İcra müdürlüğünün ihaleli satış bedelini kanuni gerekliliklere aykırı olarak nemalandırmaması nedeniyle alacaklının uğradığı zararın tazmini istemiyle açılan davanın temyiz incelemesi.
Özet: Alacaklı davacı, ihalenin feshi davası kesinleşene kadar kanunen bankada nemalandırılması gereken taşınmaz satış bedelinin icra müdürlüğünce nemalandırılmaması nedeniyle uğradığı zararın tazmini istemiyle dava açmış; ilk derece ve bölge adliye mahkemeleri, İcra ve İflas Kanununun ilgili hükmüne göre icra müdürlüğünün nemalandırma yükümlülüğünü yerine getirmediğini ve davacının zararının tazmini gerektiğini tespit ederek davayı kabul etmiş, davalı Bakanlık ise icra müdürlüğünün kusursuz olduğunu ve sorumluluğu bulunmadığını savunarak kararı temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/... E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ███████ E., 2023/... K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili ile fer'i müdahiller vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin alacaklı olduğu ... 10. İcra Dairesinin 2016/... E. Sayılı dosyasında borçluya ait ... ilçe sınırlarında yer alan taşınmazın satışının istendiğini, satışın ... 3. İcra Dairesinin 2016/... sayılı Talimat dosyası ile gerçekleştiğini ve satış sonunda elde edilen bedelin ... 3. İcra Müdürlüğünce muhafaza altına alındığını, gelinen noktada ihalede kanunun aradığı tüm usuli şartlar yerine getirilerek açık artırma usulü ile taşınmazın satıldığını ancak ihale katılımcısı ... tarafından ihalenin fesada uğradığı gerekçe gösterilerek müvekkili ve diğer ihale ilgilileri aleyhine ... 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/... E. sayılı dosyası ile açılan ihalenin feshi davasının reddedilerek kesinleştiğini, ... 3. İcra Dairesince, esas icra takibinin yapıldığı ... 10. İcra Dairesinin 2016/... E. sayılı dosyasına alınması gereken harçların düşülmesinden sonra kalan 158.691,00 TL bedelli reddiyat yapıldığını, nemalandırma bedeline ilişkin olarak 22.12.2021 tarihinde ... 3. İcra Müdürlüğüne talepte bulunulmasına rağmen İcra Müdürlüğü tarafından talep hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmediğini, re'sen yapılması gereken nemalandırma işleminin yapılmamış olmasından ötürü müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 1.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesin talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı Bakanlık vekili; yapılan işlemlerde herhangi bir eksiklik ve usulsüzlük söz konusu olmadığını, dolayısıyla bahsi geçen İcra Müdürlüğünün hukuka aykırı bir işlem veya eylemi bulunmadığından müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, davacı tarafın söz konusu bedelin nemalandırılmasına ilişkin herhangi bir talepte bulunmadığını, dolayısıyla kabul anlamına gelmemek kaydı ile bir zararın söz konusu olması durumunda, bu zarardan davacı tarafın da sorumluluğu bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. 2.Fer'i müdahil ...; ... 2. İcra Müdürlüğünde görev yaparken, ... 3. İcra Müdürlüğündeki sorunlar sebebiyle Başkanlığın kararı ile 23.01.2017 tarihinde bu müdürlükte göreve başladığını, 2016/... Tal. Sayılı dosyasından daha önce hazırlanan satış ilanı sebebiyle, zorunlu olarak 25.01.2017 tarihinde diğer müdür yardımcılarının yoğun olması sebebiyle ihale işlemini kendisinin yaptığını, tek işleminin satış yapmak olduğunu, Müdürlükte geçerli bir iş cetveli bulunmadığını, bu dosya ile ilgili başkaca bir görevlendirmenin kendisine yapılmadığını, satış bedelinin yattığına ilişkin tahsilat makbuzunun İcra Müdürü tarafından kesildiğini, dolayısıyla nemalandırma yapılmasına ilişkin bilgi ve görevin kendisine verilmediğini, dolayıyla bir kusurunun bulunmadığını, şahsının sorumlu tutulmaması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. 