1567 sayılı Kanuna Muhalefetten Kaynaklanan İhracat Bedelini Yurda Getirmeme İdari Para Cezasına İlişkin Kanun Yararına Bozma Talebi.
Özet: 1567 sayılı Kanuna muhalefet ederek ihracat bedelini süresi içinde yurda getirmemesi sebebiyle 123.348,75 TL idari para cezası uygulanan kabahatlinin başvurularının sulh ceza hakimliklerince reddedilmesi üzerine, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozma isteminde bulunulmuştur; bu istemde, ihracat bedellerinin yurda getirilme süreleri, aracı bankaların ve vergi dairelerinin ihbar ile ihtarname gönderme yükümlülükleri ve mücbir sebep hallerinin ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde yeniden değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmıştır.
7. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği
SAYISI : ██████████ D.İş
KABAHAT : 1567 sayılı Kanun'a muhalefet
Kabahatli hakkında, 1567 sayılı Kanun'a muhalefet kabahatinden, 123.348,75 TL idari para cezası uygulanmasına karar verildiği, kabahatli tarafından bu karara karşı başvuruda bulunulduğu, Adana 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 04.12.2023 tarihli ve █████████ D.İş sayılı kararı ile başvurunun reddine karar verildiği, kabahatlinin bu karara itirazı üzerine de Adana 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 04.01.2024 tarihli ve ██████████ D.İş sayılı kararıyla itirazın reddine karar verildiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 03.07.2024 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.07.2024 tarihli ve KYB - ██████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.07.2024 tarihli ve KYB - ██████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Her ne kadar kabahatli ... hakkında █████/2021 tarihli ve 213301 00... 9 sayılı ... Beyannamesi ile yapmış olduğu ihracata ait 277.500,00 Usd tutarındaki bedeli 180 gün içinde yurda getirmediğinden bahisle 1567 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 123.348,75 Türk lirası idarî para cezasına yönelik başvurunun reddine karar verilmiş ise de;
İlgili mevzuat incelendiğinde;
1567 sayılı Kanun'un 3/1. maddesinde yer alan, "Cumhurbaşkanının bu Kanun hükümlerine göre yapmış olduğu genel ve düzenleyici işlemlerdeki yükümlülüklere aykırı hareket eden kişi, üçbin Türk lirasından yirmibeşbin Türk lirasına kadar idari para cezası ile cezalandırılır." şeklindeki,
Anılan Kanun'un 3/3. maddesinde yer alan, "Her türlü mal, kıymet, hizmet ve sermaye ithal ve ihraç edenler veya bu işlere aracılık edenlerden bu işlemlerinden doğan alacaklarını 1 inci maddeye göre alınan kararlardaki hükümlere göre ve bu kararlarda tayin edilen süreler içinde yurda getirmeyenler, yurda getirmekle yükümlü oldukları kıymetlerin rayiç bedelinin yüzde beşi kadar idarî para cezasıyla cezalandırılırlar. İdarî para cezasına ilişkin karar kesinleşinceye kadar alacaklarını yurda getirenlere, birinci fıkra hükmüne göre idarî para cezası verilir. Ancak, verilecek idarî para cezası yurda getirilmesi gereken paranın yüzde ikibuçuğundan fazla olamaz." şeklindeki,
Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara ilişkin █████/2018 tarihli ve ... nolu Tebliğin 3. maddesinde yer alan, "Türkiye'de yerleşik kişiler tarafından gerçekleştirilen ihracat işlemlerine ilişkin bedeller, ithalatçımın ödemesini müteakip doğrudan ve gecikmeksizin ihracata aracılık eden bankaya transfer edilir veya getirilir. Bedellerin yurda getirilme süresi fiili ihraç tarihinden itibaren 180 günü geçemez...." şeklindeki,
