İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde, çekten kaynaklanan menfi tespit talebinin kabulü ile istirdat isteminin reddine dair ilk derece kararının davalı vekilince istinaf incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının ödenen ancak çalındığı iddia edilerek iade edilmeyen bir çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti (menfi tespit) ve çekin istirdadı talebiyle açtığı davayı ele almaktadır; ilk derece mahkemesi, davacının ödeme nedeniyle çeke ilişkin borçlu olmadığını tespit ederek menfi tespit talebini kabul etmiş, ancak çekin iptali ve istirdat istemini reddetmiştir, davalı ise bu karara karşı, ödemelerin doğrudan çeke ilişkin olmadığını ve davacının hala borçlu olduğunu iddia ederek istinaf yoluna başvurmuştur.

T.C.
İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ16. HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IDOSYA NO:████████ EsasKARAR NO:████████İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ:█████/2024NUMARASI:█████████ ESAS, ████████ KARARDAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ:█████/2026İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekillerinin davalıya çek verdiğini, verilen çeklerin bedellerinin davalıya ödendiğini, davalıdan çeklerin iadesinin talep edildiğini, çeklerin çalındığı belirtilerek çeklerin iade edilmediğini daha sonra bu çeklerden bazılarının dava dışı şirketçe icra takibine konu edildiğini belirterek dava konusu olan henüz vadesi gelmemiş ... Bankası ... şubesine ait ... seri numaralı çekin istirdadını talep etmiştir.CEVAP:Davalı tarafından süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████████ Esas ████████ Karar 06.11.2024 Tarihli kararı: "...Somut olayın incelenmesinde; menfi tespit davasında kural olarak ispat yükünün alacaklı olduğunu iddia eden davalı tarafa ait olduğu, bununla birlikte uyuşmazlığın çekin ödenmesi bu nedenle bedelsiz kalması sebebiyle menfi tespite ilişkin olması nedeniyle ispat yükünün davacı borçlu tarafa geçeceği, dosyada delillerin celp edildiği, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, davalının davacıya fatura düzenlendiği, davacınında davaya konu çekinde içinde bulunduğu 6 adet çekin davacı tarafça davalıya verildiği, davalı taraf uhdesindeyken çeklerin kaybedildiği, davaya konu çek hakkında icra takibi yapıldığı, tarafların ticari kayıtlarının incelenmesi sonucunda hükme ve denetime elverişli son bilirkişi raporu ile davacının ödeme nedeniyle davaya konu çekten davalıya borçlu olmadığını ispat ettiği, çekte başka cirantaların imzalarının olması, çekin dava dışı 3. Kişi tarafından icra takibine konu edilmesi nedeniyle iptal edilemeyeceği bununla birlikte çekin istirdatı şartlarınında çekin davalı uhdesinde olmaması nedeniyle oluşmadığı değerlendirilerek aşağıdaki şekilde hüküm kuruldu.HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Menfi tespit talebinin kabulü ile ... bankası AŞ. ... Şubesine ait keşidecisi ... ŞTİ, lehtarı .... Şti olan, keşide yeri İstanbul, keşide tarihi █████/2021, seri numara ... olan 155.3000 TL bedelli çekten dolayı davacı tarafın davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine2- davaya konu çekin iptali istemi ile bu çekin istirdatı isteminin yasal şartları oluşmadığından reddine,..." karar verilmiştir.İSTİNAF İSTEMİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Dava konusu ... Bankası A.