3.Feri Müdahil ... vekili; icra müdür yardımcılarının uygulamasal görevlerinin net bir şekilde çizildiğini, buna göre kanunun kendisine yüklemiş olduğu görevleri dışında icra müdürünün kendisine tevdi etmiş olduğu tüm işleri yapmakla sorumlu olduğunu, müvekkiline herhangi bir sorumluluk yükletilmesinin kanunen mümkün olmadığını, nizamnameye uygun olarak görev dağılımının yapıldığı ve ihaleye işlemi gerçekleştiren kişiye husumetin yönlendirilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 134/8 maddesi uyarınca, icra müdürü tarafından ödenen ihale bedelinin ihalenin feshine yönelik şikâyet sonucunda verilecek karar kesinleşinceye kadar bankalarda nemalandırılması gerektiği, icra dosyasında ise nemalandırılma yapılmadığı, davacının zarar tazmini talebinin haklı görüldüğü gerekçesiyle; davanın kabulüyle, 124.104,27 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 124.104,27 TL'nin 123.104,27 TL'sine 31.01.2023 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiş, karara karşı, davalı vekili ile fer'i müdahiller vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili ile fer'i müdahiller vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı vekili; İcra Müdürlüğünün hukuka aykırı bir işlem veya eylemi bulunmadığından müvekkili idarenin sorumluluğu bulunmadığını, kaldı ki davacı tarafın söz konusu bedelin nemalandırılmasına ilişkin herhangi bir talepte de bulunmadığını, dolayısıyla bir zararın varlığı kabul edilecekse dahi bu zararın müterafik kusur ilkesi gereğince davacı taraf ile paylaşılması gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. 2.Fer'i müdahil ... vekili; davacı tarafın kusuru bulunmasına rağmen zararın tamamının davalı idareye yüklendiğini, dava konusu olayda müvekkilinin kasıt veya kusurunun bulunmadığını, görevini eksiksiz yerine getirdiğini, Bölge Adliye Mahkemesi kararında feri müdahil olan vekili aleyhine yargılama giderine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. 3.Fer'i müdahil ... vekili; İcra müdür yardımcılarının kanunun kendisine yüklemiş olduğu görevleri dışında, icra müdürünün kendisine tevdi etmiş olduğu tüm işleri yapmakla yükümlü olduğunu, somut olayda icra müdür yardımcısına sorumlu olduğu görevler hakkında yazılı görevlendirme yapıldığını, müvekkiline kusur ve sorumluluk yükletilmesinin mümkün olmadığını, davacının paranın nemalandırılmasına yönelik talebi olmamasının kendi kusurundan kaynaklanmakta olduğunu ve bu işlemlerin sorumluluğunun icra müdürlerine yükletilmesinin mümkün olmadığını, Bölge Adliye Mahkemesi kararında feri müdahil olan vekili aleyhine yargılama giderine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, İİK'nın 5. maddesi kapsamında icra memurunun işleminden kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir.1.Temyiz olunan kararın dayandığı bilgi ve belgelere, özellikle İİK'nın 134/8 maddesi uyarınca icra müdürünün, ödenen ihale bedeli ile ilgili olarak, ihalenin feshine yönelik şikâyet sonucunda verilecek karar kesinleşinceye kadar paranın talep olmasa dahi bankalarda nemalandırılmasının zorunlu olmasına, emredici nitelikteki kanun hükmüne rağmen icra müdürü tarafından ihale bedelinin nemalandırılmamasına, davacının zararın ortaya çıkmasında ve ağırlaşmasında kusurunun bulunmadığının anlaşılmasına göre; davalı vekilinin tüm, fer'i müdahiller vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 66. maddesinde fer'i müdahale düzenlenmiş olup, buna göre; fer’i müdahalede bulunan; hukuki yararı olduğu gerekçesiyle görülmekte olan davaya ancak, taraflardan birinin yanında ve onun yardımcısı olarak katılır. Hüküm, lehine müdahale edilen taraf hakkında verilip, müdahil hakkında lehe ya da aleyhe karar verilemez. Buna göre, Bölge Adliye Mahkemesince; fer’i müdahiller aleyhine yargılama giderine hükmedilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir.Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HMK'nın 370/2 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzelterek onanması gerekmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Davalı vekilinin tüm, fer'i müdahiller vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine,2. Fer'i müdahillerin yargılama giderine yönelik temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinde yer alan "492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 8.477,56 TL nispi istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 2.120,00 TL'nin mahsubuyla bakiye 6.357,56 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden fer'i müdahil ...'tan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine," ve hüküm fıkrasının (4) numaralı bendinde yer alan "492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken istinaf kanun yoluna başvuru harcı 1.683,10 TL ile, 8.477,56 TL nispi istinaf karar ve ilam harcının fer'i müdahil ...'den tahsiliyle hazineye gelir kaydedilmesine," ibareleri çıkartılmak suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden fer'i müdahil ...'e iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,02.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.