Anılan Tebliğ'in "Hesap kapatma, ihbar ve ek süre" başlıklı 8. maddesinde yer alan, "(1) Ticari amaçla mal ihracında, bedelleri yurda getirilme süresi içinde gelen ihracat ile il gili hesaplar aracı bankalarca kapatılır. (2) Süresi içinde kapatılmayan ihracat hesapları aracı bankalarca 5 iş günü içinde muamelenin safhalarını belirtecek şekilde yazılı olarak ilgili Vergi Dairesi Başkanlığına veya Vergi Dairesi Müdürlüğüne ihbar edilir. (3) İlgili Vergi Dairesi Başkanlığınca veya Vergi Dairesi Müdürlüğünce, ihbarı müteakip 10 iş günü içinde ilgililere hesapların kapatılmasını teminen 90 gün süreli ihtarname gönderilir. Bu süre içinde hesapların kapatılması veya 9 uncu maddede belirtilen mücbir sebep hallerinin ya da haklı durumun belgelenmesi gereklidir ..." ve
Anılan Tebliğ'in "Mücbir sebep halleri" başlıklı 9. maddesinde yer alan,“(1) Mücbir sebep kabul edilebilecek haller;
a) İthalatçı veya ihracatçı firmanın infisahı, iflası, konkordato ilan etmesi veya faaliyetlerini daimi olarak tatil etmesi, firma hakkında iflasın ertelenmesi kararı verilmesi, şahıs firmalarında firma sahibinin ölümü,
b) Grev, lokavt ve avarya hali,
c) İhracatçı veya ithalatçı memleket resmi makamlarının karar ve işlemleri ya da muhabir bankaların muameleleri dolayısıyla hesapların kapatılmasının imkânsız hale gelmesi,
ç) Tabii afet, harp ve abluka hali,
d) Malların kaybı, hasara uğraması veya imha edilmesi,
e) İhtilaf nedeniyle dava açılması veya tahkime başvurulması,
Mücbir sebep hallerinin tevsiki;
(a) ve (e) halinin yetkili mercilerden, (b) ve (ç) halinin, ithalatçının bulunduğu memleketin resmi makamlarından veya mahalli odaca tasdik edilmiş olmak kaydıyla alıcı veya ithalatçı firmadan (harp ve abluka hali hariç), (c) halinin resmi makamlarımızdan, ithalatçının bulunduğu memleketin resmi makamlarından veya muhabir bankalardan, (d) halinin ise sigorta şirketlerinden, uluslararası gözetim şirketlerinden veya ilgili ülke resmi makamlarından alınmış belgelerle tevsik edilmesi şarttır.
(2) Mücbir sebep halleri ile ilgili olarak yurtdışından temin edilecek belgelerin dış temsilciliklerimizce veya Lahey Devletler Özel Hukuku Konferansı çerçevesinde hazırlanan Yabancı Resmi Belgelerin Tasdik Mecburiyetinin Kaldırılması Sözleşmesi hükümlerine göre onaylanmış olması gerekir.” şeklindeki düzenlemeler birlikte nazara alındığında,
Türk parasının kıymetinin korunması amacıyla Türkiye’de yerleşik kişiler tarafından gerçekleştirilen ihracat işlemlerinde ihracat gerçekleştiren şirketlere yükümlülükler verildiği, bu kapsamda ihracat işlemlerinde ihracatçıların ihracat bedellerini fiili ihraç tarihinden itibaren 180 gün içinde yurda getirmesi ve bunu takip eden kurum nezdinde ihracat hesabının kapatılmasının sağlamasının gerektiği,
İhracat bedellerinin fiili ihraç tarihinden itibaren 180 gün içinde yurda getirilmemesi eyleminin 1567 sayılı Kanun'un 3/3. maddesinde, anılan Tebliğ'in "Hesap kapatma, ihbar ve ek süre" başlıklı 8. maddesinde yer alan yükümlülük ihlalinin ise anılan Kanun'un 3/1. maddesinde idari yaptırım altına alındığı,
Somut olayda, kabahatli vekili tarafından dosyaya ibraz edilen ...A.Ş. tarafından düzenlenen █████/2022 tarihli İhracat Bedeli Kabul Belgesinde, idarî yaptırım kararına konu edilen █████/2021 tarihli ve 213301 00... 9 sayılı ... Beyannamesi ile yapılan ihracata dair bedelin tamamının belirtilen tarihlerde yurda getirildiği, Adana Vergi Dairesi Başkanlığı Yüreğir Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından kabahatli şirkete █████/2021 tarihinde ihracata ait mal bedellerini yurda getirip getirilmediğinin belgelenmesi, bedeller yurda getirildi ise İhracat Bedeli Kabul Belgesi (İBKB)/ Döviz Alım Belgelerinin (DAB) asıllarının veya bir örneğinin hesabın kapatılmasını teminen gönderilmesi hususunda 90 gün süreli ihbarname gönderildiği, kabahatli şirket tarafından ise ihracat hesabının kapatılmadığına ilişkin bildirim yapıldığı,
