Yargıtay, avukatın vekalet görevini kötüye kullanma mahkumiyetini, eylemin icraiden ihmali davranış olduğu ayrımının hatalı yapılması ve ceza hükümlerindeki usul eksiklikleri nedeniyle bozdu.
Özet: Yargıtay, avukatın vekalet ücreti almasına rağmen dava açmaması ve müvekkiliyle iletişime geçmeyerek oyaladığı iddiasıyla alt mahkemelerce icrai davranışla görevi kötüye kullanmaktan verilen mahkumiyet kararını, eylemin ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğunu ve sanığın katılanı oyaladığına dair yeterli delil bulunmadığını, ayrıca adli para cezasının tam gün sayısının belirtilmemesi ve hak yoksunluğu süresinin hatalı belirlenmesi gibi hukuka aykırılıklar tespit ederek, istinaf mahkemesi kararını bozup dosyayı yeniden incelenmek üzere bölge adliye mahkemesine göndermiştir.
5. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : ████████ Esas, ████████ Karar
SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmü kaldırılarak farklı uygulama ile aynı suçtan mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Sanığın dosya kapsamına göre uygun görülmeyen duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299. maddesi uyarınca takdiren reddine ve incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İlk Derece
Isparta 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.03.2022 tarihli ve ████████ Esas, ███████ sayılı Kararı ile sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/1, 62, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 150 tam gün karşılığı 4.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmedilmiştir.
B. İstinaf
Katılan ve sanığın istinaf talepleri üzerine duruşma açılarak yapılan inceleme neticesinde; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 26.01.2023 tarihli ve ████████ Esas, ████████ sayılı Kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak sanığın atılı suçtan 5237 sayılı Kanun'un 257/1, 62/1, 50/1-a ve 52. maddeleri uyarınca 4.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/5. madde ve fıkrası gereği hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanığın Temyiz İstemi
Katılanın vekaletnameyi göndermediğine, aralarında vekalet ilişkisinin kurulmadığına, ilk avukatından muvafakat getirmediğine ve avukatı azletmediğine, hesabına gelen paraları iade ettiğine, herhangi bir zararının oluşmadığına, usul ve kanuna aykırı olarak verilen kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Suç tarihinde Konya Barosuna kayıtlı avukat olan sanığın katılanın vekilliğini üstlenerek alacaktan kaynaklı muvazaa sebebiyle tasarrufun iptali davası açmak için vekalet ücreti ve masraf avansı almasına rağmen söz konusu davayı açmayarak ve katılanın çeşitli zamanlarda yazdığı mesajlarla görüşmek istediğini belirtmiş olmasına rağmen, sanığın mesajları ile katılanı oyaladığının kabulüyle icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine karar verilmiş ise de dosya kapsamına, sanığın mesajlarının içeriklerine ve katılanın telefonlarına cevap vermeme şeklindeki eylemlerine nazaran sanığın katılanı oyaladığına dair delil bulunmadığı, dava açmamak şeklindeki eyleminin 257/2. maddesinde düzenlenen ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağı gözetilmeden, aynı Kanun'un 257/1. maddesi ile uygulama yapılması,
Kabule göre de;
Sanık hakkında tayin edilen kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında adli para cezasına esas alınan tam gün sayısının hüküm fıkrasında gösterilmemesi suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 52/3 ve 5271 sayılı Kanun'un 232/6. maddelerine muhalefet edilmesi,
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-e madde, fıkra ve bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen ve adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilen sanık hakkında, aynı Kanun'un 53/5. maddesi gereğince hak yoksunluğuna hükmolunurken yasaklılık süresinin "75 gün" yerine "2 ay 15 gün" olarak belirlenmesi,
Hukuka aykırı görülmüştür.
III. KARAR
Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, hükmün 5271 sayılı Kanun'un 302/2 ve 307/5. maddeleri gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, bozma kararının içeriği de gözetilerek 5271 sayılı Kanun'un 304/2-b maddesi uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.03.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!