıların bankacılık siteminde kayıtlı GSM Numarası ve bu işlemin yapıldığı IP PORT bilgileri değerlendirildiği, Bankacılık işlemlerinde mobil bankacılık için kullanılan ve tanımlı cep telefon olduğunun anlaşıldığı, bankacılık sistemine kayıtlı telefonun işlem zaman aralığında, limit kısılaması yapılmamış ise banka tarafından SMS gönderilme zorunluluğu bulunduğu, işlemin yapıldığı Sistem ve kullanılan Cep telefon markası ((.... / 2.6.5) - (...; / iOS: 16.4.1 / Scale: 3.00)) işlemlerin davacılar tarafından gerçekleştirildiği yönünde görüş bildirilmiştir.
Deliller :Dava dilekçesi, cevap dilekçesi,Mahkememiz ... Değişik İş nolu dosyası, Bakırköy Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takip dosyası, bilirkişi raporu, Bakırköy .... Sulh Ceza Hakimliğinin, ... Bankasının, Beylikdüzü Vergi Dairesi Müdürlüğünün, İstanbul Deftardarlığının, Bakırköy CBS'nin, İstanbul Esnaf ve Sanatlarlar Odaları Birliği Başkanlığının, İTSM'nin, ...'ın yazı cevapları, tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava,Mahkememiz ... Değişik İş nolu dosyasında verilen karar nedeniyle oluştuğu iddia edilen zararın tazmini istemine ilişkindir.
Uyuşmazlığın, davacılar tarafından 12/04/2023 tarihinde gerçekleştirilen kesin ödeme ürünü kullanımının sistem açığı kullanılmak suretiyle yapılıp yapılmadığı, ihtiyati haciz sebebiyle davacıların zararı bulunup bulunmadığı hususlarına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasında mobil olarak akdedilen Mevduat Hesabı Sözleşmesi'nin 7. Maddesinde;
“Müşteri, elektronik bankacılık kanallarında (ATM, Telefon, Bilgisayar vb cihazları
kullanarak Müşterinin dağıtım kanallarından bankacılık işlemleri yapabildiği /yapabileceği
sistemler) yapacağı işlemlerin, ancak hesabında bulunan mevcut nakit paradan ve/veya
tanınmış limitteki kredilerde virman yapılarak gerçekleşeceğini, hesap bakiyesinin ve/veya
kredi limitinin yetersiz olma nedeniyle gerçekleştirilemeyen işlemler için Bankanın herhangi
bir sorumluluğunun bulunmadığını, …” kararlaştırıldığı anlaşılmıştır.
Somut olayda; davacılar tarafından davalı tarafça hizmete sunulan kesin ödeme ürününü usule uygun kullanmalarına rağmen haksız şekilde hesaplarına bloke konulduğu ve ihtiyati haciz kararı alınması nedeniyle uğradıkları zararın tazmini talep edilmiş olup mahkememiz ... D.İş sayılı dosyasının da davacılar haricindeki kişiler tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul BAM 14/09/2023 tarihi .... H.D. ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile reddine karar verildiği dolayısıyla verilen ihtiyati haciz kararının doğru olduğu,mahkememizce bilirkişi marifeti ile yapılan inceleme neticesinde davacıların vadesiz hesabında yeteril bakiye bulunmamasına rağmne 11/04/2023-13/04/2023 tarihleri aralığında internet bankacılığında bulunan kontrolün mobil bankacılıkta gerektiği gibi çalışmaması ,talep edilen limitin otomatik olarak sistem tarafından onaylanması nedeniyle gerçekleştiği, hesaplarında yeterli meblağ bulunmamasına rağmen davacı ... tarafından sistem açığından faydalanılarak 12/04/2023 ve 13/04/2023 tarihlerinde toplam 550.000,00-TL , ... tarafından da 12/04/2023 tarihinde toplam 250.000,00-TL kesin ödeme ürünü talimatı verildiği, ...'ın davalıya toplam 529.730,09-TL,...'in 215.496,68-TL borcu bulunduğu, konusu kesin ödeme ürünü kullanımına istinaden yapılan davalı işlemleri ve verilen ihtiyati haciz kararı nedeniyle davacıların zararının bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın Reddine
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40.-TL red karar harcının, mahkememiz veznesine yatırılan 427,60.-TL peşin harcından mahsubu ile hazineye gelir kaydına, bakiye 187,80.-TL harcın karar kesinleşince ve talebi halinde davacı tarafa iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan 19.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 482,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 19.482,00 TL yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından dosyada yapılan 100,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine
5-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 1.000,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine,
6-Bakiye avansın karar kesinleşince yatırana iadesine,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad KAYDINA,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçesinin taraflardan her birine tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize yahut başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamını ödemek suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar usulen anlatıldı. 25/11/2025
Katip ... Hakim ....
e-imzalıdır e-imzalıdır