İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin, taşınır kira sözleşmesinden kaynaklanan, DBS ile tahsil edilen araç hasar bedelinin sebepsiz zenginleşme iddiasıyla iadesi davası.
Özet: Bir şirket, davalı araç kiralama şirketinin kazaya karışan bir araca ait 77.000 TLlik hasar bedelini, faturayı iade etmesine rağmen Doğrudan Borçlandırma Sistemi (DBS) aracılığıyla haksız yere hesabından çektiğini iddia ederek sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre paranın ticari avans faiziyle iadesini talep etmiş; davalı ise, kiralanan aracın hasar görmesi sonucu oluşan zararın, hurda değeri düşüldükten sonra kalan 77.000 TLlik kısmının yasal ve sözleşmeye uygun şekilde tahsil edildiğini, davacının sorumluluğunu kabul ettiğini ancak tahsilat yöntemini itiraz ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

T.C.İZMİRBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ23. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : ████████ KARAR NO : █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : █████/2023NUMARASI : ████████ Esas ████████ KararDAVANIN KONUSU : Alacak (Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ : █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2026Davalı tarafından yapılan istinaf kanun yolu başvurusu ve dosya kapsamı incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili, dava dilekçesi ve duruşmalarda özetle; müvekkil şirketin 1984 yılından beri .... ismiyle faaliyet gösterdiğini, şirketin kurumsal yapısı ve fazlaca çalışanı olması sebebiyle sürekli olarak araç kiralama ihtiyacı doğduğunu, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında imzalanan sözleşme uyarınca davalı tarafça, müvekkil şirkete bir çok araç kiralandığını, araç kiralama şirketlerinin kendilerini garantiye alma amacıyla sözleşme hükümleri arasında dbs (doğrudan borçlandırma sistemi)ni kullanma şartı koşulması uygulamada bir çok müşterinin mağduriyetine sebebiyet verdiğini, müvekkil şirket ile davalı şirket arasında imzalanan sözleşme uyarınca davalı tarafça, müvekkil şirkete bir çok araç kiralandığını, araç kiralama şirketlerinin kendilerini garantiye alma amacıyla sözleşme hükümleri arasında DBS (doğrudan borçlandırma sistemi)ni kullanma şartı koşulması uygulamada bir çok müşterinin mağduriyetine sebebiyet verdiğini, Doğrudan Borçlandırma Sisteminin yaygın bayi ve satış teşkilatına sahip firmaların, mal ve hizmet satışı gerçekleştirdikleri müşterilerden olan alacaklarının, müşteri lehine tahsis edilen kredi limiti kadar garanti kapsamına alınması ve otomatik olarak müşteri hesaplarından ana firma hesabına transfer edilmesini sağlayan otomatik tahsilat sistemi olduğunu, müvekkil şirkete davalı şirket tarafından kiralanan "... marka ... model ... plakalı aracın" kazaya karışması sebebiyle, zarar bedeline ilişkin .... otomotiv firması tarafından kesilen 77.000-TL'lik faturanın müvekkil şirketçe iade edilmesine rağmen işbu bedel haksız yere müvekkil şirket hesabından dbs (doğrudan borçlandırma sistemi)' vasıtasıyla çekildiğini, bu nedenle; davalı taraf, çekilen tutar oranında sebepsiz zenginleştiğinden bahse konu paranın sistemden alındığı tarihten itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte iadesini talep ettiklerini, müvekkil firma hesabından davalı şirketçe DBS üzerinden doğrudan para çekilmesinin hukuka aykırı olduğunu, TBK 77 uyarınca, haklı bir sebep olmaksızın bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlü olduğunu, bu itibarla; sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca davalı tarafın haksız yere müvekkil şirket hesabından çekmiş olduğu bedelin ticari avans faiziyle birlikte iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesi ve duruşmalarda özetle; müvekkili şirket araç kiralama markaları olan ... ve ... markalarının Türkiye’deki temsilcisi olduğunu, bu markanın iştigal ettiği ticari faaliyet alanının ise araç kiralama işleri olduğunu, davacı şirket ile müvekkil şirket arasında 21.09.2016 tarihli uzun süreli araç kiralama sözleşmesi akdedildiğini ve bu sözleşmeye ek olarak yapılan protokollerle, davalı şirkete araçlar kiralanarak teslim edildiğini ve anlaşıldığı kadarı ile halen de teslim edilmeye devam edildiğini, 27.06.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasında, taraflar arasındaki araç kiralama ilişkisi çerçevesinde davacı şirkete kiralanan ve teslim edilen ... plakalı aracın hasarlandığını, dava konusu uyuşmazlığa konu hasardan kaynaklanan alacağın bu aracın hasarlanmasından kaynaklandığını, dava konusu aracın tek taraflı kaza ile önemli bir şekilde hasarlandığı ve tamiri ekonomik görülmediğinden müvekkil şirket tarafından hasarlı hali ile 151.000,00.-TL. bedelle satıldığını, aracın hasarsız değeri göz önüne alınarak fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak bakiye zarar bedeli olan 77.000,00.-TL'nin davacı şirkete fatura edildiğini, bu yapılanlarda hiçbir hukuka aykırılık bulunmadığını, sonuç olarak, davacı tarafın da meydana gelen hasar nedeni ile oluşan müvekkil şirket zararının ve bu zarar nedeni ile sorumluluğunun bulunduğunun farkında olduğunu, sadece DBS sistemi ile bedelin kolayca tahsil edilebilir olmasını kabul edemediklerini, ayrıca davacı tarafın 77.000,00.-TL. bedelin haksız alındığını iddia ederken fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak sadece 15.000,00.-TL.'lik kısmının iadesini istemesinin de, davacının davasındaki tereddünün açık bir göstergesi olduğunu, belki de borcunun 77.000,00.