Haksız gözaltı ve tutukluluktan kaynaklı manevi tazminat davasında, Bölge Adliye Mahkemesi kararının Yargıtay 12. Ceza Dairesince onanması ve temyizlerin reddi.
Özet: Haksız yere gözaltına alınıp uzun süre tutuklu kaldıktan sonra beraat eden davacının, bu koruma tedbirleri nedeniyle açtığı tazminat davasında, ilk derece mahkemesince kısmen kabul edilerek hükmedilen manevi tazminat miktarının hem davacı hem de davalı vekillerince temyiz edilmesi üzerine, yüksek mahkeme tarafından yapılan incelemede, yargılama sürecinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, tazminat şartlarının oluştuğu ve hükmedilen manevi tazminat miktarının doğru belirlendiği tespitiyle, tarafların temyiz istemlerinin esastan reddine ve verilen hükmün onanmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/1201 E., 2024/1718 K.DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminatKARAR : Davanın kısmen kabulüTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaDavacının tazminat talebi hakkında dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davacı vekili ve davacı vekilinin temyiz dilekçesinin 25.10.2024 tarihinde tebliği üzerine davalı vekilinin 25.10.2024 tarihinde verdiği dilekçesinde hükme ilişkin temyiz sebeplerini bildirerek katılma yolu ile temyiz isteminde bulunarak davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, yapılan incelemede işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacının haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 60.000,00 TL maddi, 500.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 35.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının manevi tazminatın 25.000,00 TL'ye düşürülmesi suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Dairemizce davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine yapılan yargılamada davanın kısmen kabulü ile 80.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİDavacı vekilinin temyiz sebepleri; maddi tazminat talebinin kabul edilmesi gerektiğine, hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna, ilişkindir.Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddi gerektiğine, hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğuna, reddedilen miktar üzerinden davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, ilişkindir.III. DAVANIN KONUSUBölge Adliye Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Aydın 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/151 Esas – 2018/10 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 28.03.2017-28.12.2017 tarihleri arasında 275 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 18.01.2018 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat hükmünün davacı asile tebliğ edildiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. GEREKÇE VE KARARBozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, davacı vekili ve davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.11.2025 tarihinde karar verildi.