8. Hukuk Dairesinin, kadastroda malik hanesi boş bırakılan taşınmazın zilyetlikle tescili davasında, bilirkişi eksiklikleri, orman vasfı araştırması ve görevsizlik kararına ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, davacıların Türk Medeni Kanununun 713. maddesi uyarınca zilyetlikle iktisap yoluyla geniş bir arazinin tapuya tescilini talep ettiği, uzun yıllara yayılan karmaşık bir kadastro davasının sürecini özetlemektedir; ilk derece mahkemelerinin zilyetlik koşullarının oluştuğuna dair kararları, taraf teşkilindeki eksiklikler, keşif yapılmaması, eski tarihli harita ve hava fotoğraflarının incelenmemesi gibi usul eksiklikleri nedeniyle yüksek mahkemeler tarafından defalarca bozulmuş olup, davanın merkezinde davacıların nesiller boyu süren tarımsal faaliyet iddiaları ile taşınmazın orman vasfı taşıyıp taşımadığına dair tespitler bulunmakta, son bilirkişi raporları arazinin belirli kısımlarında yoğun meşe varlığına işaret ederek çözüm sürecini karmaşıklaştırmaktadır.
8. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

SAYISI : ███████ E., ███████ K.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sırasında, .. ili .. ilçesi .. köyü çalışma alanında bulunan 1 12... parsel sayılı 199.356,99 m² yüzölçümündeki taşınmaz Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğu belirtilerek, malik hanesine açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir.
2. Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili .. ilçesi .. köyüne bağlı .. (..) mezrası .. mevkinde kain kuzeyi .., güneyi .., doğusu .., batısı dere olan yaklaşık 300 dönüm tarlanın müvekkilleri tarafından yaklaşık 30 seneden beri malik sıfatıyla ekilip biçildiğini, söz konusu tarlanın müvekkillerinden önce babaları ve dedeleri tarafından da ekilip biçildiğini, söz konusu tarlanın müvekkilleri ve ataları tarafından nizasız ve fasılasız olarak kullanıldığını, bu nedenle 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 713. maddesi gereğince dava konusu taşınmazın müvekkilleri adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı İdare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilerek yargılama giderinin davacı taraf üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Silopi Asliye Hukuk Mahkemesinin 02.03.2011 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile dava konusu taşınmaz bölümünde davacı taraf lehine zilyetlikle iktisap şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, .. ili .. ilçesi .. köyü .. mevkinde bulunan dava konusu taşınmazın fen bilirkişisinin 18.07.2010 tarihli raporuna ekli krokide (C) harfi ile gösterilen tapusuz taşınmazın 89.512,92 m²lik kısmının ... ve .. oğlu 1959 doğumlu ... adına, fen bilirkişisinin 18.07.2010 tarihli raporuna ekli krokide (D) harfi ile gösterilen tapusuz taşınmazın 89.512,92 m²lik kısmının .. ve .. kızı 1967 doğumlu ... adına, fen bilirkişisinin 18.07.2010 tarihli raporuna ekli krokide E+F harfi ile gösterilen tapusuz taşınmazın 89.512,92 m²lik kısmının .. ve .. kızı 1957 doğumlu ... adına, fen bilirkişisinin 18.07.2010 tarihli raporuna ekli krokide (G) harfi ile gösterilen tapusuz taşınmazın 89.512,92 m²lik kısmının ... ve ... kızı 1955 doğumlu ... adına tapuya tesciline, karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesinin kararının, davalı .. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 20.01.2012 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilamı ile taraf teşkilinin sağlanması, asli müdahil ...'ın gerekli harçları yatırması, davacılara taşınmazın ne şekilde intikal ettiğini ve zilyetlik şartlarının araştırılması gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin 05.07.2017 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile dava konusu taşınmazın başında keşif yapılmaksızın talimatla alınan 02.05.2016 havale tarihli orman ve harita mühendisi bilirkişi kurulu raporuna ekli krokide (C), (D) ve (E) harfleri ile gösterilen toplam 222.773,54 m²lik alanın davacılar ..., ..., .. .. ve ... adına 30.05.2017 havale tarihli fen bilirkişi raporunda belirtilen şekilde eşit hisseler oranında tapuya tesciline, aynı krokide (F) harfi ile gösterilen 38.786,24 m² ve (G) harfi ile gösterilen 89.519,92 m²lik alanların orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, davacıların fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının davalılar Hazine vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 15.05.2019 tarihli ve ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamı ile taşınmazın başında keşif yapılmaksızın alınan 02.05.2016 tarihli rapora göre karar verilmesinin hatalı olduğunu, Mahkemece dava konusu taşınmazın bulunduğu yöreye ait en eski tarihli ve dava tarihinden 20 yıl önceki memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, keşif yapılarak zilyetliğin araştırılması gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin 07.02.2020 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile dava konusu taşınmazda 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi kapsamında yapılan çalışmalarda kadastro tutanağı tutularak Cizre Kadastro Mahkemesine devredildiği gerekçesiyle Kadastro Mahkemesine görevsizlik kararı verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "07.07.20 23... .01.2024 havale tarihli heyet orman raporlarına bakıldığında dava konusu taşınmazın (B),(C),(D) harfleri ile gösterilen kısımlarının meşe yoğunluğunun fazla olduğu ve hava fotoğraflarından da görüldüğünü, bu kısımdaki ağaçların topluluk oluşturduğu ve çevre yönlerdeki komşu orman topluluğunun devamı niteliğinde olduğu ve bu itibarla da orman sayılan yerlerden olduğu, (A) ile gösterilen kısım ise bu kısmın dört tarafı ile birlikte orman topluluğu ile çevrili olduğu ve dolayısıyla orman içi açıklık- boşluk mahiyetinde olduğu ve sonraki yıllarda açma yolu ile elde edilmiş arazi olduğuna dair tespitlerin yapıldığı, bu gerekçeler ile de hükme esas alınan heyet orman raporu haricindeki diğer orman raporlarına 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 282. maddesi esas alınarak itibar edilmediği ve taşınmazın tümünün orman sayılan alanlardan olduğu" gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu .. ili .. ilçesi .. köyü 1 12... parsel sayılı taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Nedenleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; alınan raporlar arasında çelişkiler oluştuğunu, orman heyet raporunun aksine ziraat bilirkişi raporunda imar ihyadan bahsedildiğini, gerçeği yansıtmayan orman ve jeodezi bilirkişi raporlarını kabul etmediklerini, itirazlar ve dosyadaki delil durumu çerçevesinde yeniden bilirkişilerden ek rapor alınması veya dosyanın başka bilirkişi heyetlerine tevdi edilerek, yeniden rapor alınması gerektiği kanaatiyle yaptığımız itiraz üzerine yeniden herhangi bir keşif yapılmadığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın orman olup olmadığına ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesi gereğince ONANMASINA,
427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile 304,40 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına,
1086 sayılı Kanun'un 440/1 maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
23.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!