Yargıtay, nitelikli yağma suçundan kurulan mahkumiyeti, sanığın eşler arası ortak malvarlığı iddiası ve TCK 150nin değerlendirilmemesi sebebiyle bozdu.
Özet: Sanık hakkında nitelikli yağma suçundan verilen mahkûmiyet kararının istinaf mahkemesince onanmasına rağmen, Yargıtayca sanığın resmi nikahlı eşinden kendi hesabına önceden gönderdiği parayı geri aldığı iddiasıyla gerçekleştirdiği eylemin, evlilik birliği içerisindeki ortak mal varlığına yönelik olması ve hukuken alacaklı olduğunu iddia ettiği malı almasının Türk Ceza Kanununun 150. maddesi kapsamında kalıp kalmayacağının ilk derece ve istinaf mahkemelerince tartışılmamasının hukuka aykırı bulunması nedeniyle bölge adliye mahkemesi kararı bozulmuş, dosya yeniden değerlendirilmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.SUÇ : Nitelikli yağmaHÜKÜM : İstinaf talebinin esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz talebinin esastan reddi ile onamaNitelikli yağma suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz isteminin ön incelenmesinde; hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.09.2022 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-d, 53... . maddeleri uyarınca 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. İstinaf İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 21.11.2023 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanığın Temyiz İstemi Mağdur durumda olduğuna ve mağdurun şikâyetinden vazgeçtiğine ilişkindir. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Mağdurun olayın yağma amacıyla gerçekleşmediğine dair beyanda bulunduğuna, somut delil bulunmadığına, sanığın daha önceden verdiği parayı geri aldığına, mağdurun şikâyetçi olmaması nedeniyle soruşturma ve kovuşturma yapılmaması gerektiğine ve mağdurun vazgeçtiği beyanları nedeniyle mahkumiyet kararı verilemeyeceğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Sanık ve müdafiinin diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2020/6-109 Esas, ████████ Karar sayılı ilamında da açıkça işaret edildiği üzere, evlilik birliği içerisinde edinilen malların ortak malvarlığı kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, somut olayda da; sanığın olay tarihinde resmi nikahlı eşinden kendi hesabına daha önceden gönderdiği parayı istediğini iddia etmesi ve sanığın eyleminin ortak mal varlığına yönelik olması karşısında, hukuken alacaklı olduğunu iddia ettiği malı almasının 5237 sayılı Kanun'un 150. maddesi kapsamında kalıp kalmayacağının tartışılmamış olması, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,23.02.2026 tarihinde karar verildi.