-TL. değil de daha düşük olduğunu düşündüklerini, ancak yukarıda da belirtildiği üzere hasar bedelinde ve bu hasar bedeli üzerinden davacıdan yapılan tahsilatta hukuka aykırı hiçbir yön bulunmadığını belirterek, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davacıya tahmiline karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. İLK DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN KARAR:Mahkemece; " Dosyanın İzmir 5. Sulh Hukuk Mahkemesine İADESİNE, " karar verilmiştir. Karara karşı davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının dava talebinin uzayan süreler çerçevesinde dahi süresinde olmadığını, talebin süresinde olduğuna ilişkin █████/2023 tarihli BAM kararının hatalı olduğunu, dosyanın bir mahkemeden diğer mahkemeye gönderilerek sürecin uzatıldığını, bu nedenlerle kararın kaldırılmasını ve davacının davasının açılmamış sayılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir.GEREKÇE: Dairemizin 2.1.2023 tarih █████████ Esas ███████ Karar sayılı ilamıyla; Davacı, uzun süreli araç kira sözleşmesi uyarınca kiracı, davalı da kiraya verendir. Uyuşmazlık kiralananın değer kaybına ilişkin olup kira ilişkisinden kaynaklanır gerekçesiyle kaldırma kararı verilerek, yerine görevli mahkemenin İzmir Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesi olduğuna, 6100 sayılı yasanın 20.maddesi gereğince taraflardan birinin kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesine başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde, mahkemesince davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine, dair görevsizlik hükmü kurulmuştur.28.2.2023 tarihli ek karar ile İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesince, HMK'nun 20. maddesi uyarınca dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.Davacı vekili 22.3.2023 tarihli istinaf dilekçesinde, ek kararın kaldırılması gerektiğini belirtmiş,dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesini istemiştir. Dairemizin 16.06.2023 tarih █████████ Esas █████████ Karar sayılı ilamıyla; Davacı vekilinin sunduğu belgeler ve Uyap adres sorgusuna göre 6.2.2023 deprem felaketi tarihinde davacı vekilinin ailesinin adres kaydı Ohal kapsamında olan Gaziantep ilidir.Olağanüstü Hal Kapsamında Yargı Alanında Alınan Tedbirlere İlişkin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin m.2/6 hükmü ile getirilen "söz konusu avukatlar tarafından takip edilen dava ve işlerle ilgili olarak bu avukatlar bakımından 6/3/2023 (bu tarih dâhil) tarihine kadar ülke genelinde uygulanır" hükmü gözetilmeden 28.2.2023 tarihli ek karar ile davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşıldığından İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2023 tarih, ████████ Esas ████████ Karar sayılı ek kararının kaldırılmasına, dosyanın gereği için kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ esas, ████████ karar sayılı ilamı █████/2023 tarihli yazısı ile dosyanın İzmir Sulh Hukuk Mahkemelerine tevzi edilmek üzere, görevsizlik kararı verilerek İzmir 5. Sulh Hukuk Mahkemesine gönderildiği görülmüştür. İzmir 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas, █████████ Karar ve █████/2023 tarihli dosya üzerinden kesin olarak verilen kararı ile "davacı vekilinin ohal kapsamında uzayan yasal süresi de göz önünde bulundurulduğunda süresi içerisinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmediği dikkate alınarak ilgili usuli işlemler tamamlanmak üzere dosyanın İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne iadesine, dosyasının esasının bu şekilde kapatılmasına," karar verilerek dosyanın İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne geri gönderildiği görülmüştür. İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2023 tarih, ████████ Esas ████████ Karar sayılı ilamı ile istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosyanın İzmir 5. Sulh Hukuk Mahkemesine iadesine karar verildiği davalı vekilinin de kararın kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.İzmir 5. Sulh Hukuk Mahkemesince; Dairemizin 16.06.2023 tarih █████████ Esas █████████ Karar sayılı ilamı uyarınca İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2023 tarih, ████████ Esas ████████ Karar sayılı ek kararının kaldırılmasına karar verildiği ve davacı vekilinin süresi içerisinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine ilişkin talepte bulunduğu anlaşıldığından İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesince dosyanın gönderilmesi sonrasında dairemizin istinaf kararı uyarınca görevli mahkeme olarak davanın esasına girmesi gerekirken belirtilen gerekçesi ile dosyayı İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne geri göndermesi doğru değildir. İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin verdiği karar doğrudur.Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.KARAR : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; Davalının istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gerekli 732,00 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL istinaf karar harcının istinaf eden taraftan tahsili ile hazineye irat kaydına, İstinaf gider avansı fazlalığı bulunması halinde yatırana iadesine,Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK' nun 362/1-b maddesi uyarınca KESİN olarak █████/2026 günü oy birliği ile, karar verildi. Altan ÖZELBaşkan 42435 ¸ Edibe Funda HİNDİOĞLUÜye 101293 ¸Neslihan ÇEBİÜye 174633 ¸Mesut Can İLYAZ Katip 244485 ¸