Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi, ticari şirketin su aboneliğinde idare tarafından sehven ticarethane tarifesi uygulandığı iddiasıyla fazla ödenen ücretlerin iadesi talepli alacak davasında ilk derece kararının istinaf incelemesini gerçekleştirdi.
Özet: Davacı şirketin su aboneliğinin davalı idarece sehven ticarethane olarak sınıflandırılması sonucu mesken tarifesi yerine ticari tarifeden fazla ödeme yaptığı iddiasıyla açtığı alacak davasında, ilk derece mahkemesinin bilirkişi raporları doğrultusunda tarifelendirmenin hatalı olduğunu kabul ederek 69.629,23 TLnin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verdiği, davalı tarafın ise kendi kusuru bulunmadığı ve davacının ticari işletme olması nedeniyle mesken tarifesi uygulanamayacağı gerekçeleriyle bu kararı istinaf ettiği incelenmektedir.

T.C.

ERZURUM
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ████████
KARAR NO : █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : █████/2026 (Karar)
NUMARASI : ████████ Esas, ███████ Karar
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2026
Taraflar arasında görülen davaya ilişkin olarak yapılan açık yargılama sonucunda verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacı şirkete ait ... tesisat nolu su aboneliği ilk abonelik işlem yapılırken davalı idare tarafından sehven ticarethane olarak yazıldığını ve █████/2019 tarihinde davalı idare tarafından yeni yapılan sözleşmeyle mesken olarak düzeltildiğini, ilk abonelik işlemin tarihi olan █████/2017'den █████/2019 tarihine kadar bu tarihler arsasında kullanılan su sarfiyatının ücretlendirilmesinin mesken yerine ticari tarife üzerinden faturalandırıldığını, davalı kurum tarafından sehven yapılan bu işlem üzerine su kullanım ücretlendirilmesi sebebiyle davalı kuruma fazlaca ödeme yapıldığını, yapılan fazla ödemelerin yeniden doğru tarifeye göre hesaplanıp ödenen fazla miktarın iadesi için davalı idareye Erzurum .. Noterliğinin ...yevmiye numaralı ve █████/2019 tarihli ihtarnamesiyle ihtar edildiğini fakat davalı idarenin ödeme yapmadığını belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak ve bilirkişi raporundan sonra artırma hakları saklı kalmak kaydıyla davalı idarenin haksız ve hukuka aykırı işlemi sonucu davacıdan tahsil ettiği 10,000,00-TL'nin (yasal faizi ile birlikte) su ücretinin davalı idareden alınarak davacı müvekkili şirkete verilmesine karar verilmesini, yargılama giderlerinin ve ücreti vekaletin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini 69.629,23-TL olarak arttırdığı görülmüştür.
CEVAP:
Davalı cevap dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, zorunlu deprem sigortası poliçesine göre kullanım şekli ticarethane olarak belirlendiğinden iş bu poliçe dikkate alınarak davacı adına ticarethane tarifesi üzerinden abonelik sözleşmesi yapıldığını, daha sonraki tarihte ticarethane yerine mesken olarak belirlendiğinden iş bu poliçe dikkate alınarak davacı adına ticarethane yerine mesken tarifesi üzerinden değiştirilerek abonelik sözleşmesi yapıldığını, davalı idare tarafından sehven yapılan bir hatanın söz konusu olmadığını, davacının şirket olup meskeniyet iddiasının hukuka uygun düşmediğini beyanla açılan davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda 15.01.2026 tarihli hükümle; "...Davacı şirketçe kullanılan su aboneliğine dair yanlış tarifelendirme neticesinde fazladan ödeme yapıldığı iddiasıyla işbu alacak davasının ikame edildiği, mahkememizce verilen ilk kararın İstinaf Mahkemesince yukarıda yer verilen gerekçe doğrultusunda kaldırıldığı ve işbu esas üzerinden yeniden yargılamaya başlanıldığı, kaldırma ilamı gereğince mahallinde bilirkişiler ile birlikte keşif icra edildiği ve bilirkişi heyetince düzenlenen raporda davaya konu taşınmazda davalı kurumca uygulanan tarifenin hatalı olduğu tespitine yer verildiği, yine mezkur raporda fazladan yapılan ödemeye dair kaldırma kararı öncesinde dosyaya kazandırılan rapora atıf yapıldığı, bilirkişi heyeti raporunun hüküm kurmaya elverişli, gerekçeli ve denetlenebilir olduğu görülmekle hükme esas alınması cihetine gidildiği, ilk yargılamada davacı vekilince verilen ıslah dilekçesince talep edilen tutarın işbu yargılamada hükme esas alınan raporda tespitine yer verilen tutar ile aynı olduğu..." gerekçesiyle
"...Davanın kabulü ile;
