Yargıtay 3. Ceza Dairesi, Bylock aidiyeti ve sanığın eşinin tanık olarak dinlenmesi konularında eksik araştırma sebebiyle FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üyelik mahkumiyetini bozdu.
Özet: Bu hukuki evrakta, sanığın silahlı terör örgütüne üyelik suçundan ilk derece mahkemesince verilen beraat kararının bölge adliye mahkemesi tarafından kaldırılarak mahkumiyete dönüştürülmesi üzerine yapılan temyiz incelemesinde; Bylock iletişim sisteminin FETÖ/PDY örgütüne özgü bir delil niteliği taşıması karşısında, sanığın Bylock kullanıcısı olmadığı yönündeki beyanları ve eşinin Bylock kullandığı iddiası göz ardı edilerek eşinin tanık sıfatıyla dinlenmemesi, Bylock tespit tutanağının sanığa ait olup olmadığının yeterince araştırılmaması, irtibatlı kişilerin sorgulanmaması ve tüm delillerin usulüne uygun şekilde duruşmada okunup tartışılmaması gibi eksik soruşturma ve inceleme nedenleriyle verilen mahkumiyet hükmü bozulmuştur.
3. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : ████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Uşak 18. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ███████ K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : 5271 sayılı CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince verilen beraat
kararının, aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca kaldırılarak; 5237
sayılı TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1 ile TCK’nın 62, 53... /9. maddeleri uyarınca mahkumiyetine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle,
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve ███████-956 esas, ████████ sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve ██████████ başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağının kabulü karşısında;
Maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasını teminen, sanığın aşamalarda ByLock kullanıcısı olmadığını beyan ettiği ve eşi hakkında da aynı suçtan dava açılarak ByLock kullandığı iddiasının bulunduğunu bildirdiği gözetilerek, eşi "...."nın mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak ifadesine başvurulmasından sonra; kabule esas alınan “....” ID numaralı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının sanığa ait olup olmadığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde araştırılması, sanığa ait olduğunun belirlenmesi halinde katıldığı gruplar başlığı altında bulunan irtibatlı görünen kişiler hakkında soruşturma veya kovuşturma bulunup bulunmadığı sorgulanarak varsa sanıkla ilgili aşama beyanlarının dosyaya celbedilmesi ve UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında beyan bulunup bulunmadığı da tespit edilerek, ilgili şahısların usulüne uygun şekilde tanık sıfatıyla dinlenilmesi ile tüm bilgi ve belgelerin 5271 sayılı CMK’nın 217. maddesi gereğince duruşmada okunarak tartışılması sonucunda sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!