Bu haliyle, kabahatli şirket tarafından ihracat bedelinin fiili ihraç tarihinden itibaren 180 günlük süre içinde belirtilen tarihlerde yurda getirildiği, ancak İlgili Vergi Dairesi Müdürlüğünce hesapların kapatılmasını teminen 90 gün süreli ihtarname gönderilmesine rağmen belirtilen süre içinde hesabın kapatılmadığı gibi anılan Tebliğin 9. maddesinde belirtilen mücbir sebep hallerinin ya da haklı durumun belgelenmediğinin anlaşılması karşısında, ihracata ait mal bedellerinin yurda getirilmesi nedeniyle kabahatli hakkında anılan Kanun'un 3/3. maddesi uyarınca idari yaptırım kararı uygulanamayacağı, ancak kabahatli ihracatçı tarafından vergi dairesince verilen 90 günlük ihtarname süresine rağmen ilgili evrakın süresinde ibraz edilmediği cihetle, kabahatli hakkında anılan Kanun'un 3/3. maddesi yerine 3/1. maddesi uyarınca idari yaptırım kararı düzenlenmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Kabahatliye uygulanan idari para cezasına dayanak teşkil eden 1567 sayılı Kanun'un 3/3. maddesinin "Her türlü mal, kıymet, hizmet ve sermaye ithal ve ihraç edenler veya bu işlere aracılık edenlerden bu işlemlerinden doğan alacaklarını 1 inci maddeye göre alınan kararlardaki hükümlere göre ve bu kararlarda tayin edilen süreler içinde yurda getirmeyenler, yurda getirmekle yükümlü oldukları kıymetlerin rayiç bedelinin yüzde beşi kadar idarî para cezasıyla cezalandırılırlar. İdarî para cezasına ilişkin karar kesinleşinceye kadar alacaklarını yurda getirenlere, birinci fıkra hükmüne göre idarî para cezası verilir. Ancak, verilecek idarî para cezası yurda getirilmesi gereken paranın yüzde ikibuçuğundan fazla olamaz." şeklinde olduğu, buna karşılık aynı Kanun'un 3/1. maddesinin ise "Cumhurbaşkanının bu Kanun hükümlerine göre yapmış bulunduğu genel ve düzenleyici işlemlerdeki yükümlülüklere aykırı hareket eden kişi, üçbin Türk Lirasından yirmibeşbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası ile cezalandırılır." hükmünü içerdiği, buna göre Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin 2018-█████ Sayılı Tebliğ'in (Tebliğ) 3/1. maddesinde yer alan ''(Değişik:RG-█████/2019-30995 5. Mükerrer) Türkiye’de yerleşik kişiler tarafından gerçekleştirilen ihracat işlemlerine ilişkin bedeller, ithalatçının ödemesini müteakip doğrudan ve gecikmeksizin ihracata aracılık eden bankaya transfer edilir veya getirilir. Bedellerin yurda getirilme süresi fiili ihraç tarihinden itibaren 180 günü geçemez.'' hükmüne aykırı olarak ihracat bedelinin süresinde yurda getirilmemesi ya da kısmi getirme halinde ise getirilmeyen miktarın Tebliğ'in 10. maddesindeki terkin sınırının üzerinde olması halinde 1567 sayılı Kanun'un 3/3. maddesinde yer alan kabahati oluşturacağı, buna karşılık ihracat bedeli süresinde yurda getirilmekle birlikte Tebliğ'in 6/1. maddesindeki "İhraç edilen malların bedelinin süresinde yurda getirilmesinden ve ihracat hesabının süresinde kapatılmasından ihracatçılar sorumludur." düzenlemesine aykırı olarak müteakip süreç tamamlanarak ihracat hesabının kapatılmaması halinde ise
1567 sayılı Kanun'un 3/1. maddesindeki kabahatin oluşabileceği, dosya kapsamına göre ise kabahatli tarafından ihracat bedelinin süresinde yurda getirildiği ileri sürülerek buna ilişkin bilgi belgeler sunulduğu cihetle, kabahatli tarafından dosyaya sunulan belgelerin sıhhat ve geçerliliği ile idari para cezasına konu ihracat işlemine ilişkin olup olmadığı, ihracat bedelinin hangi oranda ve sürede getirildiği araştırılıp, sonucuna göre kabahatlinin hukukî durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, oy birliğiyle, 01.06.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!