69.629,23 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,..." şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı asilin ve istinaf süresinin dolmasından sonra atanan davacı vekilinin yaptığı işlemlerin hukuka aykırı olduğunu, ilk derece mahkemesince verilen ilk karara yönelik geçerli bir istinaf başvurusu bulunmadığını, davacı tarafından ileri sürüldüğü üzere müvekkili idare tarafından sehven yapılan bir işlem olmadığını, müvekkilinin davacıya ödeyeceği bir meblağ bulunmadığını, davacı tarafından müvekkili idareye sunulan Zorunlu Deprem Sigorta Poliçelerindeki kullanım şekli esas alınarak abonelik mukaveleri yapıldığını, ayrıca davacının bir ticaret şirketi olduğunu, tacirin borçlarının ticari sayılması gerektiğinin asıl olduğunu ve meskeniyet iddiasının hukuken mümkün olmadığını belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Dava, ... tesisat numaralı su aboneliğinin mesken tarifesi olarak ücretlendirilmesi gerekirken ticarethane tarifesi üzerinden faturalandırıldığı iddiasına dayalı olarak fazladan tahsil edilen fatura bedeli toplamının davalıdan istirdatı istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilince kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme sonucunda;
1-) Ülkemizde yaşanan 06.02.2023 tarihli deprem felaketi sonrası, 08/2/2023 tarihli ve 6785 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yargı alanında bazı tedbirlerin alınması amacıyla hazırlanan 32101 (Mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlan 11 Şubat 2023 tarihli Olağanüstü Hal Kapsamında Yargı Alanında Alınan Tedbirlere İlişkin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesisinin (Kararname Numarası: 120) "Yargı alanında alınan tedbirler" başlıklı 2. maddesinin (6) no'lu bendi; "Olağanüstü hal ilan edilmeyen illerin barosuna kayıtlı avukatların ve bürolarında çalışan kişilerin; olağanüstü hal ilan edilen illerde kan veya kayın hısımlarının bulunması veya olağanüstü hal ilan edilen illerde felakete uğrayanların kurtarılması, meydana gelen hasar ve zararın telafi edilmesi ya da ihtiyaçların karşılanması amacıyla bu illere gitmeleri halinde bu madde hükmü, söz konusu avukatlar tarafından takip edilen dava ve işlerle ilgili olarak bu avukatlar bakımından 6/3/2023 (bu tarih dâhil) tarihine kadar ülke genelinde uygulanır." hükmünü, yine aynı maddenin (7) no'lu bendi ise "Yerleşim yeri olağanüstü hal ilan edilmeyen iller olan kişilerin; olağanüstü hal ilan edilen illerde kan veya kayın hısımlarının bulunması veya olağanüstü hal ilan edilen illerde felakete uğrayanların kurtarılması, meydana gelen hasar ve zararın telafi edilmesi ya da ihtiyaçların karşılanması amacıyla bu illere gitmeleri halinde bu madde hükmü, söz konusu kişiler bakımından 6/3/2023 (bu tarih dâhil) tarihine kadar ülke genelinde uygulanır." hükmünü haizdir.
Eldeki davada ilk derece mahkemesince verilen 08.12.2022 tarihli karara yönelik olarak davacı yanın önceki vekili tarafından sunulan evraklar dahilinde davacı yanın vekili Av. ...'ın barolar arası ortak düzenlenen yardım faaliyeti dahilinde deprem bölgesine gittiği, bununla birlikte adı geçen avukatın yanında çalıştığı baro yazısınca sabit görülen Av. ...nın deprem bölgesinden kurtarılan yakınına yardım amacıyla hareket edildiği ifade edilmiş olmakla mevcut halde davacı yanın önceki vekilinin söz konusu Kararnamenin 2-(7) maddesince olağanüstü hal ilan edilen illerde felakete uğrayanların kurtarılması, meydana gelen hasar ve zararın telafi edilmesi ya da ihtiyaçların karşılanması amacıyla bu illere gitmesi durumu söz konusu olduğundan 06/3/2023 (bu tarih dâhil) tarihine kadar uzamış sürenin eldeki somut uyuşmazlıkta uygulanabilir durumda bulunduğu takdir edildiğinden davalı vekilinin ilk derece mahkemesince verilen 08.12.2022 tarihli karara süresi içerisinde istinaf yoluna başvurulmadığı yönündeki savunması itibar edilmemiştir.
2-) Dosyadaki belgeler, kararın dayandığı deliller, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dairemizin 05.03.2025 tarihli kaldırma kararı uyarınca alanında uzman bilirkişi heyeti refakatiyle gerçekleştirilen keşif sonrası dosyaya ibraz edilen raporun hükme esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından ilk derece mahkemesi kararında, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/(1)-b-1.madde ve bendi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İlk derece mahkemesinin hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf başvurusu aşamasında alınması gereken 4.756,37-TL karar harcından peşin alınan 16.657,50-TL harcın mahsubu ile fazlaca alınan 11.901,13-TL harcın davalıya talep halinde iadesine,
3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan taraflarca bu aşamada yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi/ikmaline ilişkin işlemlerin mahal mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!