Haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle açılan tazminat davasında, Yargıtay bozma ilamı sonrası ilk derece mahkemesince hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının temyiz incelemesi ve HMK kesinlik sınırı değerlendirmesi.
Özet: Uyuşturucu ticareti suçlamasıyla 583 gün haksız yere gözaltında ve tutuklu kaldıktan sonra beraat eden davacı lehine açılan maddi ve manevi tazminat davasında, ilk derece mahkemesinin toplam 10.000 TL tazminat hükmetmesi üzerine, davacının tazminat miktarının eksik olduğuna, davalının ise davacının kendi kusuruyla tutuklandığına dair temyiz itirazları, yerel mahkemenin usul ve kanuna uygun karar verdiği ve tazminat şartlarının oluştuğu gerekçesiyle reddedilmiştir.
12. Ceza Dairesi         2022/9610 E.  ,  2025/8111 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2021/437 E., 2022/166 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : Kısmen kabul
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
Davacı hakkında Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.07.2023 gün ve 2023/2-191 Esas, 2023/703 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, 6100 sayılı HMK'da ilk derece mahkemesince verilen kararların temyiz edilmesi hâlinde kesinlik sınırının tespitine dair açık bir hüküm bulunmadığından HMK’nın 341/2. fıkrasındaki düzenlemenin dikkate alınması gerektiği, kanun yolu başvuru sınırlarının, başvurulacak kanun yoluna göre değil kararı veren mahkemeye göre belirlenmesi gerektiği, bu halde hüküm tarihinde HMK'nın 341/2. maddesinde öngörülen kesinlik sınırının 8.000,00 TL olduğu; 500.000,00 TL maddi ve 500.000,00 TL manevi tazminat talep eden davacı lehine hükmedilen toplam tazminat miktarının ise 10.000,00 TL olması karşısında hükmün davalı açısından kesin olmadığı belirlenmiştir.
Gerekçeli karar başlığında karar duruşmasına katılan Cumhuriyet savcısının isim ve sicil bilgilerine yer verilmemesi mahallinde tamamlanabilir yazım eksikliği olarak kabul edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 500.000,00 TL maddi ve 500.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 10.872,73 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin karara yönelik davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz isteklerine dayalı olarak yapılan inceleme sonucunda Dairemizce verilen 15.11.2021 tarihli bozma kararı üzerine, dosyanın gönderildiği İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulü ile 3.000,00 TL maddi ve 7.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, 5271 sayılı CMK'nın 307/3. maddesi uyarınca doğrudan temyiz merciine gönderilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz isteminin reddine, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davalı vekilinin temyiz sebepleri; tutuklanmasına kendi kusuru ile sebebiyet veren davacı(sanık) lehine Yerel Mahkeme tarafından sebepsiz ve haksız zenginleşmeye yol açacak şekilde tazminata hükmedilmesinin usul ve yasa hükümlerine aykırı düştüğüne, karşı vekalet ücreti verilmesi gerektiğine, davacı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen tazminat miktarının eksik olduğuna, mahsup işlemi ile tazminat miktarının düşürülmesinin hatalı olduğuna ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine yapılan yargılama sonunda, tazminat talebinin dayanağı olan Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/84 Esas – 2016/195 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan 10.02.2009 – 16.09.2010 tarihleri arasında 583 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 06.05.2016 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat hükmünün davacı asile 17.05.2016 tarihinde tebliğ edildiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.10.2013 tarihli ve 2008/45 Esas, 2008/88 Karar sayılı ek kararı ile mahsuba konu yapıldığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, davacı vekili ve davalı vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
İlk Derece Mahkemesinin 04.11.2016 tarihli ve 2016/308 Esas, 2016/437 Karar sayılı karar ile verilen 10.872,73 TL maddi ve 20.000 TL manevi tazminata ilişkin hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın sadece davacı vekili tarafından temyiz edilmesi nedeniyle davacı açısından kazanılmış hak teşkil ettiği gözetilmeksizin, bozma sonrası kurulan hükümde davacı lehine eksik maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-f maddesi gereği hüküm fıkrasının maddi ve manevi tazminat miktarlarının belirlendiği bölümünde yer alan "3.000 TL ve 7.000 TL" ibarelerinin, "10.872,73 TL ve 20.000 TL" ibareleri ile, değişen tazminat miktarına göre aynı Kanun’un 303/1-h maddesi gereği hüküm fıkrasının vekalet ücretine ilişkin bölümde yer alan "2.000 TL" ibaresinin "4.630,90 TL" ibaresi ile değiştirilmesi suretiyle oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/4. maddesi uyarınca Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.11.2025 tarihinde karar verildi.