Ş. ... Şubesine ait Keşidecisi .... Olan 30.12.2021 tarihli ... seri numaralı çekten dolayı davacı keşidecinin müvekkil firmaya yapmış olduğu ödemeler banka dekontları dikkate alınarak direkt olarak çeke ilişkin olmadığını, davacı firmanın işbu dava konusu çek için herhangi bir ödeme yapmadığını, yapılan ödemeler tarafların arasındaki çeşitli ticari ilişkilerin gereği olarak yapılmış olup dava konusu çeke ilişkin ödeme olmadığını, ödeme yapılmış olan çekin davacı keşidecide değil de davalı lehtarda olduğunu iddia etmek basiretli tacirden beklenmeyecek bir durum olduğunu, Ayrıca dosyada mübrez bilirkişi raporunda davacının müvekkili firmaya borçlu olduğu açıkça ortada olduğunu, Zira alınan uzmanlık raporunda; "Davalı tarafından çekin çalınma nedeni ile davacıya iadesi yapılmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda verilen çek kaydi olarak davacının defterlerinde davalının borç bakiyesine (borç bakiyesine dahildir.) işlenmiş durumdadır. Davalı tarafından çek iade edilmiş olsa idi bu kez davacı davalının hesabına 155.300,00 TL alacak olarak yazması gerekecekti. Ve davalı 155.300,00 TL alacaklı olması gerekecekti. Dolayısı ile çek borcunun toplam tutarının 155.300,00 TL olduğuna. Cari hesap bakiyesine göre davacının davalıdan 53.927,88 TL alacaklı olduğuna göre; Dekontlardan direk olarak tespit edilemeyen çek karşılığı ödemenin cari hesap bakiyesi davacının alacağını bu çek için ödemiş olduğunun Sayın Mahkemece kabulü halinde; Davacının çek borcu : 155.300,00 TL ,Davacının cari hesap alacağı ……: (-) 53.927,88 TL ,Davacının kalan çek borcu ……….. : 101,372,12 TL tutarında olacağı kanaatine varılmıştır. Nihai takdirin Sayın mahkemenize ait olduğunu arz ederim." denildiğini, ispat yükü kendisinde olan davacının borçlu işbu yükümlülüğünü yerine getirmediğini, nitekim dava konusu çek bedeli davacı firma tarafından ödenmediğini beyanla ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.GEREKÇE:Dava; Menfi Tespit ile çek istirdatı istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;1-Menfi tespit talebinin kabulü ile ... bankası AŞ. ... Şubesine ait keşidecisi ... ŞTİ, lehtarı .... Şti olan, keşide yeri İstanbul, keşide tarihi █████/2021, seri numara ... olan 155.3000 TL bedelli çekten dolayı davacı tarafın davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine, 2- davaya konu çekin iptali istemi ile bu çekin istirdatı isteminin yasal şartları oluşmadığından reddine,..." karar verilmiştir. Karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davaya konu çekin 30.12.2021 tanzim ve 30.12.2021 ibraz tarihli, 155.300,00 TL bedelli olduğu, İstanbul 14. İcra Müdürlüğü .... Sayılı dosyasından çeke dayalı olarak 17.01.2022 tarihinde, son ciranta ... tarafından;.... Şti., ....Şti., ... Şti., ...Tekstil -..., ... aleyhine başlatılan icra takibi ile; 155.300,00 TL Asıl Alacak,1.214,75 TL Faiz,Tazminat ve komisyon alacakları dahil toplam 172.510,65 TL takip çıkışı üzerinden icra takibi başlatıldığı görülmüştür.Dosyanın incelenmesinde; Davacı tarafın dava dilekçesinde dava konu çeklerin ticari ilişki sebebiyle verildiğini, çeklerin davalı elindeyken peyderpey ödendiğini, ödenen çeklerin iadesini istediğini, ancak davalının bu çeki çaldırdığını ve bu nedenle Büyükçekmece CBS'nin ██████████ soruşturma numaralı dosyasının açıldığını beyan ettiğini, savcılık kanalı ile çekler hakkında ödeme yasağı kararı alındığını, ödenen ve bedelsiz kalan çeklerden dolayı davalı tarafa borçlu olmadığının tespitini talep ettiği görülmüş, davalı tarafın süresinde cevap dilekçesi sunmayarak iddia edilen vakıaları inkar etmiş sayıldığı anlaşılmıştır. Bu kapsamda taraflar arasındaki uyuşmazlığın; ... bankası AŞ. ... Şubesine ait Keşidecisi .... Şti. olan █████/2021 tarihli ... seri numaralı çekten dolayı davacı keşidecinin, davalı lehdara borçlu olup olmadığı, banka dekontları da dikkate alınarak çeke ilişkin ödeme yapılıp yapılmadığı, davacının varsa borç miktarının hesaplanması ile çekin istirdatı isteminin yerinde olup olmadığına ilişkin olduğu görülmektedir. Bilirkişi ... tarafından düzenlenen mali raporda; davacının kendi defterlerine göre 2021 yılında davalıdan 53.927,88 TL alacaklı olduğu, davalı defterlerine göre davalının davacıdan 44,62 TL alacaklı olduğu, dava konusu çekin de içinde bulunduğu 6 adet çekin davacı ve davalı firma tarafından kayıtlara alındığı, EFT kayıtlarının davacı ve davalı ticari defter kayıtlarına alındığı, dekontlar üzerindeki ve cari hesap kayıtlarının açıklamalarından ilgili ödemelerin tarafların aralarındaki cari hesaba ait ödemeler olduğunu, davaya konu çekten dolayı davacının davalıya borçlu olup olmadığına ilişkin değerlendirme yapılamadığına dair görüş bildirildiği görülmüştür.Bilirkişi ...'den alınan mali rapor sonuç bölümünde; davacının çek borcu nedeniyle davalıya 101.372,12 TL borçlu olduğunun belirtildiği görülmüştür. Bilirkişi ...'dan alınan son mali raporda ise; davalının davacı adına düzenlediği faturaların her iki taraf defterinde kayıtlı olduğu, davacı tarafın davalı tarafa 6 adet çek verdiği, davaya konu 31.12.2021 tarihli 955.050 TL bedelli çekin de bu çekler arasında olduğu, davalı tarafından davaya konu çek de dahil olmak üzere diğer çekler hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunulduğu, davalı tarafından düzenlenen faturaların davacı ticari defterlerinde davalı adına anılan hesaba alacak, yapılan ödemeleri de borç kaydettiği; neticeten davacı şirket ticari defter ve belgeleri çerçevesinde 31.12.2021 tarihi itibarıyla davalı borç tutarının 53.927,88 TL olduğu, huzurdaki dava tarihi28.12.2021 olup, dava tarihini de içine alacak şekilde işbu bakiyenin değişmediği, davalı ticari defterlerinde davalı tarafından davacı adına düzenlenen faturaların davacı adına anılan hesaba borç, yapılan tahsilatların da alacak kaydedildiği, neticeten davalı şirket ticari defter ve belgeleri çerçevesinde 31.12.2021 tarihi itibarıyla davacı borç tutarının 44,62 TL olduğu, huzurdaki dava tarihi 28.12.2021 olup dava tarihini de içine alacak şekilde işbu bakiyenin değişmediği, tarafların muavin defter hesap özetlerinin ticari defterleri ile karşılaştırması sonucunda neticeten davaya konu çek bedelinin ödendiğinin belirtildiği görülmüştür.Menfi tespit davasında kural olarak ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davalı tarafa ait olmakla birlikte, davanın "çekin ödeme nedeniyle bedelsizlik" iddiası ile açıldığı nazara alındığında ispat külfeti davacı üzerindedir.İlk derece mahkemesince her ne kadar son mali rapora dayalı olarak karar verildiği görülmüş ise de; Son mali rapor incelendiğinde; davacı tarafından davalı yana banka havalesi yoluyla yapılan 5.579.000,00 TL toplam tutarında ödemelerin tamamının her iki şirket ticari defterlerinde kayıtlı olduğu tespitine karşılık rapor sonuç bölümünde davalı ticari defterlerinde davacı tarafından yapılan nakit/ef toplam tutarı 5.479.000,00 TL ve 9.900.600,00 TL tutarında çek kaydı bulunduğunu ve yine devam eden bentte ise davacı ticari defterlerinde 15.625.106.40 TL fatura karşılığı nakden/eft ödenen 5.539.700,00 TL nakit/eft 10.139.334,28 TL (davacıda kayıtlı çek vb ödeme kaydı) neticesi 53.927,88 TL olduğunun belirtildiği görülmekle mali raporda davacı ödemeleri yönünden yapılan tespitlerdeki farklılığın denetime elverişli şekilde açıklanmadığı, yine raporda 2021 yılında ticaret hacmi 15.625.062,08 TL olan tarafların ( 44,62 TL +53.927,88 TL)= 53.972,50 TL tutarında farka ilişkin tam bir tespit yapmak mümkün olmadığının belirtildiği, sunulu ödeme belgeleri incelendiğinde ise 17.08.2021 tarihli 100.000,00 TL bedelli dava dışı ".... Şti." şirket lehine yapıldığı anlaşılan ödemeye ilişkin de sunulu raporda yeterli inceleme yapılmadığı görülmüştür. Sunulu tüm mali raporlar dikkate alındığında; Taraflar arasında 2021 yılına ilişkin birden fazla (son mali rapora göre 27 adet) fatura keşide edildiği ve davacının davaya konu çekin de içinde bulunduğu 6 adet çeki 10.06.2021 tarihli tahsilat makbuzu ile davalıya verdiği, davaya konu 30.12.2021 tarihli ... seri numaralı 155.300,00 TL lik çekin her iki şirket ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu, çekin davalıya tesliminden kısa süre sonra (21.06.2021) ve ancak davaya konu çekin keşide tarihinden önce, davalı tarafından çeklerin kaybedildiği iddiası ile savcılığa suç duyurusunda bulunduğu, şikayet dilekçesinin incelenmesinden şikayete konu çekler arasında davaya konu çekin de yer aldığı anlaşılmaktadır. Tüm bunlardan, çekin ileri vadeli olarak keşide edildiği sabit olduğu gibi verilen çeklere ilişkin kayıtların yer aldığı ve keşide tarihinden öncesine ait olduğu anlaşılan 10.06.2021 tarihli tahsilat makbuzunun, dayanak ödeme belgeleri olmaksızın doğrudan "tahsilat" olarak kabul edilemeyeceği açıktır. Dava ödeme nediyle bedelsizlik iddiasına dayalı açılmış olmasına göre, ileri vadeli olarak keşide edilen çekte dava tarihi (28.12.2021) esas alınarak inceleme yapılması, keşide edilen ve itiraz konusu edilmeyerek taraflar arasında kesinleşen fatura miktarına karşılık toplu şekilde verilen çeklerin ödeme tarihleri nazara alınarak ve ilgili bankalardaki ibraz görüntülerinin celp edilerek bunlara ilişkin ödemelerin de tespiti yapılması ve ödemelere dayanak belgelerin raporda açık şekilde açıklanarak sonuca gidilmesi gerekir. Sunulu raporlarda, işbu tespitler yönünden inceleme farklılıkları bulunduğu anlaşılmakta olup, az yukarıda açıklandığı üzere, yetersiz mali incelemeye dayalı bilirkişi raporunun hükme esas alınarak karar verilmesi yerinde değildir.Bu nedenle, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince, davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulüne, ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına, gerekçede belirtildiği şekilde yargılamaya devam olunarak denetime ve hüküm kurmaya elverişli mali rapor alınması ve dosyada tüm deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak neticesine göre karar verilmesi için dosyanın mahkemesine iadesine, karar kaldırma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:1-Davalı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince, BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 06.11.2024 tarihli █████████ ESAS - ████████ KARAR sayılı kararının KALDIRILMASINA,2-Yukarıdaki gerekçede belirtildiği şekilde yargılamaya devam olunması için dosyanın mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-Karar kaldırma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,4-İstinaf peşin harcının talebi halinde davalıya iadesine, 5- İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama gideri olan 1.683,10 TL istinaf yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7- Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince ilgili tarafa iadesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.█████/2026